Generalized other türkçesi Generalized other nedir

  • Genelleştirilmiş öteki.
  • Genelleştirilmiş başkası.
  • Bireyin özümlediği ve benliğinin bir parçası durumuna getirdiği işpaylarının ve toplumsal kalıpların toplamı.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Generalized other ingilizcede ne demek, Generalized other nerede nasıl kullanılır?

Generalized : Jeneralize. Genelleştirilmiş. Genelleşmiş. Genellenmiş, yaygın, yaygınlaşmış. Genel olarak uygulanmış. Generalize. Genellenmiş. Yaygın.

Other : Bundan başka. Öbürü. Özgesi. Öbür. Başka. Özge. Diğeri. Öteki. Başkası. Geçen.

Generalized arch : Genelleştirilmiş arch.

Generalized autoregressive conditional heteroscedasticity : Genelleştirilmiş kendiyle bağlaşımlı koşullu çokdeğişirlilik. Genelleştirilmiş ardışık bağlanımlı koşullu değişen varyans.

Generalized autoregressive model : Genelleştirilmiş kendiyle bağlaşımlı model.

Generalized error distribution : Genelleştirilmiş hata dağılımı. Ged.

İngilizce Generalized other Türkçe anlamı, Generalized other eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Generalized other ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age group : Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş grubu. Yaş kümesi.

 

Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Adaptif davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Alienation : Soğutma. Uzaklaşma. Devretme. Yabancılaşma. Aliyenasyon. Yabancı emek. Devir. Ötekileştirme. Aralarını açma.

Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürleşme. Kültürel uyum. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel etkileşim. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

 

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Agnation : Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Akrabalık. Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından).

Generalized other synonyms : achievement motive, abilities, aesthetic, all round development of individual, age distribution, affection.