Gerrymandering türkçesi Gerrymandering nedir

  • Bir bölgede belirli bir parti veya kişi için oy kullanacak kişi sayısını arttırmak için o bölgenin sınırlarını değiştirme.
  • Saptırmak.
  • Bir seçim bölgesini ayrımcı bir şekilde bölmekle ilgili şüpheli yaklaşım (belli bir adayın çıkarı için).
  • Bir siyasi partinin çıkarlarına uygun düşecek şekilde ayarlamak (seçim bölgesini).
  • Seçim hilesi.
  • Seçimlerde hile yapmak.
  • Bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek.
  • Seçime hile karıştıran kimse.
  • Dolap çevirmek.
  • Seçimde hile yapmak.
  • Hile yapmak.
  • Dalavere.

Gerrymandering ingilizcede ne demek, Gerrymandering nerede nasıl kullanılır?

Gerrymander : Seçimlerde hile yapmak. Dalavere. Saylav propagandası yapmak. Saptırmak. Seçime hile karıştıran kimse. Dolap çevirmek. Seçimde hile yapmak. Bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek. Seçim hilesi. Hile yapmak.

Gerrymandered : Seçim hilesi. Bir siyasi partinin çıkarlarına uygun düşecek şekilde ayarlamak (seçim bölgesini). Seçimlerde hile yapmak. Hile yapmak. Dolap çevirmek. Seçimde hile yapmak. Saptırmak. Seçime hile karıştıran kimse. Bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek. Dalavere.

Gerrymanders : Seçime hile karıştıran kimse. Bir siyasi partinin çıkarlarına uygun düşecek şekilde ayarlamak (seçim bölgesini). Seçimlerde hile yapmak. Saptırmak. Hile yapmak. Bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek. Dalavere. Dolap çevirmek. Seçim hilesi. Seçimde hile yapmak.

 

İngilizce Gerrymandering Türkçe anlamı, Gerrymandering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gerrymandering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contorts : Buruşmak. Burma. Eğme. Buruşturmak. Bükmek. Eğmek. Kıvırmak. Çarpıtmak. Burmak.

Beguile : Hoşça geçirmek. Çekmek. Ayartmak. Aldatmak. Eğlendirmek. Büyülemek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Aklını çelmek. Kandırmak.

Collude : Tezgah hazırlamak.

Fiddle : Keman çalmak. Katakulli. Ayrıntılarla ilgilenmek. Dolandırmak. Keman. Üçkağıt. Oyalanmak. Vaktini boşa harcamak. Üzerinde oynama yapmak. Aylaklık etmek.

Bastardise : Lekelemek. Alçalmak. Yozlaştırmak. Çarpıtmak saptırmak. Bir dili yozlaştırmak. Aşağılamak (bastardize olarak da yazılır). Lekelenmek. Kötüleştirmek. Bir çocuğu piç olarak duyurmak. Bir dili bozmak.

Deceits : Kazık. Kötüye kullanma. Hilekarlık. Yalan. Üçkağıt. Düzenbazlık. Dolandırıcılık. Yalancılık. Aldatma.

Chicaned : Şike yapmak. Kozsuz el briç. Hile. Şikan. Safsata. Hile ile elinden almak. Dalavera. Şike.

Clip : Kısaltmak. Bilgisayar, madencilik, tiyatro alanlarında kullanılır. Uçlarını kesmek. Klipslemek. Tutturmak. Tutucu. Perdeyi tutan mandal. Sarılmak. Kavramak.

Contorting : Kıvırmak. Bükmek. Burma. Çarpıtmak. Eğmek. Eğme. Buruşmak. Burmak. Buruşturmak.

Cogs : Çark dişi. Dişli çark. Kurmak. Tutmak. Kertik. Diş. Küçük sandal. Hile. Önemsiz veya değersiz kimse.

Gerrymandering synonyms : fiddles, bastardize, cabals, maneuver, chicaning, beguiles, maneuvering, defraudment, bear off, call away, color, deflect, chicanes, machinate, deception, clips, colluded, contort, cheated, chicane, cabal, colludes, deflecting, deceit, cheat, deflects, machinated, chicanery, cog, angle, bastardizes, cheats, bastardizing.