Genge nedir, Genge ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere.

Yenilir bir çeşit ot.

Genge anlamı, kısaca tanımı

Geng : Bir kaç sene ekilmemiş tarla

Gengeç : Askılık. Duvara çakılmış ağaç ya da demir çengel. [Bakınız: gedek]. [Bakınız: gegek]. Çalıları açmaya yarayan ucu çatallı deynek.

Gengel : İlkbaharda yetişen bir ya da iki metre boyunda olan, gövde özü yenilen, dikenli bir çeşit bitki, deve dikeni, eşek dikeni. Saka kuşu.

Genger : İlkbaharda yetişen bir ya da iki metre boyunda olan, gövde özü yenilen, dikenli bir çeşit bitki, deve dikeni, eşek dikeni.

Gengeşmek : Danışmak.

Gengez : Ufuk.

Taş toprak : Yüzeyi taş ve toprakla kaplı alan.

Kum taşı : Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit.

Teskere : Sedye. Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç.

Taşıma : Taşımak işi.

Tesker : Hindinin kabararak yürümesi. Fırıldak.

Yenili : Henüz. Kırıkkale şehrinde, Balışeyh belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Topra : Torba.

Yenil : Hafif.

Sedye : Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere.

Şekl : Kıyafet, görünü.

Diğer dillerde Genetik yatkınlık anlamı nedir?

İngilizce'de Genetik yatkınlık ne demek ? : heredodiathesis