Getting confused türkçesi Getting confused nedir

Getting confused ile ilgili cümleler

English: I'm getting confused.
Turkish: Bocalıyorum.

Getting confused ingilizcede ne demek, Getting confused nerede nasıl kullanılır?

Getting : Temin. Edinme.

Confused : Allak bullak. Perişan. Şaşırtıcı. Mahçup. Karışık. Şaşırmış. Şaşkına dönmüş. Karışmış. Seçilemez. Kafası karışmış.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : Geri dönmek. Dönüş yapmak. Öç almak. İntikam almak.

İngilizce Getting confused Türkçe anlamı, Getting confused eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting confused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vacillations : Tereddüt. Sallanma. Kararsızlık. Sendeleme. Tereddüd.

Teetering : Sallanmak. Bocalamak. Sendenleme. Sendelemek.

Fluster : Şaşkınlık. Telaş. İki ayağını bir pabuca koymak. Telaşlanmak. Kızıştırmak. Kafasını karıştırmak. Heyecan. Bocalamak. Sarhoş etmek.

Backing and filling : Sürekli karar değiştirme. Bir kararı sürekli olarak erteleme (amerikan argosu). Kararsız kalma. Dönüşümlü olarak yelkenlerin rüzgarı yakalamasını sağlayarak ve engelleyerek bir su aracına dar bir alanda kılavuzluk etme (denizcilik). İki iş veya karar arasında kararsız kalma.

 

Floundering : Debelenmek. Bocalamak. Şaşırıp kalmak. Boşuna çabalamak. Bata çıka yürümek. Bocalayan.

Vacillation : Sendeleme. Tereddüd. Sallanma. Tereddüt. Kararsızlık.

Fluctuation : İnip çıkma. Değişip durma. Değişim. Değişme. Kararsızlık. Çalkantı. Bir değerin, ortalama değer çevresinde oynaması. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir dizgenin durumunu belirleyen değişkenlerin denge konumundan sapma göstermeleri.

Fluctuations : Değişip durma. Kararsızlık. Tereddüd. Oynama. Dalgalanma.