Mızrak nedir, Mızrak ne demek

Mızrak; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Uzun saplı, sivri demir uçlu silah
  • Atletizmde kullanılan, tek elle savrulan bir alet.

"Mızrak" ile ilgili cümle

  • "Düzgün ağaç dallarından yaptıkları mızrakları at kıllarıyla süslemişlerdi." - İ. O. Anar

Yerel Türkçe anlamı:

Topaç.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Ağrı şehrinde, Tutak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Mızrak hakkında bilgiler

Mızrak; tahta saplı, sivri uçlu, avcılıkta ve savaşta kullanılan antik bir silahtır. Ucundaki sivriltilmiş sert uç (taş, kemik, ateşte sertleştirilmiş ahşap ya da metal), tahta sapa eklenmiştir. En sık görülen mızrak başı bıçak şeklindedir. Uzun ince silahlar arasında en yaygını mızraktır ve uzun mızrak, kargı, teber gibi silahların da atası olarak nitelendirilir.

Hafif veya ağır olup elle, dururken, koşarak veya fırlatıcı ile atılır. Mekaniğe göre mızrak fırlatmada hızın yarısını son el hareketi yapar. Askerlikte ve avcılıkta eski çağlarda kullanılan mızrak, cirit adıyla Olimpiyat Oyunlarına da girmiştir.

Yunanistanlıların Büyük İskender döneminde kullanıldıkları bilinen boyu üç buçuk metreye ulaşan atları devirmekte kullanılan mızrak türü genelikle gümüş mızrakçılarca kullanılıp çok yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

Mızrak ile ilgili Cümleler

  • Onlar bize mızraklar attı.
  • Hiç mızrakla balık tutmaya gittin mi?
  • Asker mızraklarla ilgili endişeleniyor.

Mızrak anlamı, kısaca tanımı:

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Ucuna doğru gittikçe incelen. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Palamut.

Uçlu : Filtreli (sigara). Ucu olan, ucu çıkan.

Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Bir konuda etkili her şey.

Mızrak çuvala girmez : Gizli tutulması imkânsız durumlar karşısında söylenen bir söz.

Mızraklı : Mızrağı olan, mızrak taşıyan.

Mızraksı : Mızrağa veya mızrak ucuna benzeyen.

Mızraksız : Mızrağı olmayan.

Demir : Bu elementten yapılmış. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert. Bu elementten yapılmış parça. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).

Atletizm : Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

Alet : Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç.

 

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Kara tahta. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.

Avcılık : Avcı olma durumu. Avcının yaptığı iş.

Savaş : Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Mızrak çuvala girmez : gizli tutulması imkânsız durumlar karşısında söylenen bir söz.

Mızrak virüsü : Mızrakbaşı virüsü.

Mızrakbaşı virüsü : Yılanlarda solunum sistemi hastalıklarına neden olan bir virüs, mızrak virüsü, ferdilens virüsü.

Mızraklı alay : Son zamanlarda, Osmanlı padişahının mızrakla silâhlandırılmış özel süvari alayı.

Mızraklık : Mızrak konulan yer. sf. Mızrak yapılmaya uygun. İlgili cümle: "“Ağaçların mızraklık, kirişlik ve okluk dalları budandı, çakılarla düzeltildi.”" İ. O. Anar.

Mızraksı kaşık otu : Boyları 15-130 cm olabilen, yaprakları mızrak biçimiyle yumurta biçimi arasında değişen ve su yüzeyinin üzerine çıkabilen, genellikle göl kıyıları, kanallar, havuzlar ve bataklıklarda gelişen su bitkisi.

Diğer dillerde Mızrak anlamı nedir?

İngilizce'de Mızrak ne demek? : n. lance, spear, javelin, dart, pike, shaft

Fransızca'da Mızrak : javelot [le], lance [la], dard [le], épieu [le], pique [la], sagaie [la]

Almanca'da Mızrak : n. Lanze, Pike, Spieß, Wurfspeer, Wurfspieß

Rusça'da Mızrak : n. копье (N), пика (F), дротик (M)