Genetic maps türkçesi Genetic maps nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gen haritası.
  • Genlerin kromozomlar üzerinde hat şeklindeki dizilişini gösteren harita. haritadaki ufaklıklar cm (senti morgan) olarak belirtilir.
  • Genetik harita.

Genetic maps ingilizcede ne demek, Genetic maps nerede nasıl kullanılır?

Genetic : Soyaçekim. Genetik. Genetik yapı. Bir şeyin aslına ait. Türeyimsel. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen, kalıtım bilimi, gen bilimi. Genetik analiz. Kalıtsal. Kalıtımsal.

Maps : Haritalar. Planlamak. Haritasını yapmak.

Genetic algorithms : Genetik algoritmalar.

Genetic alphabet : Dna'nın temel yapılarını oluşturan dört amino asidin işareti olan dört harf. Genetik alfabe.

Genetic carrier : Gen taşıyıcı.

Genetic code : Mrna'da amino asitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. genetik kod. Mrna’da amino asitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. Genetik şifre. Kalıtım yasası. Mrna’da aminoasitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. Genetik kot. Soyaçekim yasası. Kalıt dizgi. Genetik-dizgi. Genetik kod.

İngilizce Genetic maps Türkçe anlamı, Genetic maps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Genetic maps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

 

Genetic map : Genlerin kromozomlar üzerinde hat biçimindeki dizilişini gösteren harita.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Genetic maps synonyms : a cells, a cell, acacia, aardvarks, abo blood groups system, abiotic factor, abramis zone.