Gilebolu nedir, Gilebolu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ufak salkımlı bir çeşit yabani kiraz.

Gilebolu tanımı, anlamı

Gile : Yaş üzüm tanesi: Üzümün gilesi kaldı. Göz bebeği. Çapkın, külhanbeyi. İki tarafı sürtünmeden aşınmış aşık

Yabani kiraz : Ana vatanı Türkiye olan bir tür kiraz (Cerasus microcarpa).

Salkımlı : Ağrı ili, Eleşkirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Artvin ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Çaybağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehrinde, Yüksekova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya kenti, Kale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yabani : Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki). Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse).

Salkım : Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

 

Kiraz : Gülgillerden, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve ağacı (Cerasus avium). Bu ağacın kırmızı veya beyaz renkte, etli, sulu, tek çekirdekli meyvesi. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Salkı : Vergi. 1.Dolambaçlı, aykırı, biçimsiz (yol için). 2.Sürüncemeli, askıda kalmış (iş için). 3.Eğri, dengesiz. Gevşek, yumuşak. [Bakınız: salgun]. Düşük, sölpük, perişan, kendini salıvermiş.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Salk : Üzüm ve benzerleri meyvelerin suyunu çıkarmaya yarayan araç.

Yaba : Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

Kira : Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar. Bu biçimde tutulan taşınmaz. Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para.

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Gilbert sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Gilbert sendromu ne demek ? : gilbert's syndrome