Break a lance with türkçesi Break a lance with nedir

  • Boy ölçüşmek.

Break a lance with ingilizcede ne demek, Break a lance with nerede nasıl kullanılır?

Break : Kaçmak. Ani değişim. Ara. İflas etmek. Daha iyi yapmak. Çiğnemek. Batmak. (ses) gitmek veya kısılmak. Parçalamak.

A : Amperin simgesi. La (müzik terimi). En yüksek not. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Pek iyi. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Lance : Neşter. Lance füzesi. Deşmek. Üfleme borusu. Yarmak. Zıpkın. Kargı. Mızraklamak. Yangın hortumu marpucu. Mızraklı süvari.

With : İle. İle ilgili. Beraberinde. Sayesinde. -e karşın. -la. Nedeniyle. İle beraber. Li. Yanına.

Break a code : Şifre kırmak. Kod kırmak. Şifreyi bulmak. Şifreyi çözmek.

Break a promise : Verdiği sözü bozmak. Verdiği sözü yerine getirmemek. Sözünden dönmek. Sözünde durmamak. Sözünü tutmamak. Dönmek.

Break a leg : İyi şanslar. Bol şans. Şeytanın bacağını kırmak.

Break a habit : Bir bağımlılıktan kurtulmak. Bir alışkanlığı bırakmak. Kötü alışkanlıktan kurtulmak. Alışkanlıktan kurtulmak. Alışkanlığı kesmek. Bir alışkanlıktan vazgeçmek. Alışkanlığı bırakmak.

Break a contract : Kontrat ihlal etmek. Sözleşmeye uymamak. Anlaşmayı ihlal etmek. Yasal bir anlaşmayı ihlal etmek. Sözleşmeyi bozmak.

 

İngilizce Break a lance with Türkçe anlamı, Break a lance with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break a lance with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Touch : Para sızdırmak. El sürmek. Yetenek. Dokunma. Etkilemek. Elini sürmek. Duygulandırmak. Dokunmak. Yetmek. Kullanmak.

Vied : Çekişmek. Rekabet etmek. Yarışmak. Çatışmak. Aşık atmak.

Compete with : Rekabet etmek. Aşık oynamak. Aşık atmak. Başetmek. İle yarışmak. Kapışmak.

Challenged : İtiraz etmek. Meydan okumak. Düelloya davet etmek. Meydan okunmuş. Hiçe saymak. Havlamaya başlamak. Davet etmek (düello). Reddetmek (hakim veya jüriyi). Kafa tutmak (argo terim). Meydan okunan.

Vies : Aşık atmak. Rekabet etmek. Çatışmak. Çekişmek. Yarışmak.

Match : Benzer. İki takım arasında kazanmak amacıyla yapılan yarışma.f. Karşılaştırmak. Evlenme. Benzemek. Kaşılaşma (takım karşılaşması). Eşleştirmek. Karşılaşma. Uymak.

Measure swords : Kılıçla çarpışmak.

Challenge : Kafa tutmak (argo terim). Reddetmek (hakim veya jüriyi). Davet etmek. Düelloya davet etmek. Meydan okumak. İtiraz etmek. Zorlu iş veya görev. Meydan okuma. Soruşturmak. Tepki ölçmek veya değerlendirmek.

Cope with : İle başa çıkmak. Yerine yetirmek. Bir şeyle uğraşmak. Baş edebilmek. Uğraşmak. Baş etmek. Başa çıkmak. İle ilgilenmek. Ele almak. Üstesinden gelmek.

Taking on : İddiaya tutuşmak. Üzerine almak. Kapışmak. Almak (işe). Üstlenmek. Takınmak. Üstüne almak. Moda olmak. Almak (taşıt kargoyu veya yolcuyu). (biriyle) boy ölçüşmek.

Break a lance with synonyms : challenges, take on.