Get in a jam türkçesi Get in a jam nedir

  • Dara düşmek.
  • Darda olmak.
  • Dar boğaza girmek.
  • Zor duruma düşmek.

Get in a jam ingilizcede ne demek, Get in a jam nerede nasıl kullanılır?

Get : Gelmek. Yalanını çıkarmak. Erişmek. Açığını bulmak. Kazanmak. İlgilenmek. Uymak. Satın almak. Başına gelmek. Olmak.

In : İçine. İç. İçeri doğru yönelen. Dahili. İçeriye. Çok moda olan. İçinde. Halinde. Mevsimi gelmiş. Da.

A : Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir.

Jam : Sıkışıklık. Sıkışmak. Tıkamak. Parazit yapmak. Sıkışma. Sıkmak. Kenetlenmek. Tutukluk yapmak. Reçel.

Get in a tizzy : Eteği ayağına dolaşmak. Eli ayağı dolaşmak.

Get into in a jam : Başı dertte olmak. Başı derde girmek.

Be in a jam : Zor durumda olmak. Güçlük içinde olmak. Zorluk içinde olmak. Zorda olmak. Başı dertte olmak. Sıkıntıda olmak. Dar boğazda olmak. Karışıklık içinde olmak. (parasal) sıkıntıya düşmek. Darda olmak.

Get in : İçeriye girmek. Varmak. Girmek. İçeri girmek. Ürünü toplamak. Seçilmek. Arabaya binmek. Gitmek. (arabaya) binmek. Gelmek.

Get in hot water : Başı derde girmek. Ayvayı yemek.

İngilizce Get in a jam Türkçe anlamı, Get in a jam eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Get in a jam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go to the wall : Altta kalmak. Sermayeyi kediye yüklemek. Başarısız olmak. Duvara toslamak. Yenilmek. Faaliyetine son vermek. Batmak. İflas etmek.

Be in the soup : Zor durumda olmak. Hapı yutmak. Sıkıntıya girmek veya düşmek. Ayvayı yemek. Başı dertte olmak.

Fall on evil days : Zor günler geçirmek. Düşmek. Sıkıntıya düşmek. Şanssızlığa uğramak.

Be hard up : Akla karayı seçmek. Sıkıntıya düşmek. Çok sıkışmak. Çok sıkıntı çekmek. Eli darda olmak. Darda kalmak.

Be in a bind : Sıkışık durumda olmak. Parasız kalmak. Sıkıntıda olmak. Başı dertte olmak. Zorda olmak. Başı belada olmak.

Be hard pressed : Eli darda olmak. Zor durumda olmak. Baskı altında olmak. (bir şeyi yapmakta) zorlanmak. Paraya sıkışık olmak.

Be in dire straits : Darlık içinde olmak. Çok zor bir durumda olmak. Çok güç durumda olmak.

Be in a jam : Zorda olmak. Sıkıntıda olmak. (parasal) sıkıntıya düşmek. Zorluk içinde olmak. Güçlük içinde olmak. Karışıklık içinde olmak. Zor durumda olmak. Başı dertte olmak. Dar boğazda olmak.

Be pushed for money : Darboğaza girmek. Paraya sıkışmak. Eli darda olmak. Başı daralmak. (maddi olarak) dara düşmek.

Be pressed for : Sıkışmak. İhtiyacı olmak.

Get in a jam synonyms : be pressed for money, get into a jam, be pushed, be behind the eight ball, be in a strait, feel the pinch, feel the draught, get into a scrape, have a thin time.