Gici nedir, Gici ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Öfke, kin.

Sığırları ısıran bir çeşit sinek, büvelek.

Uyuz hastalığı.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: gicik].

Gici kısaca anlamı, tanımı

Gicik : Keçi yavrusu, oğlak. Çok kıpırdayan, yelinde duramayan kimse: Gicik, yerinde duramadın mıydı ?. Çok gülen kişi. Kara karınca. bk. gıdık. Zayıf. Uyuz hastalığı. Emzik. hlk. Uyuz hastalığı. Kaşınma, kaşıntı, uyuz hastalığı

Gicik getürmek : Uyuza yakalanmak.

Giciklen : Isırgan otu.

Gicikli : Pis, bitli kimse: O gicikliye mi kaldım, dünyada başkası yokmuş gibi.

Gicime : Uyuz hastalığı.

Gicimek : [Bakınız: gicişmek]. Kaygılanmak. Kızmak. Neşelenmek, gülüşmek. Kuvvetle cinsi istek duymak (kadınlarda). Peynir bozulmak. Kaşınmak. Kaşınmak, tahrik olmak.

Gicimik : Uyuz hastalığı. Düşkünlük, dadanma: Hüseyin işrete gicimik oldu. hlk. Uyuz hastalığı.

Gicimik ayı : Mart ayı.

Gicimik dutmak : Sıkıntılı bir şekilde kıpırdamak, sabırsızlanmak.

Gicimikli : Boş durmayan, kendi kendine iş bulan kişi.

Gicimük : Uyuz hastalığı. Düşkünlük, dadanma.

Gicinmek : Kaşınmak.

Gicirgen : Isırgan otu.

Gicişmeyh : Kaşınmak.

Gicit : Uyuz hastalığı.

Gicitgen : Isırgan denilen ot.

Gicitkan : Isırgan otu.

Gicitmek : Kaşındırmak.

Giciyik : Ekzema hastalığı. [Bakınız: gicik].

Kuru giciği : Hlk. Psoroptik uyuz.

Ulu gici : Büyük küçük.

Gicişme : Gicişmek işi.

Gicişmek : Kaşınmak, kaşıntı duymak, gidişmek.

Diğer dillerde Gibrat dağılımı anlamı nedir?

İngilizce'de Gibrat dağılımı ne demek ? : gibrat distribution