Get cold türkçesi Get cold nedir

Get cold ile ilgili cümleler

English: It's likely to get cold tonight, so you may need an extra blanket.
Turkish: Muhtemelen bu gece soğuk olacak, bu yüzden fazladan bir battaniyeye ihtiyacın olabilir.

English: My feet get cold.
Turkish: Ayaklarım üşüyor.

English: It's supposed to get colder and snow later today.
Turkish: Bugün ilerleyen saatlerde havanın daha da soğuması ve kar yağması bekleniyor.

English: "Soon it will get colder," said Mother Bat. "We will fly south where it is warmer and stay there all winter. This is what it means to migrate. We will travel to a cave where we will meet other bats. This is a wonderful time for us."
Turkish: "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."

English: I thought you might get cold, so I brought a jacket.
Turkish: Üşüyebileceğini düşündüm, bu yüzden bir ceket getirdim.

Get cold ingilizcede ne demek, Get cold nerede nasıl kullanılır?

Get : Kazanmak. Getirmek. Yalanını çıkarmak. Yapmak. Elde etmek. Gidip almak. Başına gelmek. Canına okumak. Bakmak. Sızmak.

Cold : Soğuk algınlığı. Nezle. Frijit. İngin. Üşümüş. Soğuk. Soğukalgınlığı. Kesin olarak. Üşüme. Sıkıcı.

 

Get cold feet : Gözü yememek.

Get into hot water : Başı derde girmek. Başını belaya sokmak. Belaya bulaşmak. Sıkıntıya girmek.

Get a bad name : Adı çıkmak. Adı karalanmak.

Get a ball out of something : Eğlenmek (ile). Büyük zevk almak.

Get a bang on : Bedenine darbe yemek.

İngilizce Get cold Türkçe anlamı, Get cold eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get cold ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chill : Soğutmak (yiyecek veya içecek). Ürpertmek. Sertleşmek. Üşütücü. Üşütmek. (neşesini) kaçırmak. Ürperti. Soğuk algınlığı. Titremek. Buz gibi.

Become cold : Ayazlamak.

Stiffen : Katılaşmak. Pekişmek (bir duygu). Kasmak. Kolalamak. Pekişmek. Pekiştirmek. Kaskatı kesilmek. Koyulaştırmak. Güçlenmek. Sertleştirmek.

Cool : Soğutmak. Serinlik. Havalı (tip). Sönmek (öfke veya arzu vb). Serin. Soğukkanlılık. Sakinleşmek. Serin yer. Serinlemek.

Take a dislike to : -den soğumak. Antipati duymaya başlamak. Soğumaya başlamak.

Become estranged : Yabancılaşmak.

Cool down : Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Sakinleşmek. Gevşemek. Yatışmak.

Grow away from : Bağları kopmak. Büyüyüp sığmamak. Ayrı yaşamak. Uzaklaşmak. İle ilişkileri azalmak. İlişkisi bozulmak. Arası açılmak. Yakınlığını azaltmak. (arkadaş vb) ayrılmak.

Fall out of love with : Sempatisi kalmamak. Aşkı bitmek. Birini artık sevmemek. Sevgisi tükenmek.