Glitzy türkçesi Glitzy nedir

  • Havalı (kimse).
  • Gösterişli bir biçimde fiyakalı.
  • Çok havalı.
  • Çok gösterişli.
  • Aşırı davranışlarından dolayı göze çarpan (kimse).

Glitzy ingilizcede ne demek, Glitzy nerede nasıl kullanılır?

Glitch : Bir sistemdeki kısa süreli hata. Kusur. Bozukluk. Arıza. Yanlış veya sahte elektronik sinyal. Hata. Hata (bilgisayar). (astronomi) titreyen yıldız rotasyonunda kısa süreli olağandışılık. Öngörülmemiş aksama.

Glitches : Bozukluk. Öngörülmemiş aksama. Küçük teknik problem. (astronomi) titreyen yıldız rotasyonunda kısa süreli olağandışılık. Hata (bilgisayar). Yanlış veya sahte elektronik sinyal. Kusur. Arıza.

Glitter : Parıltı. Parıldamak. Işıldamak. Parlaklık. Göze çarpmak. Parlamak. Pırıldamak. Işıltı. Pırıltı. Göz almak.

Glitterati : (resmi olmayan) grup olarak düşünülen zengin ve revaçta olan ünlü kişiler. Göz kamaştırıcı kişiler. Gözde ünlüler. Zengin ve ünlü şahıslar. Revaçta olan ünlüler. Çok revaçta (zengin) olan ünlüler.

Glittered : Işıltı. Işıldamak. Parlaklık. Pırıltı. Parlamak. Parıldamak. Göze çarpmak. Pırıldamak. Göz almak. Parıltı.

Glitteringly : Parıl parıl. Parlak bir şekilde. Işık yansıtarak. Işıldayarak. Pırıl pırıl.

All that glitters is not gold : Parlayan herşey altın değildir. Her sakallıyı deden sanma. Parlayan her şey altın değildir. Her parlayan altın değildir. Bazen değerli görünen bir şey tamamen değersizdir. Görünüşe aldanmamalı. Görünüşe aldanma.

 

Glitters : Parlamak. Göze çarpmak. Parıldamak. Pırıldamak. Göz almak.

Gliadin : Gluten. Gliyadin. Glütenden elde edilen ve gıda ürünü olarak kullanılan madde.

Glittery : Parıltılı. Pırıl pırıl. Parlak. Işık yansıtan. Saydam. Işıl ışıl. Parıldayan. Göz alıcı.

İngilizce Glitzy Türkçe anlamı, Glitzy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glitzy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Play : Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Bahis yapmak. Sahne yapıtı. Turneye çıkmak. Piyes. Oynaşmak. Çalmak (müzik terimi). Oyun. Numarası yapmak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi.

Maneuver : Önlem almak. Hile yapmak. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Manevra. Bkz.manoeuvre. Dolap çevirmek. Manevra yapmak. Tedbir. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek.

Manoeuvre : Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Dolap çevirmek. Önlem. Dalavere yapmak. Manevra. Manevra yapmak. Hile yapmak. Hile. Dolap.

Slickly : Aldatıcı bir şekilde. Kurnaz bir şekilde. Sıhhatli bir şekilde. Becerikli bir şekilde. Kaygan bir şekilde. Parlatılarak. Kaygan veya kaypak bir tarzda. Pürüzsüz bir şekilde. Kurnazca. Pürüzsüzleştirerek.

 

Empurpled : Mor renk verilmiş. Aşırı süslü. Mor hale gelmiş. Morartılmış. Mor olmuş. Kırmızılaştırılmış. Mor renge boyanmış. Kızartılmış. Morarmış.

Glitzy synonyms : safety blitz, linebacker blitzing.

Glitzy zıt anlamlı kelimeler, Glitzy kelime anlamı

Fine : Para cezasına çarptırmak. Trafik cezası kesmek. Hoş. İnce. Cezalandırmak. Ağır para cezası. Ceza. Para cezası vermek. İyi. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza.

Tastefulness : Zevklilik. Zariflik. Lezzetlilik.