Breaching türkçesi Breaching nedir
Breaching ingilizcede ne demek, Breaching nerede nasıl kullanılır?
Breach of contract : Sözleşmeye uymama. Kontratı bozma. Akdin ihlali. Sözleşmenin ihlali. Sözleşme riayetsizliği. Sözleşme ihlali. Sözleşmenin yerine getirilmemesi. Sözleşmeye uyulmaması. Yasal bir anlaşmanın ihlali. Kontrat ihlali.
Breach of duty : Görevi yapmama. Görev ihlali. Sorumluluk ihlali. Görevin ihmali. Görevin yapılmaması.
Breach of etiquette : Görgü kurallarına uymama.
Breach of faith : Sadakatin bozulması. Sözünü yerine getirmeme. Güveni kötüye kullanma. Güveni sarsma. Sözünü tutmama. Dürüst olmayan davranış. Sözünden dönme.
Breach of order : Düzen ihlali. Düzenli sıranın bozulması.
Breach of trust : Güveni kötüye kullanma. Emniyeti suistimal. Emniyeti kötüye kullanma. Emanete hıyanet. Güveni bozma. Emanete ihanet. Belli bir süre kullanılmak üzere bir kişiye her ne adla olursa olsun teslim edilen bir şeyin, hata veya ihmal sonucunda, kendisi veya başkasının yararına kullanılması, satılması, rehin edilmesi, tüketilmesi, değiştirilmesi veya bozulması. krş. güveni kötüye kullanma sigortası.
Flagrant breach of : -'ın açık ihlali. -'ın besbelli ortada olan ihlali.
Breach of the peace : Sükunetin bozulması. Kamu düzenini bozma. Düzeni bozma. Toplumsal düzeni bozma. Karışıklık çıkartma. Kargaşalık çıkartma. Ortalığı karıştırma. Ayaklanma. Asayişi bozma.
Breach of warranty : Güvencenin ihlali. Garantinin ihlali. Garanti ihlali. Garantiyi bozma. Yükümlülüğün ihlali. Kefalet borcunun ihlali.
Breach of promise : Sözünden cayma. Evlenme vaadini yerine getirmeme. Nişanı bozma. Nişan bozma. Sözünü tutmama. Söz verip evlenmeme. Evlilik sözünü tutmama. Sözünden dönme.
İngilizce Breaching Türkçe anlamı, Breaching eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aggrieve : Rencide etmek. İncitmek. Mağdur etmek. Üzmek. Mağdur duruma düşürmek. Gücendirmek. Kederlendirmek.
Make inroads into : Yol açmak. Yolunu açmak. Yiyip bitirmek.
Pedagogy : Eğitbilim. Pedagoji. Eğitimbilim. Eğitim bilimi. Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı.
Make inroad into : Yiyip bitirmek. Yol açmak.
Instruction : Talimat. Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı. Direktif. Tarifname. Yönerge. Komut. Eğretim. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi. Öğrenim. Bilgisayar, bilişim, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Dag : Çiselemek. Kumaş üzerindeki oymalı kenar. Salak. Ahmak. Hançer. Komik kimse. Çiy.
Education : Tahsil. Eğitimbilim. Toplumun genç üyelerinin varolan ekine yetişkin üyelerce bilinçli, amaçlı ve düzenli biçimde hazırlanması süreci. Eğitim ve öğretim. Öğretim. Eğitim. Eğitme. Terbiye. Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği. önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi. belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme. her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi. eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad. eğitbilim. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri.
Baccalaureate : Bakalorya. Fakülte diploması.
Breaks : Molalar. Kaçmak. İhlal etmek. Ara vermek. Akma kırışıkları. Parçalanmak. Kopmak. Koparmak. Yenmek. Çözmek.
Bust : Tutuklamak. Tartışmak. Becerememek. Bozulmak. Batmak. İflas etmek. Bozmak. Parçalamak. Mahvetmek. Patlatmak.
Breaching synonyms : kerygma, kerugma, spoonfeeding, sleep learning, catechesis, catechetical instruction, hypnopedia, teaching reading, affronting, break, sermon, aggrieving, dags, tutorship, aggrieves, disrupts, disrupted, breach, make a breach in, abash, busted, break down, make a dent in, chop, indoctrination, cleaves, cleft, homily, lecture, make a hole in, break open, discourse, lesson.
Breaching zıt anlamlı kelimeler, Breaching kelime anlamı
Hypopnea : Hipopnö. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Hipopne. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma.
Hyperpnea : Hızlıca soluma. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Hızlı ve derin nefes alma. Hiperpne. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hiperöpne. Hlperpne. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi).
Breathless : Nefessiz. Soluk soluğa kalmış. Rüzgarsız. Nefesini tutmuş. Soluk kesici. Nefesi kesilmiş. Soluğu kesilmiş. Nefes nefese. Korkutucu. Soluğu kesen.

Bu kısımda Breaching kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breaching ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breaching anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breaching ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.