Hoyrat nedir, Hoyrat ne demek

Hoyrat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı
  • Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı bir biçimde.
  • Güneydoğu Anadolu'da ve Irak'taki Türkler arasında tek başına söylenen bir tür ezgili deyiş.

"Hoyrat" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ne hoyrat kullanmışlar / Sevincin sesi çıkmıyor" - B. Necatigil

Yerel Türkçe anlamı:

Soğuk yaradılışlı, insanlardan kaçan. 1

Dikkatsiz.

Avare, serseri

Tembel.

Bakımsız çocuk.

Tuhaf: Şu elbiseler sırtında pek hoyrat duruyor. 1

Biçimsiz.

Yüzü hiç gülmeyen (kimse). 1

Cimri, hasis.

Bir türkü makamı.

Çirkin

Tutumsuz. 1

Söz dinlemeyen, itaatsiz (kimse).

Savruk (kimse).

Acemi.

Bir çeşit ezgi, türkü.

Yakışıksız, çirkin.

Bilimsel terim anlamı:

Güneydoğu Anadolu ile Irak Türk bölgesinde ezgi ile söylenen mani.

Hoyrat hakkında bilgiler

Hoyrat - halk edebiyatında maninin bir türüdür. “Kesik Mani, Cinaslı mani” adlarıyla geleneksel halk edebiyatımızda yer almaktadır. Bu tür manilere, Azerbaycan Türkleri, “Bayatî”, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Irak Türkleri “Hoyrat” demektedir.

Dize sayısı ve uyak sistemi değişiklik göstermektedir. Bu geleneksel mani şekli ile bunun müziğini ifade etmek için kullanılan hoyrat kelimesinin, hangi kelimeden türediği bilinmemektedir. “Fakir, garip, başıboş” anlamlarına gelen “Hoyrat” kelimesinden; Kerkük’ün bir semti olan “Korya” kelimesinden, veya “kaba saba, kötü, kibirli “anlamlarına gelen “hoyrat” kelimesinden geldiği hakkında görüşler bulunmaktadır. Hoyratlar dinleyenlerde ezgisi ve sözüyle yiğitlik ve mertlik havası uyandırır. En yaygın olduğu yerler, Irak’ın Kerkük ve Erbil şehirleri ile Türkiye’nin Doğu ve Güney Doğu illeridir. Ağırlı olarak, Urfa, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum ve Kars yörelerinde görülür.

 

Hoyrat yedi heceli dizelerden oluşur. İlk dize, kesiktir ve kafiye sözünü belirler. Çoğunlukla dört mısralı olmakla beraber, bazen mısra sayısı daha fazla olabilir. Hoyratın en önemli özelliklerinden biri. uyağın cinaslı olmasıdır. Az da olsa cinassız hoyratlara rastlamak mümkündür. Türkçenin eş sesli fakat anlamca farklı kelimelerinden yararlanılarak yapılmış olan cinas, dinleyenleri şaşırtır, şiire güzellik, anlam zenginliği katarken, dikkatleri üzerinde toplar.

Hoyrat anlamı, tanımı:

Güneydoğu : Güneyle doğu arasındaki yön.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Irak : Uzak. Klasik Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri.

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Hoyratça : Kaba. (hoyra'tça) Kaba bir biçimde.

Hoyratlık : Hoyratça davranış.

 

Hoyratlık etmek : Hoyratça davranmak.

Kırıcı : Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen. Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Kırınım oluşturan. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.).

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Ezgili : Ezgisi olan, melodik.

Deyiş : Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade.

Halk : Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Yaratma. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk.

Edebiyat : İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın.

Mani : Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı.

Kaba : Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Taneleri iri. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Hoyrat etmek : Birini utanacak durumda, zor durumda bırakmak: Adamı hoyrat etme.

Hoyratçıl üslup : «Sert roman» türünde kullanılan, gerçeği olduğu gibi, hiç yumuşatmadan anlatan çiğ ve hoyratça üslûp.

Hoyratlamah : Çirkinleşmek.

Diğer dillerde Hoyrat anlamı nedir?

İngilizce'de Hoyrat ne demek? : adj. vulgar, rough, rustic, boorish, ham fisted, ham handed, loutish, uncouth, flat footed

Fransızca'da Hoyrat : brutal/e, indélicat/e, goujat [le]

Almanca'da Hoyrat : Grobian