Cope with türkçesi Cope with nedir

  • Ele almak.
  • İle başa çıkmak.
  • Yerine yetirmek.
  • Baş edebilmek.
  • Baş etmek.
  • Boy ölçüşmek.
  • Üstesinden gelmek.
  • Uğraşmak.
  • Bir şeyle uğraşmak.
  • İle ilgilenmek.
  • Başa çıkmak.

Cope with ile ilgili cümleler

English: Ali didn't know how to cope with the problem.
Turkish: Ali sorunla nasıl başa çıkacağını bilmiyordu.

English: He can cope with the problems.
Turkish: O, sorunlarla başa çıkabilir.

English: How does Ali plan to cope with the problem?
Turkish: Ali sorunla nasıl başa çıkmayı planlıyor?

English: Ali probably won't be able to cope with the problem by himself.
Turkish: Ali muhtemelen tek başına sorunla başa çıkamayacak.

English: Ali is unable to cope with stress.
Turkish: Ali stres ile baş edemiyor.

Cope with ingilizcede ne demek, Cope with nerede nasıl kullanılır?

Cope : Kaplamak. Üstesinden gelmek. Cüppe. Başarmak. Örtmek. Çare bulmak. Üstünü kapamak. Başa çıkmak. Papaz cüppesi. Uğraşmak.

With : Canlı. İle ilgili. -lı. -la. Nedeniyle. Birlikte. İle. Beraber. Sayesinde. İle beraber.

Cope cutter : Zıvana bıçağı.

Cope of heaven : Gökkubbe.

Copeck : Kapik. Rublenin yüzde biri. Rus para birimi.

Coped : Başarmak. Cüppe. Örtmek. Papaz cüppesi. Üstünü kapamak. Uğraşmak. Kaplamak. Başa çıkmak. Çare bulmak. Üstesinden gelmek.

 

İngilizce Cope with Türkçe anlamı, Cope with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cope with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring off : Başarılı olmak. Umulmayan bir şeyi başarmak. Başarmak. Kurtarmak. Getirmek. Zorluklara rağmen başarmak. Başarıyla yürütmek. Alt etmek.

Handle : Dokunmak. El tutma yeri. Kullanmak. Eğitmek. Kıvırmak. Yumuşacık olmak. İdare etmek. (meseleyi) ele almak. Tutamak. Meşgul olmak.

Go at : Saldırmak. Hücum etmek. Üzerinde çalışmak.

Achieve : Başarmak. Kazanmak. Ulaşmak. Elde etmek.

Getting over : Taşmak. İletmek. Hazmetmek. Geçirmek (hastalık). Atlatmak.

Take on : Almak (taşıt kargoyu veya yolcuyu). Görev vermek. Kavga etmek. İşe almak. Kapışmak. Takınmak. Üzerine almak. Moda olmak. Heyecanlanmak. Üstlenmek.

Bear up : Cesareti elden bırakmamak. Göğüs germek. Dayanmak. Destek olmak. Katlanmak. Dayanabilmek. Yardım etmek. Neşelenmek.

Be in the race to stay : Bırakmamak. Pers etmemek. Cebelleşmek. Kalmak için çabalamak.

Dealt : Meşgul olmak. Alışveriş etmek. Uğraşılan. Uyuşturucu işi yapmak. İlgilenmek. İş yapmak. Değinmek. Vurmak.

Cope : Papaz cüppesi. Çare bulmak. Örtmek. Üstünü kapamak. Başarmak. Cüppe. Kaplamak.

Cope with synonyms : carry through, engage in, see to, take an interest in, handles, come to grips with, watch, do with, contend with, challenges, accomplishing, see about, attacks, bend over backwards, coping with, be interested in, deal, handled, coming through, approached, conquer, overcome, agonises, get over, copes, apply to, agonize, approach, accomplishes, be wrapped up in, blow away, helped, discusses.