Genual türkçesi Genual nedir
- Dize benzeyen.
- Dizle ilgili.
Genual ingilizcede ne demek, Genual nerede nasıl kullanılır?
Genu corporis callosi : Truncus corporis callosi'nin ön ucunun alta doğru dönmesiyle oluşan diz. Genu korporis kallozi.
Genu costae : Genu kosta. Kaburga kemiğinin alt ucuyla cartilago costalis'in dorsal ucunun birleşmesiyle oluşan diz biçimindeki eğim, genu kosta. Kaburga dizi.
Genu valgum : Parantez bacak. Çarpık bacak.
Genu : Genu. Diz. Diz (anatomi terimi).
Genuflect : Diz çökmek. Diz çökmek (ibadette).
Genuflections : Diz çökme. Diz çökme (özellikle ibadet ederken).
Genuflects : Diz çökmek (ibadette). Diz çökmek.
Genuflecting : Diz çökmek (ibadette). Diz çökmek.
Genuine alarm : Gerçek kaygı. Gerçek korku veya panik. Gerçek alarm.
Genuflected : Diz çökmek. Diz çökmek (ibadette).
İngilizce Genual Türkçe anlamı, Genual eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Genual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Generality : Genelleme. Belirsizlik. Belli bir durum ya da bağlam için geçerlenmiş olmakla birlikte, henüz yeterli bir güvenirlik düzeyine ulaşmamış nedensel ilişki, bk. yasa. Yaygınlık. Ekseriyet. Genelleme içeren söz. Yuvarlak laflar. Genel sözler. Genellik. Genel konu.
Gross : Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. Arıtmısız. Gayrisafi. Şişkin. Bütünlük. Ölçünleyici işlemlerle arıtılmamış olan. Hasılat yapmak. Bağışlanamaz. 144'lük grup. İriyarı.
Unspecialized : Uzman olmama. Uzmanlığı olmama (unspecialised olarak da yazılır). Uzmanlaşmamış. (amerikan ingilizcesi) uzmanlaşmamış.
Unspecialised : Uzman olmama. Uzmanlaşmamış. (britanya ingilizcesi) uzmanlaşmamış. Uzmanlığı olmama (unspecialized olarak da yazılır).
Comprehensive : İdrak edebilen. Kuşatıcı. Tam veya her şey dahil. Genel. Kapsamlı. Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Çok amaçlı. Kavrayışlı. Ayrıntılı. Geniş kapsamlı.
Generic : Genel özellikleri olan. Üretken. Soysal. Kapsamlı. Cinsle ilgili. Soyuna özgü. Genelleyici. Jenerik. Cinse özgü.
Broad : Kaba. Yüzeysel. Göze çarpan. Kadın. Esas. Hoşgörülü. Geniş. Genel. Engin. Serbest.
Widespread : Geniş alana yayılmış. Alabildiğine açılmış. Geniş çapta. Yaygın. Genel. Yalpı.
Pandemic : Yaygın. Bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın halinde görülmesi. Pandemi. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Genel. Pandemik. Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. kıtalar arası salgın. Evrensel. Birkaç ülkeye yayılan (medikal tıp terimi).
Indiscriminate : Ayrım yapmayan. İndiskriminat. Gelişigüzel. Rastgele. Ayırt edilmemiş. Rasgele. Ayırt edemeyen. Ayırım yapmayan. Fark gözetmeyen. Karışık.
Genual synonyms : g. l. von blucher, von blucher, geniculate, universal, blucher, geniculated, gebhard leberecht von blucher, imprecise, overall, general officer, full general, all purpose, unspecific, general purpose.
Genual zıt anlamlı kelimeler, Genual kelime anlamı
Precise : Belirli. Tam. Tamam. Kusursuz. Kesinlik. Titiz. Hassas. Titizlikle yapılmış (iş). Belli. Titiz (kimse).
Discriminate : Ayırmak (ırk ayrımı vb). Farklı muamele etmek. Ayırdetmek. Ayrımcılık yapmak. Farkı görmek. Ayrım gözetmek. Ayrı tutmak. Ayrım yapmak. Ayırım yapmak. Ayrıcalık yapmak.
Specific : Açık. Kendine özgü. Özgül. Bir türe özgü. Belli. Belirli. Belli bir nesne ya da birime özgü olan. Özdeşleşmiş. Özellikli. Özel.
Genual antonyms : noncomprehensive, specialized, particularity, incommensurate, different, inequality, unequal, incomparable.

Bu kısımda Genual kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Genual ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Genual anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Genual ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.