Bending türkçesi Bending nedir

Bending ile ilgili cümleler

English: I can place the palms of my hands on the floor without bending my knees.
Turkish: Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.

Bending ingilizcede ne demek, Bending nerede nasıl kullanılır?

Bending claw : Kıskaç.

Bending iron : Eğme demiri. Boynuz. Donatı bükme demiri.

Bending machine : Eğme makinası. Kıvırma makinesi. Bükme-eğme makinesi. Bükme makinesi. Eğme makinesi. Çaka.

Bending moment : Eğme döngüsü. Bükücü döngü. Eğilme momenti. Bükücü moment. Bükme döngüsü. Esnek bir çubuk bükülünce her yerinde oluşan geri getirici kuvvet döngüsü. Bükme momenti.

Bending pin : Boynuz. Kurşun borudan, kol alma işleminde kullanılan, demirden yapılmış aygıt.

Bending roller : Bükme merdanesi. Eğme rolesi.

Bending radius : Bükme yarıçapı. Eğme yarıçapı. Bükülme yarıçapı. Kıvrılma yarıçapı. Kıvrılma yadıçapı.

Bending strength : Eğilme mukavemeti. Eğilme dayana. Eğilme dayancı. Eğilme dayanımı. Eğilme direnci.

Backward bending labour supply curve : Emek piyasasında belli bir ücret düzeyine kadar negatif ikame etkisinin pozitif gelir etkisinden büyük olması nedeniyle ücretler artarken çalışılmak istenen süre artarken pozitif eğimli olan, ancak belli bir ücret düzeyinden sonra pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden daha büyük olması nedeniyle çalışılmak istenen sürenin azalmasına bağlı olarak negatif eğimli duruma dönen emek sunum eğrisi. Tersine dönen emek sunum eğrisi.

 

Bending vibratlon : Bükülüm titreşimi.

İngilizce Bending Türkçe anlamı, Bending eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stretch : Uzamak. Germe. Gerinmek. Uzam. Bir gücün etkisi altında numunenin uzunluğunun artması özelliği. Genişleme. Uzatmak. Elastiki uzama. Gerilmek. Germek.

Sagging : Batan. Gevşek. Kağşama. Düşen (fiyat). Bel verme (rotorlarda). Belverme. Gevşek bir şekilde asılı duran. Laçka. Sarkan. Düşen.

Curving : Dönemeçli. Eğimli. Kıvrılan. Eğik.

Tortuousness : Haksızlık. Dolambaçlı yor. Zikzak. Kavislerle dolu olma. Kıvrılmış olma vasfı.

Contorts : Buruşmak. Saptırmak. Eğmek. Çarpıtmak. Bükmek. Burma. Kıvırmak. Buruşturmak. Burmak.

Flexion : Dirsek. Büküm. Çevrilme. Bükülüm. Burkulma. Kıvrım. Çekim (dilbilgisi terimi).

Raking : Eğiklik. Yan yatan (gemi). Şev.

Enfolding : Kat kat sarma. Kapsama. Sarılma. Çevreleme. Sarmalama. Kaplama. Kuşatma. Çevresini sarma. Kucaklama.

Curling : Kıvrılma. Kıvrım. Kıvrımlara sahip. Kenar kıvırma. Saç kıvırma. Kaydırmaca izi.

Spinning : Döndürme. Patinaj. İplik eğirme. Dönerli sıvama. Eğirme. İplikçilik. Sarma. Çekme.

Bending synonyms : refractiveness, bendings, contortions, flection, acetylene lamp, actinolite, scalar multiplication, wrying, hunch, contort, becoming warped, spinnings, invagination, plication, abandoned mine, inclining, anticlines, refractivity, physical property, involutions, advance per shift, involution, flexures, flexions, adit, curvatures, lapping, curvature, acidization, flexural, shimmying, stretching, distentions.

 

Bending zıt anlamlı kelimeler, Bending kelime anlamı

Extension : Yayma. Uzatılma. Germe, açma. uzatma. Paralel. Uzantı. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temdit. Bir alacak ya da borç belgitinin altına aktarımı yapılmak ve imzalanmak amacıyla eklenen boş kağıt. Ek süre. Uzatma.

Bending antonyms : nonpsychoactive.

Bending ingilizce tanımı, definition of Bending

Bending kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The marking of the clothes with stripes or horizontal bands.