Go at türkçesi Go at nedir
- Üzerinde çalışmak.
- Saldırmak.
- Hücum etmek.
- Ele almak.
Go at ile ilgili cümleler
English: I think it better to go at once.
Turkish: Sanıyorum hemen gitmek daha iyidir.
English: I will go at 10.
Turkish: Saat onda gideceğim.
English: I will go at your house tomorrow.
Turkish: Yarın sana geleceğim.
English: I would go at 10.
Turkish: 10'da gidecektim.
English: I must go at once.
Turkish: Hemen gitmem gerekiyor.
Go at ingilizcede ne demek, Go at nerede nasıl kullanılır?
Go : Erişmek. İlerlemek. Uymak. Bahse girmek. Götürmek. Hareket etmek. Yapılmak. Kaybolmak. Koyulmak. Haline gelmek.
At : De. Yanında. Ya. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. A. Da. Üzerinde. E. Bir hareketin hedefini gösterir.
Go at it hammer and tongs : Birbirini yemek. Saç saça başa birbirine girmek. Atışmak. Var gücüyle çabalamak. Saç saça başa kavga etmek. Şiddetle kavga etmek. Dövüşmek. Son derece çetin bir mücadele vermek. Çok uğraşmak. Kapışmak.
Have a go at : Denemek.
Go a long way : Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak. Çok iş görmek. Etkisi uzun sürmek. Çok dayanmak.
Go aboard : Gemiye binmek veya çıkmak. Güvertede gitmek. Tekneye çıkmak. Binmek. Tekneye binmek.
Go a long way towards : Bir şey çok katkıda bulunmak. Çok yararlı olmak.
İngilizce Go at Türkçe anlamı, Go at eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Go at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coping with : Yerine yetirmek. Uğraşma. İle ilgilenmek. Üstesinden gelmek. Başa çıkmak. Uğraşarak.
Handle : Geçinmek. El tutma yeri. Üstesinden gelmek. Eğitmek. Eline almak. Kıvırmak. Tutamak. Başa çıkmak. İdare etmek.
Discuss : Müzakere etmek. Tadını çıkarmak. Konuşmak. Görüşmek. Münakaşa etmek. Tadına varmak. Söyleşmek. Tartışmak.
Approached : Yanaşmak. Koyulmak. Yaklaşmak. Benzemek. Başvurmak. Temasta bulunmak. Yaklaşım. Varmak. Andırmak. Görüşmek.
Give it some thought : Bir şeyi derinlemesine düşünmek. Kafa yormak. Bir şey üzerinde düşünüp taşınmak.
Aggressing : Tecavüz etmek. Taarruz etmek.
Go about : Başlamak. Salgın olmak. Orsalamak. İşe koyulmak. Yaygın olmak. Dolaşmak. Birlikte olmak. Kolları sıvayıp işe başlamak. Yön değiştirmek.
Assail : İşe girişmek. Kınamak. Sözlerle ya da yumruklarla saldırmak. Dil uzatmak.
Go around : İnsandan insana yayılmak. Herkese yetmek. Gezinmek. Dolaşmak. Yaygın olmak. Elden ele dolaşmak. Yeterince olmak. Yayılmak. Çok kişiye bulaşmak (hastalık). Etrafında dolaşmak.
Attacked : Dil uzatmak. Tecavüz etmek. Taarruz etmek. Koyulmak. Aşındırmak. Saldırıya uğramış. Yakalanmak. Hücuma uğramış. Çatmak.
Go at synonyms : deal with, aggressed, cope with, assailed, assailing, discusses, aggresses, assault, dealt, approach, aggress, assails, beat up, assaulted, deals, assaults, approaches, attack, deal, work it out, attacks, beating up.

Bu kısımda Go at kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Go at ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Go at anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Go at ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.