Genital bursae türkçesi Genital bursae nedir

  • Genital keseler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Denizyıldızlarında, kolların dibinde iki yandan dışarı açılan ve solunumla da ilgili olduğu ileri sürülen, gonadların açıldığı keseler.

Genital bursae ingilizcede ne demek, Genital bursae nerede nasıl kullanılır?

Genital : Üreme (ile ilgili). Jenital. Üremeyle ilgili, üremeye ait. Genital bölgede oluşan siğil şeklinde lezyonlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üreme kılganlarıyla ilgili. Üreme ile ilgili. Üreme organlarına ait. Üreme organlarına ait, tenasül uzuvlarına ait, tenasül uzuvları. Örgensel.

Bursae : Yumurtalık. Husye. Kesecik. Bursan.

Genital area : İntim bölgesi. Genital bölge.

Genital atrium : Genital atriyum. Yassı solucanların vücut duvarı içerisinde erkek ve dişi genital kanalların açıldığı boşluk. Bazı asalakların vücut duvarı içerisinde erkek ve dişi genital kanalların açıldığı boşluk.

Genital canal : Gonadlardan dışarıya uzanan kanal. Genital kanal.

Genital cavity : Genital boşluk. Balıklarda genital açıklığın iç kısmında peritonun dairesel kıvrımı sonucu oluşan karın boşluğunun arka kısmında yer alan bir boşluk.

İngilizce Genital bursae Türkçe anlamı, Genital bursae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Genital bursae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Genital bursae synonyms : aardvarks, genital sacs, aardwolf, abambulacral area, acacia, abductor muscle, abo blood groups system.