Topra nedir, Topra ne demek
Teknik terim anlamı:
Torba.
Topra ile ilgili Cümleler
- Aldım eve getirdim kuşu. Başka zaman olsa üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi uyurdum. Gece uyku girmedi gözüme. Arada bir uyanıp kuşa baktım.
- Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.
- Toprak tozu, yazı masasının üstünü kaplar.
- Toprak reformunu tartıştılar ama asla uygulayamadılar.
- O, tek oğlunu toprağa verdi.
- Herkesin gidebileceği bir evi, sığınabileceği bir yuvası var. Benim evim çöllerdir, yurdum çorak topraklar. Kuzey rüzgarı ışığım, yağmurda bir tek paklanırım.
- Ali dün toprağa verildi.
- Toprağımız bu yıl yüksek verim verdi.
- Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.
- On dakikaya kalmadan adamcağız sizlere ömür! -Toprağı bol olsun diyeceksiniz.
- Saksının toprağını değiştirdi.
- Bu toprak tarım için ideal.
- Ağrı Dağı, Ermenistan'ın sembolüdür ama aslında Türkiye toprakları üzerinde yer almaktadır.
- Boş saatlerde, şimdi ikisi de toprak olan iki dostumla sanat tartışmaları yapıyorduk.
- Sen benim toprağımdasın.
- Toprak beni kabul etmeyecekse yazıklar olsun bana.
- Bu sabah hesap ettim, küçüğüm toprağa düşeli tam yetmiş üç gece olmuş.
Topra ile ilgili Atasözü veya Deyim
altın tutsa toprak olur (veya altına yapışsa elinde bakır kesilir) : giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz.
gözü toprağa bakmak : ölmek üzere olmak.
gözünü toprak doyursun : kendinden olan veya kendisine verilen şey ne kadar çok olursa olsun, bununla yetinmeyenler için söylenen bir ilenme sözü.
taşı toprağı altın olmak : arazisi çok değerli olmak her türlü zenginliğe, olanağa, fırsata sahip olmak.
toprağa bakmak : ölümü yakın görünmek.
toprağa düşmek : ölüp gömülmek.
toprağa vermek : ölüyü gömmek.
toprağı bol olsun : Müslüman olmayanlar için ruhu sükûn içinde olsun anlamında söylenen bir söz.
toprağı çekmiş : sürekli olarak yaşadığı yerden kısa bir süre kalmak üzere gittiği başka bir yerde ölenler için söylenen bir söz.
toprağına ağır gelmesin : bir ölünün aleyhinde konuşulduğunda kullanılan bir söz.
toprak çekmek : bir yerdeki toprağı başka bir yere taşımak Mecaz anlamı ölmek.
toprak doyursun gözünü : gözünü toprak doyursun.
toprak olmak : ölümünün üzerinden çok zaman geçtiği için artık çürümüş olmak, toprağa karışmış olmak ölmek.
toprak paklar : bir kimsenin yaptığı kötülükler ancak ölmesiyle son bulur anlamına kullanılan bir söz.
üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi : tembel, uyuşuk, cansız, miskin çok derin bir biçimde.
üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi : üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi.
yaşı yerde (veya toprakta) sayılası : ölsün anlamında kullanılan bir ilenme sözü.
Topra kısaca anlamı, tanımı
Alkali toprak metali : Berilyum, mağnezyum, kalsiyum, strontiyum, baryum ve radyum ikideğerlikli metallerinin ortak adı
Azrak toprak metalleri : Yerkabuğunda üç değerlikli bileşikleri bulunan, kimyasal özellikleri çokbenzeşik, Öğeler Dizgesinde atom sayıları 57-72 arasındaki lantanitler ile skandiyum ve itriyumdan oluşan öğeler kümesi.
Barış için toprak : (İsrail, Filistin).
Bayındırılmış toprak : Kentesl altyapısı, kolaylıkları sağlanarak görevlerini yerine getirmeye, üzerinde yapı yapmaya elverişli duruma getirilmiş toprak parçası.
Bebe toprağı : Çocukların bacak aralarına konan kavrulmuş toprak.
Bekmez toprağı : Pekmez yaparken üzüm şırasını kestirmek için kullanılan, beyaz, kireçli bir çeşit toprak, beyaz taş. Pekmez toprağı.
Belli toprak : Yumuşamış, nemli toprak.
Beylik toprak : Doğrudan doğruya devlete bağlı olan ve bireylere dağıtılan toprak.
Bırakık toprak : Devletin olan ve kullanımı kimseye verilmeyip kamu yararına ayrılmış bulunan toprak.
Boz toprak : Boz renkli, killi toprak. İyi ürün veren sert toprak. Kara toprak.
Burnunu toprağa sürtmek : Aşağılamak, küçültmek.
Büydüz toprağı : Büğdüz köyünde bulunan beyaz renkli pekmez toprağı.
Celim toprak : Killi toprak.
Cilim toprak : Killi toprak. İyi cins toprak. Kızıl toprak.
Çalı toprak : Dağ eteklerinde olan iyi cins siyah toprak.
Çarpı toprağı : Beyaz Badana toprağı.
Çeelli toprak : Kireçli ve taşlı toprak.
Çen toprak : Killi toprak: Bu tarla çen toprak olduğundan pamuklar çıkmadı.
Çığıl toprak : Kırmızı ve sarı renkli toprak.
Çıs toprak : İşlenmiş toprağın altından çıkan beyaz, sakız gibi yapışkan toprak.
Çile toprak : Çakıllı toprak.
Çillez toprak : Kırmızı toprak.
Çürük toprak : Verimsiz toprak.
Donmuş toprak : Eksenucu bölgelerinde donmuş durumda bulunan, ancak yazın kısa bir süre için üst kesimi çözülebilen toprak.
Düşük değerli toprak : İşleyimsel ya da başka türlü gelişmeler yüzünden, iyileştirilmesi için ayrı bir çaba harcamaksızın yararlanma olanağı kalmamış kent toprağı.
Eksik kullanımlı toprak : Yapı yapmaya elverişli duruma getirilmiş olmakla birlikte, niteliklerinin elverdiği en iyi biçimde kullanılmayan toprak.
Fuller toprağı : Kalsiyum montmorillonit, magnezyum ve demir içeren saf olamayan kaolin. Çözelti ve yağların renginin giderilmesinde, adsorban meşe kömürü yerine ve tozlaştırıcı olarak kullanılır.
Galay toprağı : Toprak damlara, yağmurdan sonra akmaması için serpilen bir çeşit toprak.
Gegilli toprak : Kumlu yumuşak toprak.
Geğilli toprak : Kumlu yumuşak toprak.
Gen toprak : Bir müddet sürülmeyerek boş kalmış ve otla kaplanmış tarla. Bağları kuvvetlendirmek için hariçten getirilen taze toprak. [Bakınız: gen].
Gök toprak : Bir çeşit toprak rengi.
Ham toprak : Kent içinde ya da daha çok kent sınırları dışında ve yakınında bulunan, kırsal niteliğini henüz yitirmemiş alanlarda, altyapısı tamamlanmamış ve yapı yapmaya elverişli duruma getirilmemiş kentsel ya da kırsal toprak, bk. işlenmemiş toprak.
Hamaz toprak : Otuz kırk yıl işlendikten sonra bitekliğini kaybeden ve bir daha işlenmeyen toprak.
Harun toprak : Verimli toprak altındaki işlenmemiş, tabakaları bozulmamış toprak.
Hasıl toprak : Birkaç kez sürülerek otları çıkarılmış kuvvetli toprak.
Hiçli toprak : Taşlı toprak.
Höllü toprak : Yaş, nemli toprak.
İlbiz toprak : Verimsiz toprak.
İli toprak : Sellerin getirdiği milli toprak.
İşlenmemiş toprak : Yapı yapmaya elverişli, fakat kent işgörü ve kolaylıklarından yoksun bulunan toprak parçası. bk. ham toprak.
Kamalı toprak : Altında taşa benzer sert şeyler olan toprak.
Kamu toprağı : Hazinenin iyeliğinde ya da il ve kent yönetimlerinin elinde bulunan toprak.
Kamusal toprak iyeliği : Toprak vurgunculuğunu önlemenin ve kent tasarlaması eylemlerine etkinlik kazandırmanın en iyi yolu olarak, toprağa devletin ya da onu oluşturan türlü kamu kuruluşlarının iye olması durumu.
Kara toprak : Verimli, bitek toprak. Koyu renkli, taneli, belli bir derinlikte bol hümüslü, B katı Killi ya da kilsiz, altı kireçli, sulak çayır toprağı.
Keç toprak : Kireçli toprak.
Kel toprak : Verimsiz, kıraç toprak.
Kentsel toprak : Kent ve kasabalarda, yapı yapmaya ayrılmış ve kent yönetiminin sunduğu kolaylık ve donanımlardan yararlanılabilecek yerey.
Kentsel toprak düzenleme satışı : Kentsel toprak ederinin yükselmesine engel olmak üzere, kamu kuruluşlarının, ellerindeki taşınmazlardan bir bölümünü, gereksinme duyanlara, toplumsal amaçlarla ve çok ucuza satarak, onların, toprak vurgunculuğunun olumsuz etkilerinden kurtulmalarını sağlamaları.
Kentsel toprak yığını : Arsa vurgunculğunu önlemek, kentin gelecekteki gereksinmelerini karşılamak, dar gelirli ya da yoksul ailelerin barınma gereksinmelerini ucuz bir biçimde giderebilmek için, kamu yönetimlerinin toprak ederleri düşük iken satın alarak ya da kamulaştırarak toprak biriktirmesi.
Kentsel topraktan yararlanmanın denetimi : Kent toprak boyutlarının, bunlardan yararlanma biçimlerinin, kentin ve bölgenin özelliğine, kente verilmek istenen biçime göre, sınırlandırılması; bunları ellerinde bulunduranların iyelik haklarının kısıtlanması. Bu işlevin yerine getirilmesinde yararlanılan dizge.
Kesme toprak : Kumlu toprak.
Kırsal toprak : Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad.
Kırsal toprak geliştirimi : Kırsal toprağın, üzerinde yapı yapılabilir duruma getirilebilmesi için, kentbilim kurallarına uygun olarak yerbölümlemesinin yapılması ve altyapısının sağlanması.
Kıyran toprak : Taşlı, kumlu, ekime elverişli olmayan toprak.
Kızlan toprak : Kumsal toprak.
Kire toprak : Taş gibi sert toprak.
Kiremit toprağı : Genel olarak demirpası ile kahverengini almış kumlu, milli, killi toprak.
Kolza toprak piresi : Kolza, hardal ve şalgam yaprağı yiyen, kınkanatlı, sıçrayıcı böcek.
Kövken toprak : Boz toprak.
Köyeki toprak : Killi toprak.
Kuşatılmış toprak : Bütünüyle ya da büyük bölümüyle komşu devletin topraklarıyla çevrilmiş ülke.
Kül toprak : Külü çok olan toprak.
Lahana toprak piresi : Lahanalar üzerinde yaşayan, kınkanatlı, sıçrayıcı böcek.
Matıf toprağı : Killi toprak.
Meşe toprak piresi : Meşe yapraklarına tebelleş olan, küçük, kınkanatlı bir böcek türü.
Mihmes toprak : Suyu emmeyen sert toprak, killi toprak.
Miri toprak düzeni : Osmanlı İmparatorluğu'nda toprak mülkiyetinin devlete, işleme hakkının çiftçiye ait olduğu ve ordu için asker besleme karşılığında belirli vergileri toplama yetkisinin tımarlı sipahiye verildiği toprak düzeni.
Ötürek toprak : Beyaz, sarı renkli verimsiz toprak, çorak toprak.
Özlü toprak : Killi toprak. Gübreli, sulak, bakımlı toprak.
Patates toprak piresi : Patatesten başka, birçok bahçe bitkisinin daha yapraklarını kemirerek delik deşik eden, kınkanatlı, küçük, zıplayıcı böcek.
Patlıcan toprak piresi : Patlıcan yapraklarını oyarak delik deşik eden, kınkanatlı, küçük, sıçrayıcı böcek.
Pençek toprak : Verimli toprak : Aldığım tarla pençek topraktır, adamı diksen tutar.
Por toprak : Islakken sertleşip, kuruyunca toz gibi olan kireçli toprak.
Pülez toprak : İçinde bitki artıkları çok olan toprak, organik toprak.
Sağ toprak : Sıva ve yapıya elverişli, özlü toprak.
Sağır toprak : Geç ısınan toprak.
Sanrama toprak : Verimsiz, bitek olmayan toprak.
Seyrek toprak öğeleri : Dıştan ikinci kabuktaki eksicik sayısı ile ayrımlanan lantanyum ile hafniyum arası on dört metal öğe.
Sınıflı toprak vergisi : Toprağın verimliliği dayanağına göre yapılan vergilendirme.
Sınırsal toprak : Üretilen maddelerin ancak maloluşunu koruyabilecek ürün yetiştirebilen toprak.
Soğla toprak : Killi toprak.
Soğulcan toprak : Kara toprak.
Şoğla toprak : Mil, derenin ovada biriktirdiği toprak.
Tarımlık toprak : Toprağın sürülüp ekilebilen tabakası.
Taş toprah : Her yer, taş toprak// taş toli: taş kaya, bk. taş kaya.
Tekelci toprak geliri : Bir taşınmaz iyesinin, ya hiçbir emek vermeksizin salt iyelik hakkından yararlanarak ya da taşınmazın nitelikleri ve bulunduğu yerin sağladığı üstünlük nedeniyle artan değerinden elde ettiği kazanç.
Temreyil toprağı : Temriye hastalığını iyileştiren toprak.
Tırım toprak : Ekime elverişli olmayan, sert toprak.
Topracuk : Bir parça toprak, önemi olmayan toprak.
Toprağı iyileştirme : İşe yaramayan ya da verimsiz toprakların, verimli duruma getirilmeleri amacıyla başvurulan yöntemlerin tümü.
Toprağın b katı : Toprak setinin alt katı.
Toprağın özel ve genel durumunda değişiklik : Yer parçası özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergilerde de indirim ya da arttırım yapılmasını gerektiren değişmeler. Yer sarsıntısı, su baskını, ağaçlandırma, gübreleme, yapılama gibi etkenler yer parçasının özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergileri de etkileyen değişmeler.
Toprağın su kapasitesi : Su ile doyurulmuş bir toprakta, yer çekimi nedeni ile alt katlara iletilen suyun dışında kalan topraktaki su miktarı.
Toprah : Toprak. Toprak, karşılığı torpah. Toprak, bk. torpah.
Toprak akması : Daha çok eksenucu bölgesinde görülen, dipteki donmuş toprakların kayganlaşmış yüzü üzerindeki çözülmüş taş ve toprak örtüsünün, kendine özgü biçimler oluşturarak aşağılara doğru yer değiştirmesi. Soğuk iklimlerde su ile doygun toprağın, alt tabakası donmuş ve üst tabakası çözülmüş olduğu zaman, çamur olarak aşağıya doğru akması.
Toprak alkali metaller : Öğeler Dizgesi'nin 11 A kümesini oluşturan ve bileşiklerinde + 2 değerlikli olan metaller.
Toprak aşınması : Toprağın, özellikle eğimli yamaçlarda, rüzgâr, sel ve selinti sularının etkisiyle asal durumlarını yitirmesi, yerinden sökülüp taşınarak yamaçların çıplaklaşması. Toprağın sel suları ve yellerle yerinden kaldırılması ve süprülmesi.
Toprak bankası : Gelecekteki gereksinmeleri karşılamak için, kamu kuruluşlarınca, belli bir izlenceye uygun olarak satınalınan, kamulaştırılan ve biriktirilen toprakların tümü.
Toprak boyalar : (Resim) İçinde demir oksidi bulunan renkler. Örn. toprak sarıları, siena sarısı, kiremit kırmızısı denilen renkler.
Toprak çal : Çıplak, otsuz dağ.
Toprak değeri : Yer parçasının olumlu ya da olumsuz durumu, özelliği ve bu konulardaki nitelikleri göz önünde tutularak ve ölçülerek bulunan vergi değeri.
Toprak elmenliği : Bir toprak parçasının, iyesi olmaksızın, elde bulundurulmasına ya da ondan yararlanılmasına olanak veren tüzel ilişki.
Toprak haritası : Bir ülkede, kırsal ve kentsel toprakların, niteliklerine ve verim durumlarına göre sınıflandırılıp ayrı ayrı belirtkelerle gösterildikleri harita.
Toprak ileteci : Toprak çevrimine bağlı olan ateşlik tırnağı.
Toprak kalıntısı : Bulunduğu yerde, kayaçların ufalanmasıyle oluşmuş ve kimi maddeleri eriyip gittikten sonra, bir kalıntı olarak bırakılmış toprak.
Toprak kaşıntısı : Necator americanus veya Ancylostoma duodenale gibi deriden giren kancalı kurt larvalarının neden olduğu kaşıntılı deri kızarıklıkları. Enfektif kancalı kurt larvalarının taşıdığı bakteriler nedeniyle deride oluşan patolojik değişimler.
Toprak katları : Toprağın çeşitli oluş evrelerinde bulunan katları.
Toprak kaynağı : Kumlu, sert toprak.
Toprak kazan : (Georhynchus capensis), Kemiriciler (Rodentia) takımının toprak-kazangiller (Bathyergidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 21.5 cm. Sırtı kırmızı-kahverengi, karnı mavi-külrengidir. Güney Afrikada toprak altında yaşar.
Toprak kazangiller : (Bathyergidae), toprak-kazan (Georhynchus capensis) iyi bilinen türleridir.
Toprak kazanımı : Denizin ya da göllerin doldurulması sonucunda toprağın kamuca değerlendirilebilecek duruma getirilmesi.
Toprak kertenkelesi : Pullu sürüngenler (Squamata) takımından, bitkisi az olan bölgelerde, taşların altında ve toprak içinde, ülkemizin güneybatısında yaşayan bir tür.
Toprak kirası : [Bakınız: rant]. Topraktan alınan kira.
Toprak kolloitleri : Kil ve humustan oluşmuş negatif elektrik yüküne sahip ve toprağın emme kuvvetini oluşturan elementler.
Toprak kukla : Topraktan yapılmış kukla.
Toprak kullamım tasarı : Toprağın, gelecekte nasıl kullanılacağını, üzerinde hangi özel ve kamusal yapıların yapılmasına olur verileceğini ve bunların dayandığı varsayımları, gerekçeleri gösteren tasar türü.
Toprak kullanım araştırması : Kentlerin düzentasarını hazırlamaya başlarken sonuçları elde bulunması gereken ve kent toprağının türlü kentsel işlevler arasında nasıl bölüşülmekte ve türlü amaçlarla nasıl kullanılmakta olduğunu belirlemek amacıyla yapılan araştırma.
Toprak kullanım haritası : Toprağın ve yapıların nasıl kullanılacaklarına, hangi işlevlere ayrılmış olduklarına ilişkin resmi harita.
Toprak kullanımı : Genellikle kent topraklarının, kendiliğinden ya da bir tasarlı eylem sonucu, türlü kentsel işlevler arasında paylaştırılarak kullanılması. Bu kullanımı belirleyen, düzenleyen kentbilim ilkelerinin tümü.
Toprak kurbağası : İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımından, akciğerleri büyük olan, tehlike anında sarımsağa benzer bir koku çıkaran, sırt tarafında genellikle yeşil renkli lekeler bulunan bir tür.
Toprak mahsulleri vergisi : Türkiyede İkinci Dünya Savaşı ortamının neden olduğu mali sıkıntıları aşmak amacıyla ilk kez 4 Haziran 1943 tarihinde 4429 sayılı yasa ile kabul edilen ve farklı ürün gruplarından gayrisafi tarımsal üretimin yüzde sekizi ile yüzde on ikisi arasında farklı oranlarda bazı ürünlerden ayni, diğer bazı ürünlerden ise nakdi olarak çiftçilerden alınması öngörülen, ancak uygulamadaki sorunlar nedeniyle Nisan 1944 tarihinde 4553 sayılı yasa ile değiştirilerek tüm tarımsal ürünlerden yüzde on oranında ayni olarak alınan ve 1946 yılında kaldırılan olağanüstü vergi. karşılığı Varlık Vergisi, Milli Korunma Kanunu.
Toprak metaller : Öğeler Dizgesi'nin III A kümesini oluşturan ve bileşiklerinde +3 değerlikli olan öğeler.
Toprak parçalanması : Kamusal dağıtım ve düzeltim izlencelerinin ya da kalıt yasalarının bir sonucu olarak, toprağın, ekonomik kullanışa elverişli olmayacak ölçüde küçük parçalara bölünmesi; böylece genellikle kent toprağının gitgide daha çok sayıda bireyin elinde toplanarak düzentasar uygulamasının gerektirdiği birlik ve bütünlüğün bozulması.
Toprak pireleri : Birçok türüyle, yaprakları delik deşik ederek, tarım bitkilerine önemli ölçüde zarar veren, sıçrayıcı yaprak böcekleri alt familyası.
Toprak piresi : Toprakpireleri topluluğuna bağlı kınkanatlı böceklerin ortak adı.
Toprak reformu : Belirlenen iktisadi, siyasi ve sosyal hedefler doğrultusunda tarımdaki mevcut yapının değiştirilmesi amacıyla, hükümet tarafından toprağın mülkiyeti ve/veya işletim düzenine ilişkin yapılan düzenlemeler.
Toprak sarısı : (Resim) Oksit sarısı da denilen kilrenginin koyusu; bu renkteki boya. a. bk. Siena sarısı, kadmiyum sarısı, kanaryasarısı, limonsarısı.
Toprak tahtakuruları : Değişikkanatlıların, karada yaşayan türlerini içine alan böcekler alttakımı.
Toprak tutmalığı : Kentsel ya da kırsal toprağın, tutmanlığa verildiğinde iyesine sağladığı gelir.
Toprak türleri : Oluşum koşullarına, fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre ayrımlı topraklar.
Toprak ucu : Akımsakların eksi ucu.
Toprak vergisi : [Bakınız: arazi vergisi]. Üzerinde yapı olmayan gelirli ve gelirsiz toprakların iyelerinden ya da bunları sürekli kullananlardan alınan vergi.
Toprak vurgunculuğu : Taşınmazların pazar değerindeki yükselmelerden yararlanarak, para kazanmak amacıyla yapılan toprak alım satımı.
Toprak vurguncusu : [Bakınız: eylemli vurguncu].
Toprak yaban arısı : Böcekler (Insecta) sınıfının, zar kanatlılar (Hymenoptera) takımından, 15-24 mm kadar uzunlukta, tıknaz vücutlu, yuvasını toprak altına yapan, art bacaklarının tarsuslarının iç tarafı fırça gibi tüylü olan bir eklem bacaklı türü. (Bombus terrestris), Böcekler (İnsecta) sınıfının zarkanatlılar (Hymenoptera) takımından bir eklembacaklı türü. Uzunluğu 15-24 mm. Tıknaz vücutludur. Yuvasını toprak altına yapar. Ard bacaklarının tarsuslarının iç tarafı fırça gibi tüylü olur.
Toprak yabanarısı : Sokması çok ağrı veren, sarımsı tüylü ve tıknaz yabanarısı; sarman.
Toprak yeme : Yemin sırasında, çoğalma ve üremeyle ilgili kutsal törenlerde, sayrılıkların sağaltılmasında büyüsel amaçlarla; gebelikte, bedende eksikliği duyulan madensel besinleri karşılamak; kıtlık sırasında karın doyurmak için toprak yeme.
Toprak yeşili : (Resim) İki değerli demir oksidi ile silisli asit bileşimi olan saydam, çok yağ yiyen ve zehirli olmayan boya. a. bk. nefti, zümrüt yeşili.
Toprak yıkanması : Yağmur sularının süzülmesiyle, bir toprak katından örgensel ve madensel tuzların eriyip daha aşağı gitmesi.
Toprak yöneltisi : Bir ülkenin, kırsal ve kentsel topraklarını, kamusal ve bireysel iyelik arasında nasıl paylaştıracağını, bu paylaştırmada uzun dönemde ne gibi değişiklikler öngördüğünü, bireylerin, ailelerin, işletmelerin edinebilecekleri en çok toprak büyüklüğünün ne olduğunu ve toprakların kullanımına konulan sınırlamaları belirleyen kuralların tümü.
Toprak yummak : Toprak örtmek, toprak doldurmak.
Toprakbilim : Toprağı inceleyen, oluşum koşullarını, özelliklerini ve türlerini araştırıp saptayan bilim dalı. Toprakları inceleyen bilim.
Toprakboya : Minerallerden elde edilen boyar madde.
Toprakcuma : Karabük kenti, Safranbolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Toprakçalık : Halı saçağının önünde bulunan kilim örgüsü. (Taşpınar Aksaray Niğde).
Toprakçı : Toprağa önem veren, toprağa bağlı kimse. Geçimini topraktan sağlayan kimse.
Toprakdere : Bursa ilinde, Yenişehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Toprakharman : Dört saçımdan oluşan ekin yığını. (Yenikent Aksaray Niğde).
Toprakhisar : Hatay kenti, Altınözü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş ilinde, Gücük nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Toprakkazan : Kemiriciler (Rodentia) takımının, toprakkazangiller (Bathyergidae) familyasından, 21.5 cm kadar uzunlukta, sırtı kırmızı kahverengi, karnı mavi kül renkli, Afrika'da toprak altında yaşayan bir tür.
Toprakkazangiller : Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
Topraklama teli : Akımsakların toprak ucunu gövdeye bağlayan kalın iletken.
Topraklatma : Topraklatmak işi.
Topraklatmak : Topraklama işini yaptırmak.
Topraklı süvari : Timar ve zeamet sahipleri ile bunların savaş zamanında orduya katmak zorunda oldukları atlı askerlerden oluşan örgüt.
Topraklık : İki yaşında öküz. Evleri badana yapmak için kullanılan ak toprağın çıkarıldığı yer. Halıya saçak yapdan önce kilim gibi dokunan iki parmak kalınlığındaki tüysüz bölüm : Bu halının topraklığı eskimiş. Köylerde bebeklerin kundak yapılırken sarıldığı toprağın ısındığı teneke kap. Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya kenti, Altınekin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Toprakocak : Bursa ilinde, Yenişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Toprakoluş : Kayaçların fiziksel ve kimyasal olaylarla toprak durumunu alması.
Topraköküzü : Kısa boylu, şişman, çift sürmeye elverişli öküz.
Toprakölçmen : Kentsel ve kırsal toprakların değerinde gün geçtikçe görülen değişiklikleri, vergileme işlemlerinde kullanmak üzere, belli aralıklarla saptamak için kurulan kamusal örgütlerin görevlisi.
Toprakpınar : Yozgat şehri, Sarıkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Toprakseven : Van kenti, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Topraksız tarım : Bitkilerin gelişmesini besin eriyikleri yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin madde ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en düşük maliyetle gerçekleştirmek amacıyla üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde, sis biçiminde verilmiş besin eriyiğinde veya besin eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesine dayanan tarımsal üretim yöntemi. Başlangıçta yalnızca sera üretiminde uygulanan bu yöntem sonraları açık alanda da kullanılmaya başlanmıştır.
Topraksuyu : Çimlenme sonunda toprağa verilen ilk su. (Darıveren Acıpayam Denizli).
Topraktan kaldırmak : Yükseltmek, i'zaz etmek.
Topraktaş : Diyarbakır şehrinde, Pirinçlik nahiyesine bağlı bir yer.
Topraktepe : Malatya şehri, Doğanşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Malatya şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye ilinde, Kadirli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Topraktutan : Hatay şehrinde, Yayladağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Tütün toprak piresi : Tütün yapraklarını yiyerek delik deşik eden, kınkanatlı, küçük, sıçrayıcı böcek.
Uğralı toprak : Keseksiz, toz toprak.
Yalama toprak : Nehir, deniz sularının bastığı toprak. Buzlanmış, donmuş, insan ayağının basmadığı yer.
Yelis toprak : Çamurlu, işlenmesi güç, yaş toprak.
Yıkanmış toprak : Çok yağışlı bölgelerde, hümüs ve demir hidratlarıyle esmer rengini almış ve sertleşmiş B katı toprakları üstünde bulunan, çok yıkanmış, kül renkli A katı toprağı.
Zıbır toprak : Kumlu, çakıllı, yoğrulamayan toprak.
Çiğ toprak : Uzun zaman işlenmemiş, güç sürülür toprak.
Eski toprak : Yaşlandığı hâlde dinç olan kimse.
Et toprak : Yumuşak, kırmızı ve özlü toprak.
Funda toprağı : Funda yapraklarının çürümesiyle oluşan ve gübre olarak yararlanılan toprak.
Moskof toprağı : Maden parlatmak için kullanılan sarı renkte bir tür gevrek taş.
Pekmez toprağı : Üzüm şırasını kestirmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak, marn.
Saksı toprağı : Çiçek yetiştirmek için hazırlanmış özel bir toprak türü.
Taş toprak : Yüzeyi taş ve toprakla kaplı alan.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Toprak altı : Toprağın içi.
Toprak bilimci : Toprak bilimi uzmanı, pedolog.
Toprak bilimi : Toprakların fiziksel, kimyasal, biyolojik vb. özelliklerini inceleyen bilim, pedoloji.
Toprak bilimsel : Toprak bilimi ile ilgili, pedolojik.
Toprak boya : İçinde demir oksidi bulunan renk, kiremit kırmızısı. Minerallerden elde edilen boyar madde.
Toprak çimento : Çimento ve su katılarak sıkıştırılmış toprak.
Toprak hukuku : Toprak üzerindeki mülkiyet rejimini, toprağın işletilmesiyle ilgili hususları düzenleyen hukuk.
Toprak kayması : Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakalarının gevşemesi sonucu üst tabakanın yerinden oynayarak hareket etmesi, kayşa, göçü, heyelan.
Toprak köleliği : Toprağa bağlı kölelik düzeni.
Toprak kölesi : Toprağa bağlı köle.
Toprak rengi : Toprağın sarı veya yeşile çalan rengi. Bu renkte olan.
Toprak sıçanı : Sıçangiller familyasından, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, ekin tarlalarına zarar veren, küçük boylu bir tür sıçan.
Toprakbastı : Ayakbastı.
Toprakçıl : Toprakta yaşayan hayvan türü.
Toprakkale : Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.
Topraklama : Topraklamak işi. Elektrik devresinde veya elektrikle çalışan bir araçta bir ucu toprakla birleştirme işi.
Topraklamak : Üzerini toprakla örtmek.
Topraklandırma : Topraklandırmak işi.
Topraklandırmak : Bir kimseyi işletip geçinmesi için toprak sahibi yapmak.
Topraklaşma : Topraklaşmak işi.
Topraklaşmak : Toprak durumuna gelmek.
Topraklı : İçine toprak karışmış. Ekecek toprağı olan (köylü).
Topraksı : Toprağı andıran, toprağa benzeyen, toprak gibi.
Topraksız : İçinde toprak bulunmayan. Ekecek toprağı olmayan (köylü).
Toz toprak : Toz ve toprak yığını.
Vakıf toprağı : Vakfın mülkiyeti altında olan toprak veya arazi.
Yağlı toprak : Gevşek ve kaygan bir toprak türü.
Diğer dillerde Topotropizm anlamı nedir?
İngilizce'de Topotropizm ne demek ? : topotropism

Bu kısımda Topra nedir? Topra ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Topra tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Topra hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.