Gide nedir, Gide ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Koyunları kovalama ünlemi.
Gide ile ilgili Cümleler
- Gidebileceğimi düşündüm.
- Sel gider kum kalır misali, türküler gidiyor, şiirler kalıyor.
- Onlar eve geri giderken Mustafa durmalarını ve yiyecek bir şey almalarını önerdi.
- Belki de battı balık yan gider diye eşinizle birlikte lüks bir gece kulübünü göze aldınız.
- Ali iyi hissetmediği için bugün işe gidemiyor.
- Ali hava güzelse pazar günleri sıklıkla balık tutmaya gider.
- Oraya tekrar geri gidemedim.
- Gidelim ve onu orada görelim.
- Gideceğim ve onu senin için bulacağım.
- Giderken yürüyerek gittim.
- Okula giderken kazayı gördü.
- Sonra ver elini ana baba ocağı. Hem hasret giderecektim hem de ruhumla dinlenecektim.
- Giderlerin nedir?
- Dün akşam eve giderken bir sağanağa yakalandım.
- Gidebileceğimiz bir yer biliyorum.
- Gidecek başka yerim yoktu.
Gide ile ilgili Atasözü veya Deyim
ava giden avlanır : çıkarını başkalarına zarar vermekte arayan kimse, o zarara kendisi uğrar anlamında kullanılan bir söz.
ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya : yoksulluğuna bakmadan gösteriş yapmaya kalkanların gülünçlüğünü anlatmak için kullanılan bir söz.
baş nereye giderse ayak da oraya gider : küçükler büyüklerin izinde gider, her işte onları örnek tutarlar anlamında kullanılan bir söz.
battı balık yan gider : işler kötü gittiğine göre artık istenildiği gibi davranılabilir anlamında kullanılan bir söz.
çabalama kaptan ben gidemem : bu işi yapacak güçte değilim, zorlamanın yararı yok anlamında kullanılan bir söz.
çağrılmayan yere çörekçiyle börekçi gider : çağrılmadığın yere sakın gitme anlamında kullanılan bir söz.
çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider : çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir anlamında kullanılan bir söz.
el elin nesine, gülerek gider yasına : bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir anlamında kullanılan bir söz.
erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer : kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır anlamında kullanılan bir söz.
gelen ağam giden paşam : yönetim kimde olursa olsun benim için fark etmez anlamında kullanılan bir söz.
gelen gideni aratır (veya gelen gidene rahmet okutur) : beğenmediğimiz bir kişinin yerine öyle birisi gelir ki eskisini aratır anlamında kullanılan bir söz.
giden gelse dedem gelirdi : ölen bir kimse dirilemeyeceği gibi elden çıkan bir şey de bir daha ele geçmez anlamında kullanılan bir söz.
gitti gider (dahi gider) : söz konusu olan şeyin bir daha gelmeyeceğini, ele geçmeyeceğini anlatan bir söz.
gönül verme evliye, eve gider unutur : bir kadın, evli bir erkeğe gönlünü kaptırmamalıdır anlamında kullanılan bir söz.
gümüş sağ olsun, altın gidekosun : eldeki şey, elde edilmesi güç olan daha değerli bir şeyden üstün tutulmalı anlamında kullanılan bir söz.
hasret gidermek : özleme son vermek, kavuşmak.
haydan gelen huya gider : kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar anlamında kullanılan bir söz.
iş anlatılıncaya kadar baş elden gider : kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur anlamında kullanılan bir söz.
kedinin gideceği samanlığa kadar : uygunsuz iş yapan kişi, ne kadar kaçarsa kaçsın, gideceği yer bellidir, kısa zamanda yakayı ele verir anlamında kullanılan bir söz.
kulaklarının pasını gidermek : çoktan beri dinlememişken müzik dinlemek.
leyleği kuştan mı sayarsın, yazın gelir, kışın gider : sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan, maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez anlamında kullanılan bir söz.
sel gider, kum kalır : geçici durumlara güvenmek doğru değildir anlamında kullanılan bir söz.
sen giderken ben geliyordum : ben bu işi senden önce yaptım anlamında kullanılan bir söz.
tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider : bir gerçeği anlatıncaya kadar çoğu kez başa gelmedik şey kalmaz anlamında kullanılan bir söz.
yel gibi gelen sel gibi gider : emek vermeden ele geçen para çarçur olur gider anlamında kullanılan bir söz.
Gide anlamı, kısaca tanımı
Aktiflik giderilmesi : Kimyasal ve fiziksel yollarla bir katalizör veya bir serumun etkinliğinin (aktifliğinin) azalması
Alış giderleri sayışımı : Alınan mal satılabilir duruma gelinceye dek yapılan giderleri saptayan sayışım.
Anamal gideri : Bir anamal ya da ekonomik değer elde etmek için yapılan gider.
Araştırma gideri : Bir araştırmanın işmen, gereç, zaman ve benzerleri bakımlardan gerektirdiği akçalı yük.
Bağlantılı giderler : Bir işlem, ya da bir işlemin bir parçası, bir tümdeğer merkezi, bir değişken ya da satış alanıyla aralarında kolayca bağlantı kurulabilen giderler.
Bakım gideri : Bir araç ya da aygıtın bakımı için gerekli gider.
Bakım giderleri : Durağan değerlerin bakımı için işletmece yapılan giderler. Yapımı sağlayan makinelerin zamanla yıpranarak çalışma güçlerinin azalmasını önlemek üzere ödenen bakım ve onarım giderleri.
Bakım onarım gideri : Bina, tesis, makine ve donatım gibi sabit varlıkların etkin kullanımlarını sürdürmek için yapılan koruma, düzenleme ve eskiyen parçaları yenileme giderleri.
Banka giderleri : Yaptıkları işler karşılığı bankalarca alınan ürem ve indirim paraları dışında kalan gider ve ücretler.
Bırakılan gider : Elde tutulması amacıyla yapılmasından vazgeçilen gider.
Boşaltma gideri : Boşaltma süresince ve bu işlem nedeniyle gerçekleşen giderler.
Buğulu yağ giderme : Klorlanmış çözeltilerin sıcak buğularını kullanarak, metal yüzeyleri yağ, katı yağ ve benzerlerinden arıtma işlemi.
Çalışma dışı gider ve yitirceler : İşletmenin temel kuruluş amacı dışında kalan geçici işlemlerinden doğan gider ve yitirceler.
Çamur giderme : Yunakları, dibinde toplanan çamurdan temizleme işlemi.
Dağıtılmayan giderler : Üretimde katkısı olmayan yarı yapılmışların değerlendirilmelerinde ana öğe olarak ele alınmayan ancak satış tümdeğerinin bir öğesi olan giderler.
Değişen giderler : Üretim oylumunun alçalış ve yükselişiyle beraber işletmede değişiklikler gösteren giderler.
Denetlenebilen giderler : Bazı yönetim düzeylerinde dolaysız izlenime bağlı değişen giderler.
Denetlenemeyen giderler : Bazı yönetim düzeylerinde dolayısız olarak izlenemiyen durağan nitelikli giderler.
Deniz giderleri : Barınakta yükün gemiden boşaltılması ve karaya getirilmesinde gerçekleşen giderler.
Devlet giderleri : Devletin iktisadi ve işlevsel harcamaları olarak sınıflandırılan kamu harcamaları. Devlete ilişkin görevlerle kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden doğan giderler.
Dönem gideri : Genellikle zaman temeline göre gerçekleşen gider. (Kira, ürem, yapı vergileri, gelir vergileri vb.).
Dönem giderleri : [Bakınız: faaliyet giderleri]. Üretime katkısı olmayan yarı yapılmış ve yapım özdeği değerlendirmelerinde ana öğe olarak ele alınmayan ancak işletme çalışmalarından doğan geliri bulabilmek için net olmayan kârdan düşülen giderler.
Dönemsel gider : Görülen iş ya da hizmete göre değil de zaman temeline göre sayışıma alınan gider.
Dönemsel giderler : Önceden kesinlikle yeterince bilinen ve tutarı saptanabilen yıllık dönem içindeki tümdeğer ve dengelem sürelerine dönemsel olarak dağıtılan giderler.
Durağan giderler : Üretim niceliğine göre artıp eksilmeyen maloluş.
Durağan mallar tümdeğerine eklenen giderler : Durağan mallarda doğal bakım, onarım ve temizleme giderleri dışında durağanı genişletmek ya da ekonomik değerini sürekli olarak arttırmak amacıyla yapılan ödemeler gibi tümdeğere eklenen giderler.
Durağan mallar tümdeğerine giren giderler : Durağan mallar için ödenen makine ve döşemelerde, gümrük vergileri taşıt ve kurma paraları, bir yapının satın alınarak yıktırılmasından ve toprağın düzeltilmesine ve benzerleri gibi tümdeğere eklenen giderler.
Duyuru ve tanıtma giderleri : Mal ya da hizmet satışının arttırılması, geliştirilmesi ve tanıtılması amacıyla her türlü araç kullanılmak suretiyle yapılan giderler.
Düşünülemiyen giderler : Belireceği, ortaya çıkacağı önceden düşünülemiyen, isteğe bağlı olmaksızın ortaya çıkan olağanüstü giderler.
Elektrikli yağ giderme : Çelik yüzeylerden, yağ, katı yağ ve benzerini, uygun bir çözeltide, elektrik akımı yoluyla giderme işlemi.
Etkinlik giderme : Bir ortamda tepkimeye neden olan etkin bileşenin niteliğinin güçsüzleştirilmesi ya da niceliğinin azaltılması.
Faaliyet dışı giderler : İşletmenin ana çalışma alanı ile doğrudan ilgili olmayan, faiz gideri ya da duran varlık satış zararları gibi alanlara ilişkin giderler. karşılığı faaliyet giderleri.
Faaliyet giderleri : İşletmenin ana çalışma alanına ilişkin pazarlama, dağıtım, araştırma-geliştirme ve genel yönetim gibi tüm giderleri. karşılığı faaliyet dışı giderler.
Faiz dışı bütçe giderleri : Bütçe giderlerinden faiz ödemelerinin çıkartılmasıyla elde edilen tutar.
Faiz dışı gider : Faiz dışında ödenen ücret, komisyon, vergi ve harçlar ile işlem maliyeti gibi tüm giderler.
Faiz gideri : Borcun miktar, risk ve vade yapısına bağlı olarak tahakkuk eden gider.
Fark giderici vergi : Serbest ticaret koşullarında düşük dünya fiyatlarıyla rekabet edemeyecek kesimleri korumak amacıyla yüksek yurtiçi fiyatlar ile düşük dünya fiyatları arasındaki fark kadar dışalım mallarından alınan vergi.
Gaz giderici : Katı ya da sıvı gibi yoğun özdeklerde, çözünmüş ya da tutunmuş gözeneklerde kapalı kalmış gazları özdekten ayırmaya yarayan aygıt.
Geçerli giderler : Belirli bir süre içinde gerçekleşen giderler.
Gelecek giderleri : İlgili sayışım dönemine ve aynı sayışım döneminde yer alan tümdeğer dönemlerin kendi yapılışları içinde aktarılan ve bir yıllık sayışım dönemine ilişkin olan öncelikle ödenmiş giderler.
Gelecek yıllar gideri : Bir yıldan daha çok süregelen sayışım dönemlerine ilişkin giderler.
Gelir gider : Kararsız. Orta, oldukça iyi.
Gelir gideri : Geliri sağlayabilmek amacıyla yapılan giderler.
Genel giderler : İşletmeye ilişkin giderler dışında kalan ve malın tümdeğerine dolaylı olarak giren giderler.
Genel giderler karşılığı : Genel giderleri karşılamak amacıyla ayrılan yedek para.
Genel yapım giderleri : İşletmenin temel üretimi ve onunla ilgili işleri için yapılan, ancak işçilik, ilk özdekler ve gereçlerini doğrudan doğruya etkilemiyen ve bunların dışında kalan giderler.
Genel yapım giderleri ortalama oranı : Gelecek bir yıllık dönemde kullanılmak için önceden yapılan oranlama.
Genel yönetim giderleri : İşletmenin yönetimi için zorunlu olan, ancak ne üretim ne de pazarlama ve satış işleriyle doğrudan doğruya ilgili bulunmayan işlemler için yapılan giderler.
Gerçek gider : Gerçekten yapılan giderlerden oluşan maloluş.
Gerçekleşen gider : Bir gereksemenin yerine getirilebilmesi için belirli bir günden önce yapılan ve sadece ileri bir günlemde ödenecek ya da sayışıma alınacak olan gider.
Gerilim giderme : [Bakınız: gerilim giderme tavlaması].
Gerilim giderme işlemi : Gerilim gidermeyi gerçekleştirmek için yapılan işlem.
Gerilim giderme tavlaması : Bozunum süreçleri sonucu, parçaların yapılarında bulunan içgerilimleri gidermek için, Aı sıcaklığı altında yapılan tavlama işlemi, gerilim giderme diye de bilinir.
Geriye doğru giden emboli : Sağ kalp yetersizliğinde, vena kava superiyor içindeki kan akımıyla sağ kulakçığa gelmekte olan embolinin, şiddetli bir öksürük veya aksırık sonucunda vena kava inferiyora girmesiyle kan akımının tersi yönünde hareket ederek karaciğere ulaşan emboluslar, retrograd emboli.
Gide geli : Gele gide.
Gidebilme : Gidebilmek işi.
Gidebilmek : Gitme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Gidecek : Saban okunun ucundaki çivi.
Gidegen : Durmadan giden, çabuk yürüyen.
Gidegit : Gitgide, böylelikle.
Gidek : Keçi yavrusu, oğlak. Damların çevresinde olan duvar çıkıntısı (korkuluk). Saçak: Bu damın gideği iyidir. Balkon ya da büyük sofaların altına sütun gibi konulan dört köşe direk. Çamaşır ipi germek için damların iki tarafına dikilen ağaç. Avlu duvarının üstü. Gidiş yönü, gidilen yer. Keçi yavrusu.
Gidekoymak : Gidivermek.
Gidelik : Gidelim.
Gidemeç : Eşik.
Giden : Çevre, etraf, taraf: Şu gidenlere kurt inmiş. Geçen: Giden ay. İçel ilinde, Çamlıyayla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Gidenek : Bir süreç ya da gidişi yöneten işlem ya da kurallar bütünü.
Gidennerde : Geçmiş günlerde anlamında kullanılır.
Gider akışı : Üretim aşamalarından geçtikçe maloluşun yükselmesi.
Gider ayrımı : Üst basamaktaki yöneticilerin alt bölümler için uygun gördüğü harcamalar sınırı.
Gider bölünmesi : Bir mal ya da hizmete ilişkin ödemelerin çeşitli ikincil sayışımlar arasında bölünmesi.
Gider dağıtım temeli : Üretimde ortak ve genel giderlerin dağıtımı konusunda önceden saptanan temeller.
Gider dönemi : Ayrılmış ödeneği harcamak için öngörülen süre.
Gider gelir : Bostanları sulamaya yarayan dolap. Orta derecede, oldukça iyi: Senin yazın gider gelir ama Ali'ninki hiç okunmaz. Kararsız, bir düzende durmayan: Gider gelir akıllı.
Gider olmak : Gidici olmak, gitmek üzere bulunmak, gitmeğe hazırlanmak.
Gider ödenekliği : Devlete ilişkin gelirle bunlara karşılık yapılacak ödemeleri ya da gider yükümlülüklerini kapsayan ödeneklik.
Gider pusulası : Vergi Usul Kanununa göre götürü usûlde vergilendirilen tüccar ve serbest meslek sahiplerine vergiden muaf esnaf tarafından verilen fatura niteliğindeki belge.
Gider sayışımı : Yapılan giderler tümünün yazılımına dayanak olan sayışım.
Gider vakıt : Gidecek zaman, mufarakat zamanı.
Gider vergisi : Bir mal ya da hizmetin üretimi, satışı veya tüketimi sırasında alınan dolaylı vergi. Türkiye'deki gerçek kişilerin yurt dışında yapacakları her tür gezilerdeki harcamalarından (satın almalar dahil) dış gezi harcamaları yasasına göre alınan vergi. Yurt içinde yapılan ya da yabancı ülkelerde yapılıp yurda getirilen mallardan ve banka güvence işlemlerinden alınan vergi.
Giderebilme : Giderebilmek işi.
Giderebilmek : Giderme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Gidergelmez : Duman. Ölüm (mecazi anlamda).
Gidergenlik : Doygunluğa dek mıknatıslanmış bir özdeğin mıknatıssal üretimini sıfıra düşürmek için görekli mıkmatıssal yeğinlik.
Gidergenlikölçer : Mıknatıssal bir özdeğin gidergenlik yeğinliğini ölçmeye yarayan aygıt.
Gidergi : Gelip geçen, oturmayan, yolcu: Ben giderginin birisiyim işinize karışmam.
Giderilebilme : Giderilebilmek işi.
Giderilebilmek : Giderilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Giderin soğurtulması : Bir gider bölümünün işletme giderleri arasına konulmaması.
Giderinilmek : Giderilmek, uzaklaştırılmak.
Gideriverme : Giderivermek işi.
Giderivermek : Çabucak veya ksıa sürede gidermek.
Giderleme : Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. Mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri.
Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.
Giderlik : Yükünlerin birim alan altındaki hızları.
Gidermag : Gidermek.
Giderme arancı : Men da'vâsı.
Gidersiz : Çekici ya da aktarıcının ödeğe yaptığı bir açıklama (taşıyanı, kabul etmeme ya da ödememe uyarısı yapmadan baş vurma hakkını kullanabilir anlamına gelir).
Götürü gider eşleri : Vergi yöntemi yasasına göre tarım kazancının saptanılmasında uygulanan bir ölçü sağlanacağı düşünülen üretim ortalaması tümdeğerinin satış ortalama değerine oranlaması yoluyla elde olunan götürü gider eşlemesi.
Götürü gider yöntemi : Yükümlünün bildirimde bulunacağı hasılattan götürü olarak hesaplanan gider tutarının indirilmesi biçimindeki vergi matrahı hesaplama yöntemi.
Hazırlama ve geliştirme giderleri : Maden üretim ve işletimini en iyi biçimde değerlendirmek amacıyla yapılması zorunlu giderlerin tümü.
Hidrojen giderme : Bir özdeğin kimyasal yapısındaki hidrojenlerin bir bölümünün ya da tümünün alınması.
İkinci aşama gideri : Bir ana tecimevi dalına düşen gider bölüğü.
İkincil giderler : İkinci kertedeki çeşitli, küçük giderler.
İlk kuruluş giderleri : İşletmenin çalışmaya geçirilebilmesi için durağan varlıklara ilişkin değerler dışında genel yönetim hizmetlerinin gerektirdiği, ilerde yapılacak çalışmaların sonuçlarıyla karşılanacak giderler.
İnsersiyonla faaliyet giderme : Vektörün taşıdığı bir genin faaliyetinin giderilmesi için vektöre başka bir gen yerleştirilmesi.
İşletme genel giderleri : [Bakınız: faaliyet giderleri]. Satış-aşınma payı yönetim, kira, vergi, onarım, bakım ve yapım giderlerinin tümü.
İşletme gideri : Bir döşem ya da aygıtın kullanılma gideri. İşletmenin çalışabilmesi sağlanılmak üzere yapılması zorunlu olan belirli giderler. İşletmenin çalışmasını etkilemeyen ödemeler dışında kalan giderler.
İşletme giderleri yazılığı : Bir işletmede işletme giderlerinin yazıldığı yardımcı yazılık.
Kabuk giderme : Kazan ve boru çeperlerinde biriken katıların fiziksel ya da kimyasal yollarla temizlenmesi. Isıl işlem sırasında oluşmuş kabuğun, asitli bir çözelti kullanarak giderilmesi işlemi, kabuksuzlaştırma diye de bilinir.
Kaçınımlı giderler : Yönetim amacının gerçekleşmesi bakımından temel olmayan, çeşitli yarışım koşulları altında işlemlerde ve yapıntılılara ilişkin ederlerin buluş ve saptanılmaları nedeniyle ödenen giderler.
Kalur giderse : Devam eder durursa.
Kamu giderleri : [Bakınız: kamu harcamaları]. Kamu iş ve görevlerinin yapılabilmesi için gider niteliğinde olmak üzere devletçe yapılan ödemeler.
Kasılma giderici ilaç : Çizgili kaslarda kasılmaların şiddetini azaltan veya kasılmayı önleyen ilaç.
Katı yağ giderme : Metal yüzeyler üzerindeki katımsı yağları, uygun çözeltiler kullanarak gideren bir temizleme yöntemi.
Kişiye ilişkin giderler : Genel yönetimin değişen nicelik değerleriyle ilgili işlerde çalışan teknik işler ve yönetimle görevli kişilerin tümüne, hizmetlerine karşılık doğrudan doğruya ya da hizmetleriyle ilgili olmak üzere yapılan ödemeler.
Köpük giderici : Bir ortamda yüzey gerilimini artırarak köpük oluşmasını önleyen özdek.
Kullanma gideri : Taşınır ya da durağan bir malın kullanılmasından doğan gider.
Kurda giden : Kurt boğmaya alışkın köpek.
Kuruluş giderleri : Kuruluş için yapılan ödemelerin tümünü kapsayan giderler.
Lağım giderleri : Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı.
Mıknatıslık giderimi : Bir cismin mıknatıslığının azalması ya da bu özelliğinin yitirimi.
Mineral giderme : Sularda çözünmüş anorganik katıların ve yükünlerin niceliklerini azaltma.
Minerali giderilmiş su : Ham suyun içindeki Ca, Mg gibi metal yükünlerle, çeşitli eksinleri azaltılmış su.
Olağanüstü bütçe gideri : Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ortak giderler : Bir kaç özdegin birleşik olarak belirtilen tümdegerleri (pamuk ve pamuk yağı gibi.). Gereç ya da evreler gibi bir kaynaktan çeşitli değerleri olan yapımlılar birimlerinin üretimi sağlanılmak amacıyla yapılan giderler. Birlikte üretilen iki ya da daha çok yapıntılıya başka biçimde uygulanan işlemler, mallar ya da hizmetlerle ilgili olarak kullanılan kuruluş ve hizmetlere ilişkin birleşik giderler.
Ödenmiş taşıt gideri : Mala ilişkin taşıt giderlerinin mal yola çıkarılırken ödenmiş olması.
Öğünü gidermek : Aklını almak.
Para aktarım gideri : İndirim işlemlerinde bir bankanın bir başka kentte ödenecek bir belgitte yazılı parayı almak için yapmakla zorunlu bulunduğu giderleri karşılamak üzere aldığı para.
Para alımı giderleri : Bir paranın alınabilmesi amacıyla yapılan giderlerin tümü.
Pas giderici : Yüzeyde oluşmuş pası, gevşeterek ya da çözerek gideren bileşik ya da çözen.
Pas giderme : Paslanmış yüzeylerin pasını almak için, kimyasal olarak yapılan bir tür paklama işlemi.
Paydaşlığın giderilmesi : Bir taşınmaz üzerinde paylı iyeliği olan iki ya da daha çok kişinin, söz konusu taşınmazı aralarında bölüştürmeleri ve bölüşmede anlaşma olmazsa, taşınmazın bir bütün olarak satılarak ele geçen paranın iyeler arasında bölüştürülmesi.
Pazarlama giderleri : Üretim noktası ötesinde yapımlı için uygulanacak işlemlerle örneğin ambarlama, ambar için işler, işletmenin iyesi olduğu dağıtım noktaları arasındaki taşımalarla ilgili giderlerin gerçek tutarları.
Posta gideri içinde : "Posta parası da gönderilen nesnenin içindedir" anlamına gelen deyim.
Satış giderleri : Satışın gereği gibi sağlanabilmesi amacıyla yapılan her tür çabaya ilişkin giderler (reklam, duyuru, taşıma ödemeleri, satıcı ücretleri ve benzerleri gibi).
Sayıya giden atış : Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.
Sökme giderleri : Kullanılmakta olan bir bütünün ayırma, sökülme, kaldırma giderleri.
Su giderme : Bileşikteki ya da örüt yapısındaki suyu çekme, alma.
Suyunu giderme : Histolojide dokuların yıkamadan sonra suyunu gidermek amacıyla düşük dereceli alkollerden geçirilmesi. Parafin ve selloidin gibi maddelerle işlem yapılacak preparatlar sırasıyla % 50, % 60, % 70, % 80, % 90, % 96 ve saf alkollerde tutulurlar.
Sürekli giderler : Kira, vergi, borç belgiti üremi, elektrik, su paraları gibi belirli sürelerde ödenen giderler.
Tahakkuk etmiş gider : Ortaya çıkmış ancak henüz ödemesi yapılmamış gider.
Tecim giderleri : Satak ve yapım tümdeğerinden ayrı olarak bir tecimi uygulamada gerçekleşen giderler, yönetim giderleri.
Tinsel zarar giderim : Ma'nevi tazminât (bk. gönül alma).
Tuz giderme : Isıl işlem ve yüzey işlemden sonra, metal yüzeylerde kalan tuzları giderme işlemi.
Ürem gelir ve giderleri : Kısa ve uzun süreli her tür yatırımlardan sağlanan ürem geliri. Ödünç olarak alınan değerlerin kullanılması karşılığında yüklenilen giderler.
Yapım giderleri : Yapım için ödenen işçilik ücretleri ile ilkel özdek değerleri dışında kalan giderler.
Yatırım gideri : Bir kentin bellibaşlı işlevlerinin gerektirdiği, bir geçinge yılını aşan sürelerde gerçekleştirilebilen, günlük değil uzun süreli gereksinmelere yanıt verebilmek için yapılması gerekli giderler.
Yatırım giderleri : Girişimcinin, işletmesine ilişkin giderleri. Bir iş için gereken parayı ödemeyi yüklenerek verecek olanın, bu konuda gerçekleşecek giderleri.
Yeme içme ve barındırma giderleri : Görevli ve işçilerin işyerlerinde ya da işyeri dallarındaki yeme, içme ve barındırılmalarıyla, tedavi, ilâç, güvence ve emekli kesenekleri, giyimleri ve benzerlerini kapsayan giderler.
Yönetim giderleri : Bir kuruluşun izlenim ve yönetimi için gerekli olan genel giderler, yolluklar, görevli aylıkları, kira, telefon, kırtasiye benzeri gibi yönetim giderleri.
Yükleme boşaltma giderleri : Malın gemi ambarına konulma ve düzenli yığma giderlerinin satıcıya, ambardan çıkarma giderlerinin de alıcıya ilişkin olması. Satıcıya ilişkin gemi ambarına konulma ve düzenli yığma giderleriyle alıcıya ilişkin ambardan çıkartma ve boşaltma giderleri.
Yükleme giderleri : Malların taşıtlara aktarımı için yapılan giderler.
Zarar giderim : Tazminât.
Zarar gidermek : Tazmin etmek.
Zararın giderilmesi : Zararın tazmini.
Zorunlu giderler : Kaçınılmayan, yapılması zorunlu giderler.
Zorunlu kamu giderleri : Her yıl yapılması zorunlu olan kamu giderleri.
Cari gider : Yatırım ve transfer ödemesi niteliğinde olmayan kamu harcamaları.
Dava gideri : Dava açılırken ödenen ücret ile avukatlık giderleri, yargılama gideri, mahkeme masrafı.
Gelen giden : Gelenler, uğrayanlar, ziyaret edenler, gelip geçenler, gelen geçen.
Genel gider : Bir işin yapımı için gerekli olan giderler toplamı.
Gide gele : Aynı yere sürekli gidip gelerek.
Gide gide : Gidip dolaşarak, gezip görerek. Gittikçe.
Gideğen : Göl ayağı.
Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.
Giderayak : Gitme anında, gitmek üzereyken. Herhangi bir sürecin sonuna doğru. Son anda.
Giderek : Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen.
Gideren alan : Bir demiri mıknatısladıktan sonra bunun bir noktasından çıkan indükleme akışını sıfıra indirmek için gereken şiddetteki manyetik alan.
Giderilme : Giderilmek işi.
Giderilmek : Ortadan kaldırılmak, yok edilmek.
Giderme : Gidermek işi.
Gidermek : Ortadan kaldırmak, yok etmek. Dindirmek.
Gidertme : Gidertmek işi.
Gidertmek : Giderilmesine, ortadan kaldırılmasına yol açmak.
Ortak gider : Kat mülkiyetinde her dairenin aylık giderlere eşit ölçüde katılma payı.
Yargılama gideri : Dava gideri.
Yönetim gideri : Genellikle apartmanlarda, kooperatiflerde yönetimle ilgili işlerin yapılması için toplanan para, ücret.
Diğer dillerde Gibrat dağılımı anlamı nedir?
İngilizce'de Gibrat dağılımı ne demek ? : gibrat distribution

Bu kısımda Gide nedir? Gide ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gide tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gide hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.