Geologist türkçesi Geologist nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Yerbilimci.
  • Yerbilim öğrenimi görmüş uzman.
  • Yerbilgini.
  • Jeolog.

Geologist ile ilgili cümleler

English: Marcos is a geologist.
Turkish: Marcos bir jeolog.

English: The geologists explored for oil on our farm.
Turkish: Jeologlar çiftliğimizde petrol için araştırma yaptılar.

Geologist ingilizcede ne demek, Geologist nerede nasıl kullanılır?

Geologists : Jeolog.

Geologise : Jeoloji ile uğraşmak. Jeolog olarak tartışmak (ayrıca geologize). Jeoloji ile ilgilenmek. Bir bölgeyi jeolojik olarak incelemek. Jeolojik açıdan incelemek. Jeoloji eğitimi almak. Jeolojik bakış açısından incelemek.

Geologic : Yerbilimsel. Jeolojik.

Geologic chronology : Bağıl çağ yerbilimi. Yerbilimde kullanılan zaman bölümleri. Yer oluşlarının, birbirlerine göre zaman sırasıyle bölünmesi. Yer çağbilimi.

Geologic compass : Yönü ve doğrultuları belirtmek için kullanılan ve eğilimölçer ile aygıtlanmış özel pusula. Yerbilim pusulası.

Geological formation : Jeolojik oluşum. Jeolojik formasyon.

Geological : Yerbilimine değgin. Jeolojik. Yerbilimsel.

Geologic timescale : Jeolojik devirler. Jeolojik zamanın herhangi bir bölümünün göreceli veya kesin olarak ölçen yeryüzü tarihinin kronolojik cetveli.

Geological horizon : Jeolojik ufuk.

 

Geological era : Jeolojik dönemi iki veya daha fazla döneme bölme. Jeolojik devir.

İngilizce Geologist Türkçe anlamı, Geologist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geologist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geoscientist : Yer bilimleri uzmanı. Yerbilimi uzmanı olan kimse.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Mutlak yaş. Kesin yaş.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

After shock : Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü.

Geologist synonyms : petroleum geologist, oil geologist, geologers, geologer, hydrologist, adjacent rock, geoscientists, algonkian, adventive cone, geophysicist, abyss, absolute chronology, acid fumarole, geologists, agricultural geology, alkali rocks, scientist, aggregats.

Geologist ingilizce tanımı, definition of Geologist

Geologist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One versed in the science of geology.