Gig türkçesi Gig nedir

Gig ile ilgili cümleler

English: We have a gig at the club tomorrow night.
Turkish: Yarın gece kulüpte bir konserim var.

English: A gigantic bird came flying toward him.
Turkish: Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.

English: Ali giggled and Mary smiled.
Turkish: Ali kıkır kıkır güldü ve Mary gülümsedi.

English: Save for the cold in the hall, the gig was good.
Turkish: Salondaki soğuk hariç konser iyiydi.

English: "Ignorance is slavery!" says the gigantic poster on the ministerial building.
Turkish: Bakanlık binasındaki dev posterde "cehalet köleliktir!" diyor.

Gig ingilizcede ne demek, Gig nerede nasıl kullanılır?

Fish gig : Zıpkın. Balığı zıplınlamak için sivri uç.

Giga : Dokuzuncu kuvvette on. Milyar. Giga. Milyar kere.

Giga byte : Giga bayt. Bir milyar bite eşit olan bilgi saklama (bilgisayar).

Giga floating point operations : (bilgisayar) saniyede bir milyar yüzer nokta işlemine eşit olan ölçü birimi (işlem hızını değerlendirmek için kullanılır). Giga yüzer nokta işlemleri. Gıgaflop.

Giga hertz : Bir milyar hertze eşit olan frekans birimi (ayrıca gigahertz).

 

Gigabucks : Dünyanın parası. Çok büyük para miktarı (argo terim).

Gigabit : Cigabayt. Bir milyar bite eşit olan bilgi birimi (bilgisayar).

Gigabyte : 824 bayta ya da 1024 megabayta eşit olan enformasyon birimi. 1. 741. (bilgisayar) bir milyar bayt. 073. Gigabayt.

Gigaflops : Saniyede bir milyar işlem gücü. Saniyede bir milyar kayan nokta işlemi.

Gigabytes : 824 bayta ya da 1024 megabayta eşit olan enformasyon birimi. 1. (bilgisayar) bir milyar bayt. 741. Gigabayt. 073.

İngilizce Gig Türkçe anlamı, Gig eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gig ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fledge : Tüylerle kaplamak. Tüyleri çıkmak. Tüyle kaplanmak. genellikle uçmak için yuvayı terk etmek. Tüylenmek. Tüy takmak (ok). Tüylenmek (kuş). Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak.

Business : Sorun. İşletme. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Firma. İş kuruluşu. Ticarethane. Görev. Mesele. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Şey.

Harpooning : Zıpkınla öldürmek. Büyük zıpkın. Zıpkınlamak.

Demonstrations : Kanıtlama. Gösterme. Gösteriler. Kanıt. Arz. İspat.

Manifestation : Dışavurum. Gösterge. Belli olma. Tezahür. Görünme. Ortaya koyma. Manifestasyon. Tezahürat. Cilve.

Gaffs : Pot. Balıkçı zıpkını. Azap. İşkence. Palavra. Gaf. Kusur. Hile. Balıkçı kaması.

Harpoons : Büyük zıpkın. Zıpkınlamak.

Fledging : Tüy takmak (ok). Tüylenmek. Tüylenmek (kuş). Tüyleri çıkmak. Tüylerle kaplamak. Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak.

 

Lance : Deşmek. Üfleme borusu. Lance füzesi. Mızraklı süvari. Mızraklamak. Kargı. Mızrak. Neşter. Yangın hortumu marpucu.

Calling : Çağrı. Telefon etme. Heves. Ticari unvan. Görev aşkı. İstek. Ticari ünvan. Meslek. Tutku.

Gig synonyms : ship's boat, bout, entries, eelspear, gigs, affair, biz, concerting, entertainments, display, activity, assignment, fish gig, instrument, cutter, hornpipe, appointment, asgmt, fledges, lances, commerce, tender, entrances, ax, assignments, gaffing, entry, nap, entertainment, concerts, hornpipes, ball game, bouts.

Gig ingilizce tanımı, definition of Gig

Gig kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fiddle. Any little thing that is whirled round in play. To fish with a gig. A giglot. To engender. A top or whirligig. A playful or wanton girl. A kind of spear or harpoon. [Bakınız: Fishgig].