Lance türkçesi Lance nedir

Lance ile ilgili cümleler

English: Ali almost lost his balance.
Turkish: Ali neredeyse dengesini kaybediyordu.

English: Ali and Mary exchanged glances.
Turkish: Ali ve Mary bakıştılar.

English: Ali and Mary exchanged glances with each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle bakıştılar.

English: Ali and Mary both glance at John.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de John'a baktı.

English: Ali bled to death before the ambulance arrived.
Turkish: Ali ambulans gelmeden önce kan kaybından öldü.

Lance ingilizcede ne demek, Lance nerede nasıl kullanılır?

Lance a boil : Neşterle çıbanı yarmak.

Lance corporal : Onbaşının altındaki erbaşı. Neşter sapı.

Lance sergeant : Çavuş görevindeki onbaşı.

Break a lance with : Boy ölçüşmek.

Fer de lance : Tropikal amerika'ya özgü iri ve son derece zehirli yılan. İri güney amerika yılanı.

Lancelot : Lanselot. Kral arthur'un efsanevi yuvarlak masa şövalyesi. Kral arthur'un yuvarlak masası'nın efsanevi şovalyesi ve kraliçe guinevere'in sevgilisi.

Lancepesade : Onbaşı yardımcısı.

Free lance : Kiralık asker (ortaçağ'da). Kendi hesabına çalışan. Kendi hesabına iş gören. Bağımsız. Serbest sanatçı. Bir şirket tarafından devamlı olarak görevlendirilmeyen katkıda bulunan kimse. Serbest çalışan. Devamlı kadroya dahil olmayan.

 

Lanceolate leaf : Mızraksı yaprak.

Lancelets : Batrak. Okyanus dibine yuva yapan küçük balığa benzer birkaç hayvandan herhangi biri.

İngilizce Lance Türkçe anlamı, Lance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lancets : Cerrah neşteri. Lanset. Bisturi. Sivri kavis. Sivri pencere.

Open up : Ateş açmak. Açmak. Açılmak. Başlatmak. Görüşmeye başlamak. -e açmak. Çenesi düşmek. Konuşmaya başlamak. Geliştirmek.

Open : Ferah. Yarılmak. Açmak. Karara bağlanmamış. Kısık olmayan (ses). İçten. Dürüst. Geniş. Genişletmek.

Fish gig : Balığı zıplınlamak için sivri uç.

Speared : Mızraklanmış. Şiş saplanmış. Mızrakla vurmak. Mızraklı adam. Mızrak saplanmış. Mızrakla delinmiş. Zıpkınlamak.

Gigging : İş. Çalgı. Flika. Konser. Tüylendirmek. Sahneye çıkma. Gösteri. Kısa süreli iş. Zıpkın ile balık yakalamak.

Cleaved : İkiye ayrılmak. Bölmek. Açmak. Çatlamak. Yapışmak. Yarılmak. Sadık kalmak. Bağlı olmak.

Javelins : Cirit atma. Harbe. Cirit. Javelo.

Breaching : Kırmak. Gedik açmak. Gedik açma.

Lance synonyms : spearpoint, spear point, fleam, eel spear, thrust, weapon, giant reed, weapon system, incises, exhumed, arm, disrupts, lancet, exhumes, clove, blowpipes, shafts, lanced, lancing, scalpels, chop, cleave, the javelin, incise, bistoury, catling, shaft, gavelock, cleft, dags, blow pipe, disrupted, break.

Lance zıt anlamlı kelimeler, Lance kelime anlamı

 

Close : Sonuç. Çevirmek. Yummak (göz). Son. Son vermek. Geçit. Bağlantılı. Son söz. Yakın.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Lance ingilizce tanımı, definition of Lance

Lance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pierce with a lance, or with any similar weapon. A weapon of war, consisting of a long shaft or handle and a steel blade or head. A spear carried by horsemen, and often decorated with a small flag. Also, a spear or harpoon used by whalers and fishermen.