Yabani nedir, Yabani ne demek

Yabani; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yabani" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Babası, dağdan gelme, dangıl dungul bir yabaniymiş." - S. M. Alus

Yerel Türkçe anlamı:

Yabani; yaban. || yabani geçisi: dağ keçisi

Kurt, domuz, ayı gibi yabanıl hayvan.

Biyoloji'deki anlamı:

İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. Vahşî.

İngilizce'de Yabani ne demek? Yabani ingilizcesi nedir?:

wild

Osmanlıca Yabani ne demek? Yabani Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

vahşî

Yabani anlamı, kısaca tanımı:

Yabani akdiken : Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki (Rhamnus frangula).

Yabani enginar : Kenger.

Yabani gül : Yaban gülü.

Yabani hayvan : Ehlîleşmemiş, vahşi ve yırtıcı hayvanların genel adı.

Yabani ıspanak : Pazı.

Yabani incir : Yaban inciri. İncir ağacının yabani türü.

Yabani kimyon : Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu'da yetişen, beyaz veya turuncu çiçekli, çok yıllık, otsu bir bitki (Zygophyllum fabago).

Yabani kiraz : Ana vatanı Türkiye olan bir tür kiraz (Cerasus microcarpa).

Yabani lahana : Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki.

 

Yabani marul : Sarı çiçekli, beyaz sütlü, 50-150 santimetre yüksekliğinde, iki yıllık otsu bir bitki, eşek marulu, yağ marulu (Lactuca serriola).

Yabani menekşe : Menekşe çiçeğinin yabani bir türü.

Yabani mercanköşk : Mercanköşk çiçeğinin yabani bir türü, farekulağı (Origanum vulgare).

Yabani sarımsak : Zambakgillerden, kırlarda yetişen, koyu yeşil yaprakları bahar olarak kullanılan çok yıllık bir tür bitki, köpek sarımsağı, köpek soğanı.

Yabani turp : Yaban turpu.

Gulyabani : Karanlık ve ıssız yerlerde, insanın gördüğünü sandığı korkunç hayalet.

Yaban : Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Issız. İnsan yaşamayan ıssız yer. Aile ocağından uzak olan yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Kendi kendine yetişen bitki.

Yabani kimyongiller : Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabani kimyon, peygamber ağacı vb. bitkileri içine alan bir familya.

Yabanice : Yabani bir biçimde.

Yabanileşme : Yabanileşmek işi, yabanıllaşma.

Yabanileşmek : Yabani duruma gelmek, yabanıllaşmak, vahşileşmek.

Yabanilik : Yabanice davranış. Yabani olma durumu, yabanıllık.

Evcil : Yerli. Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Görgü : Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim. Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye. Görmüş olma durumu.

Hoyrat : Güneydoğu Anadolu'da ve Irak'taki Türkler arasında tek başına söylenen bir tür ezgili deyiş. Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı bir biçimde. Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı.

 

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan.

Yabani akasya : Özodunu sarı yeşil, bazen de kırmızı kahverengi, dışodunu sarı beyaz, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,72/cm3 olan bir tür ağaç.

Yabani pancar : Kazayağıgiller (Chenopodiaceae) familyasından, 1 m kadar boylanabilen, çok yıllık, otsu bitkiler.

Yabani tirfil : Kara yonca, dağ yoncası.

Yabani tütün : Patlıcangiller (Solanaceae) familyasından, 3 m kadar boylanabilen, sarı çiçekli, çalımsı, Batı ve Güney Anadolu'da doğal olarak yetişen bir bitki.

Yabani cezayir menekşesi : (botanik)

Yabani fi : Ekinlerin büyümesini önleyen, fiğ otuna benzeyen bir çeşit yabanıl bitki.

Yabani fiğ : Baklagil yem bitkisi.

Yabani hardal : (botanik)

Yabani hindiba : Anadolu’da yaygın olan, bir metreye kadar yükselebilen, yaprakları parçalı ve tüylü, çiçekleri açık mavi ve seyrek olarak beyaz renkli, inülin, uçucu yağ, acı maddeler ve glikozitler taşıyan çok yıllık otsu bir bitki.

Yabani keçi : yabankeçisi (zooloji)

Yabani ile ilgili Cümleler

  • Hobim yabani çiçeklerin resimlerini çekmektir.
  • Çayır yabani otlarla dolu.
  • Bu gül çeşidi, yabani olarak yetişir.
  • Yabanî hayvanlar ormanda yașar.
  • Yabani kuşları izliyorum.
  • Burada yabani çiçekler boldur.
  • Tom'un bahçeyi yabani otlardan temizlemesine yardım ettik.
  • Yabani hayvanları görmek için Afrika'ya gitti.
  • Yabani kuşları izlemek çok eğlenceli.
  • Hobim yabani çiçeklerin fotoğraflarını çekmektir.
  • Yabani bir at gibi içim içime sığmıyor.
  • Yabani hayvanlar ormanda yaşar.
  • Yabani havuç, iki yılda bir yetişen, havuca benzer bir türdür.
  • Biz kilisenin etrafındaki bütün çimenleri ve yabani otları kestik.

Diğer dillerde Yabani anlamı nedir?

İngilizce'de Yabani ne demek? : adj. bestial, brutal, brute, brutish, fair, feral, haggard, savage, untamed, wild

n. fan, fork, hayfork, prong, winnow, wooden fork, wooden winnowing fork

n. savage

Fransızca'da Yabani : farouche, fou/folle, sauvage

Almanca'da Yabani : adj. wild, wildlebend, wildwachsend, wildwüchsig

Rusça'da Yabani : adj. дикий, дикорастущий, некультурный, пугливый, застенчивый