Gile nedir, Gile ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yaş üzüm tanesi: Üzümün gilesi kaldı.

Göz bebeği.

Çapkın, külhanbeyi.

İki tarafı sürtünmeden aşınmış aşık.

Gile anlamı, kısaca tanımı

Gilebolu : Ufak salkımlı bir çeşit yabani kiraz

Gilek : Çekirdek.

Gilemaç : Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık.

Gilemada : Budanmış asma çubuğu.

Gilemede : Budanmış asma çubuğu.

Giler : Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler.

Gilernet : Fransızca kökenli clarinette: klarnet; bk. ayrıca gıranata.

Gilevat : Üzüm çubuklarını yüksekte tutmak için yapılan ağaç iskele: Çubuğu gilevada aldım.

Gileylenmeğ : Şikayet etmek.

Gileylenmek : Şikayet etmek.

Gileylenmeyh : Şikayet etmek.

Gileyli : Şikayet eden.

Gileyliliğ : Şikâyet.

Külhanbeyi : Kendilerine özgü giyinişi olan, argo kullanan, başıboş, haylaz delikanlı, serseri, hayta, külhani.

Göz bebeği : Gözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik, bebek. Çok sevilen, önem verilen kimse vb.

Sürtünme : Sürtünmek işi. Yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri veya her ikisi ötekine göre ters doğrultuda kayan iki cismin durumu, delk.

Yaş üzüm : Taze üzüm.

Çapkın : Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

 

Külhan : Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak, cehennemlik.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Diğer dillerde Gilbert sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Gilbert sendromu ne demek ? : gilbert's syndrome