Contorting türkçesi Contorting nedir

Contorting ingilizcede ne demek, Contorting nerede nasıl kullanılır?

Tubuli seminiferi contorti : Kıvrıntılı tohum borucukları. Testis lopçuklarında kör uçlarla başlayan, çok sıralı hücrelerden oluşan, çok sayıda spermatogonyumlarla az sayıda sertoli hücrelerini içeren spermanın yapıldığı kıvrımlı borucuklar, tubulus seminifer konvolutus, tubuli seminiferi kontorti.

Contortion : Kıvrık. Burulu olma. Eğrilme. Kıvrılma. Kontorsiyon. Bükülme. Çarpıtma. Eğilme. Bükme. Burma.

Contortionist : Vücudunu garip şekillere sokabilen akrobat. Yer cambazı. Akrobat. Gövdesini türlü biçimlere sokabilen, yapılması zor hareketleri yapabilen kişi.

Contortionistic : Akrobatlar veya duruşlarıyla ilgili. Akrobatlar ve onların duruşlarına ait.

Contortionists : Vücudunu garip şekillere sokabilen akrobat. Akrobat.

Contorted : Saptırılmış. Çarpıtılmış. Deforme olmuş. Bükülen. Bükülmüş. Eğri büğrü. Bükük. Normal şekil ve görüntüsü bozulmuş. Buruşuk. Kıvrık.

Contort : Kıvırmak. Bükmek. Burmak. Eğme. Buruşturmak. Eğmek. Buruşmak. Saptırmak. Çarpıtmak. Burma.

Contortive : Bükmeye yatkın olan. Eğmeye yatkın olan. Şeklinin bozulmasına yatkın olan.

 

Tubulus contortus proximalis : Proksimal tubul. Böbrek kabuğunda, böbrek cisimciğinin idrar kutbundan başlayan, pars kontorta adı verilen kıvrımlı ve pars rekta adı verilen düz parçadan oluşan ve süzülen sıvının büyük bir kısmının tekrar geri emildiği borucuk. bu oluşumun yapısını oluşturan hücrelerin apikal kısmında çok sayıda mikrovillus, bazal kısmında ise bazal katlantılar yer alır.

Contorts : Saptırmak. Burma. Eğme. Buruşmak. Çarpıtmak. Eğmek. Bükmek. Kıvırmak. Burmak. Buruşturmak.

İngilizce Contorting Türkçe anlamı, Contorting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contorting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bending : Eğilme hareketi. İnhina. Bükülme. Bel verme. Katlama. İğme. Eğilme. Kıvırma.

Gelds : Hadım etmek. İğdiş etmek. Enemek. Kısırlaştırmak.

Bevel : Eğrilik. Şevlemek. Eğik kesmek. Eğim. Eğimli yapmak. Eğim vermek. Açı. Oynar kollu gönye. Şev vermek.

Emasculate : Fakirleştirmek (dil). İğdiş etmek. İğdiş edilmiş. Zayıflatmak. Enemek. Kuvvetten kesilmiş. Hafifletmek. Hadım edilmiş. Kuşa çevirmek.

Crease : Kat. Pot. Buruşukluk. Pli. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Kırışmak. Kırıştırmak. Kırışıklık.

Deformation : Bozulma. Biçimini bozma. Bozulum. Biçimsizleştirme. Yamulma. Biçim bozukluğu. Değiştirim. Şekil değiştirme. Normal biçimin veya yapının bozulması. Biçim bozulması.

Angle : Balık tutmak. Bucak. Açı vermek. Açı oluşturmak. Açı. Açı yapmak. Oltayla balık avlamak. Bakış açısı.

Curve : Kıvrılmak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğmeç. Dönemeç. Kavisleştirmek. Eğri. Eğilmek.

 

Crinkle : Kırışık. Katlamak. Kırıştırmak. Büzüşmek. Hışırdamak. Kırışmak. Hışırdatmak.

Contorting synonyms : contort, entwist, garbles, entwisting, emasculates, lechi, crisp, bastardise, beguiles, jerrymander, distorts, emasculations, consolatory, garble, gnarl, bow, raking, warping, beveller, deflect, entwisted, bastardize, reassuring, contortions, distort, crisped, bendings, castration, torsion, corrugating, crimps, deflecting, beguile.

Contorting zıt anlamlı kelimeler, Contorting kelime anlamı

Unsatisfactory : İstenildiği gibi olmayan. Tatminkar değil. Kafi gelmeyen. Sudan. Tatminkar olmayan. Umulan sonuçları vermeyen. Yetersiz. Umulduğu gibi olmayan. Kifayetsiz. Tatmin edici olmayan.

Contorting antonyms : unreassuring.