Gobblers türkçesi Gobblers nedir

  • Çabucak yiyen kimse.
  • Lüp lüp yiyen kimse.
  • Baba hindi.

Gobblers ingilizcede ne demek, Gobblers nerede nasıl kullanılır?

Gobbler : Çabucak yiyen kimse. Lüp lüp yiyen kimse. Çabuk çabuk yiyen kimse. Baba hindi.

Gobble up : Yalayıp yutmak. Ham yapmak. Göçürmek. Çabuk yemek. Silip süpürmek. Çabuk yiyip bitirmek.

Gobble : Hızlı yemek. Çabuk yemek. Yutmak. Hindi gibi sesler çıkarmak. Acele yemek. Atıştırmak. Çabuk çabuk yemek. Gulu gulu. Yalayıp yutmak. Silip süpürmek.

Gobbled : Hızlı yemek. Atıştırmak. Acele yemek. Yutmak. Çabuk yemek. Hindi sesi çıkarmak. Gulu gulu. Yalayıp yutmak. Hindi gibi sesler çıkarmak. Çabuk çabuk yemek.

Gobbledegook : Karmaşık ifadeler ve süslü sözlerle yazılan yazı. Anlaşılmaz bürokratik meslek argosu. Karmaşık ve anlaşılması zor dille yazılmış yazı. Belirsiz bürokrasi dili. Karmaşık ve komik bir dil kullanarak yazma.

Gobbledygook : Gerizekalı. Argo (meslek). Anlamsız söz. Kargacık burgacık yazı. Salak.

Gobbet : Lokma. Parça (et). Et parçası.

Gobbles : Çabuk çabuk yemek. Hindi gibi sesler çıkarmak. Yutmak. Atıştırmak. Hindi sesi. Acele yemek. Silip süpürmek. Hızlı yemek. Yalayıp yutmak. Çabuk yemek.

Gobbing : Damlama.

Gobbets : Parça (et). Lokma.

İngilizce Gobblers Türkçe anlamı, Gobblers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gobblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turkey cock : Gurk. Kendini beğenmiş adam. Erkek hindi.

Emit : Belirtmek. Göndermek. Atmak. Yaymak. Yayımlamak. Salmak. Vermek. Çıkarmak. Yollamak.

Let out : Vermek. Kiraya verme. Ses çıkarmak. Çıkmasına izin vermek. Genişletmek. Kiraya vermek. Gevşetmek (ip veya kablo veya vb'ni). Genişletmek (elbiseyi). Bırakmak. Azad etmek.

Bolt : Tavan saplaması. Saplaç. İki parçayı birleştiren yuvarlak, çelik burmalı çivi. Süzmek. Sürgü. Çekilmek (partiden). Sürmelemek. Çiğnemeden yutmak. Tülbentten geçirmek. Futbol, madencilik alanlarında kullanılır.

Eat : Aşındırmak. Tüketmek. Çok yemek yemek. Buyurmak. Yemek. Yemek yemek. Çürütmek. Kemirmek. Zıkkımlanmak. Bitirmek.

Utter : Buyurmak. Kesin. Ses çıkarmak. Basmak (çığlık). Telaffuz etmek. Açığa vurmak. Çıkarmak (inilti veya ses). İfade etmek. Tüm. Tam.

Let loose : Bırakmak. İzin vermek. Çözüp koyvermek. Aklamak. Yumuşamak. Havaya uçmak. Serbest bırakmak. Patlamak. Salıvermek.

Tom turkey : Erkek hindi.

Gobbler : Çabuk çabuk yiyen kimse.