Eğme nedir, Eğme ne demek

  • Eğmek işi

Yerel Türkçe anlamı:

Gölgelik kaya altı.

Biçilmiş buğdayları yığmakta kullanılan eğri bir ağaç dalı

Yazın ağaç dallarıyle yapılmış olan ve üstü çul ile örtülen kulübe.

Eğilerek duvar üstüne yatırılmış çalı ağacı.

Döven ile sırt denilen kısmı birbirine bağlayan eğilmiş ince ağaç.

Altı okka buğday alan ağaç ölçek.

Gitar terimi olarak anlamı:

Telli çalgılarda, bir telin klavye üzerinde parmakla gerdirilmesi yoluyla bir perdeye ait notanın inceltilerek çalınması.

Bilimsel terim anlamı:

Metalleri biçimlemede, parçalara eğik bir biçim aldırma işlemi.

İngilizce'de Eğme ne demek? Eğme ingilizcesi nedir?:

bend (string bend), bending

Eğme anlamı, tanımı:

Eğmeç : Çay ve ırmağın dönemeç yeri. Kavis.

Eğmeçli : Eğmeci olan, kavisli, mukavves.

Eğmek : Sert bir cismi bükmek. Düz olan bir şeyi eğik duruma getirmek.

Ağız eğmemek : Birine minnet etmemek.

Boynuz eğmek : İstemeyerek uymak, karşı tarafın gücünü kabul etmek.

Boyun eğmek : İsteyerek veya istemeyerek uymak, katlanmak.

Kadere boyun eğmek : Yazgısını, talihini kabul etmek.

Eğme deneyi : Yüzey kusurlarını bulmak için seçilmiş örneklere, eğerek uygulanan bir deney.

Eğmeçli rende : Tabanı, rendelenecek eğmece göre biçimlendirilmiş ağaç rende. Tabanı, rendelenecek eğmece göre düzenlenebilen, ayarlı madensel rende.

 

Eğmel : Toprak tabakalarının yıkılması yüzünden bir tarafa meyletmiş olan büyük kayalar, taşlar.

Eğmelik : Bakımsız orman.

Eğmenmek : Utanmak, sıkılmak, çekinmek.

Eğme ile ilgili Cümleler

  • Ne olursa olsun sana boyun eğmeyeceğim.
  • Sanırım Mustafa boyun eğmez.
  • Ali çok boyun eğmez.
  • Ali oldukça boyun eğmez.
  • Çok boyun eğmezsin.
  • Baskı altında kalan halk boyun eğmedi.
  • Biz tiranın isteğine boyun eğmeyeceğiz.

Diğer dillerde Eğme anlamı nedir?

Almanca'da Eğme : n. Neigung

Rusça'da Eğme : n. наклон (M), сгибание (N), перекос (M)