Gems türkçesi Gems nedir

Gems ile ilgili cümleler

English: Rare gems include aquamarine, amethyst, emerald, quartz and ruby.
Turkish: Bazı değerli taşlar akuamarin, ametist, zümrüt, kuvars ve yakuttur.

English: Rubies are one of most beautiful gems in the world.
Turkish: Yakutlar dünyanın en güzel değerli taşlarından biridir.

Gems ingilizcede ne demek, Gems nerede nasıl kullanılır?

Gemsbok : Afrika antilobu. Güney afrika ceylanı.

Gemsbuck : Uzun düz boynuzları olan büyük afrika antilobu türü (ayrıca gemsbok). Afrika antilobu türü. Afrika antilobu.

Gemsbucks : Afrika antilobu. Uzun düz boynuzları olan büyük afrika antilobu türü (ayrıca gemsbok). Afrika antilobu türü.

Gemstone : Yontulmamış değerli taş. Kıymetli taş. Değerli taş. Yontulmamış cevher.

Gemstones : Yontulmamış değerli taş. Yontulmamış cevher. Değerli taş. Kıymetli taş.

Gem image : Gem görüntüsü.

Dodgems : Çarpışan araba. Çarpışan oto.

Gemel : İkiz öğe.

Gem : Değerli nesne. Taş. Kıymetli taş. Değerli kişi. Küçük francala. Mücevher. Cevher. Taşlarla süslemek. Hafif bir pasta.

Gematria : İncil'i sayılarla yorumlama. Kelimelerin sayısal değerini kullanarak ibrani kutsal kitaplarını yorumlama yöntemi. Kabala' da kehanette bulunmaya yarayan sayılar elde etmek için harflerin yerine onlara denk düşen sayılar koyma.

 

İngilizce Gems Türkçe anlamı, Gems eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gems ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solitaire : Yüzükte tek taş. Tek kişilik kağıt oyunu. Tek kişilik iskambil oyunu. Tek taş mücevher. Tektaş. Tek taşlı mücevher. Mücevheri süsleyen tek taş. Tek kişilik dama. Tek taş.

Allusion : Bir görüntü, bir söz ya da sesle, bilinen bir şeyi akla getirme. Zikir. İma. Bir olayı ya da imgeyi anımsatacak bir sözü bilerek söyleme. Gönderme. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bahis. Laf çaktırma. Anıştırma.

Gemstone : Kıymetli taş. Yontulmamış cevher. Yontulmamış değerli taş.

Calculuses : Taş (böbrek, safrakesesi vb). Analiz. Hesap. Kalkulus. Yüksek matematik. Taş (böbrek vb). İşlence. Bir hesaplama yöntemi. Değişkenler hesabı.

Concretions : Şiş. Bütünleşme. Yumru. İçinde bulundukları tortul kayaçlardan başka bileşimindeki maddelerin, belli bir çekirdeğin çevresinde çökeltilmesiyle oluşmuş, özekteş yapılı yuvarlak, elips ya da aykırı biçimlerde yumrular. Katılaştırma. Yabancı çökelti. Birleşme. Katılaşma.

Gibing : Alay etmek. Dalga geçmek. Dokundurmak. Alay. Dokunaklı söz. Dokunaklı söz söylemek. İncitici söz. İncitici söz söylemek. Dalga geçme.

Ruby : Lal. Parlak. Kırmızı renk. Kırmızı şarap. Bir kadın ismi. Koyu kırmızı cam. Yakut. Yakut rengi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Yakut kırmızısı.

Precious stone : Kıymetli taş.

Ice creams : (argo) elmaslar. Dondurma.

 

Art : Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi. Ustalık. Bilim dalı. Maharet. Yaratıcılık. Beceri. Sanat ürünü. Sanat eseri. Ressamlık.

Gems synonyms : crown jewel, diamond, gibed, sapphire, pearl, gemmed, gem, stone, emerald, gibes, gemstones, ice, jewel, treasure, jewelries, jewellery, jeweled, allusions, fine art, concretion, flints, flinting, flint, jewelry, calculus, jewels, dig.

Gems ingilizce tanımı, definition of Gems

Gems kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The chamois.