Graces türkçesi Graces nedir

  • İyilikler.
  • Zeus'un kızları olan üç kız kardeş ve güzellik.
  • Alımlılık ve neşe tanrıçaları (aglaia, euphrosyne ve thalia).
  • (yunan mitolojisi) üç güzel.
  • Üç güzeller.

Graces ingilizcede ne demek, Graces nerede nasıl kullanılır?

Airs and graces : Kendini önemli bir insanmış gibi gösterme. Birinin daha önemli görünmesi amacıyla yapılan yapmacık davranış. Hava veya caka veya gösteriş. Kendini beğenmiş tavır. Küçük dağları ben yarattım demek. Yapmacıklık. Dikkat çekmek için yapılan gösteriş.

The three graces : Üç nişan. (yunan mitolojisi) üç tanrıça. Eğlencenin çekiciliğin ve güzelliğin zeus'un kızları olan üç kız kardeş tanrıçaları (aglaia, euphrosyne ve thalia).

Three graces : (yunan mitolojisi) üç güzeller. Zarifler. Zeus'un güzel kızları olan üç kızkardeş ve güzellik çekicilik ve eğlencenin tanrıçaları (aglaia, euphrosyne ve thalia).

Disgraces : Utandırmak. Yüz karası. Gözden düşürmek. Küçültmek. İtibarsızlaştırmak. Rezillik. Yerin dibine sokmak. Rezalet. Rezil etmek. Ayıp etmek.

Scapegraces : Yaramaz. Hayırsız. Beş para etmez kimse.

Coup de grace : Öldürücü darbe. Son darbe. Ölüm acısına son veren darbe.

Fall from grace : Gözden düşmek. Suç işlemek. Popülerliğini yitirmek. Yanılgıya düşmek. Çaptan düşmek. İtibarı yerle bir olmak. İtibarını yitirmek. Yanlış yapmak.

 

Fell from grace : Düzelmişken gene eski kötü tavrına dönmek. Günaha geri dönmek. Önceden işlediği suçu tekrar işlemek. Popüleritesini kaybetmek.

Dinner without grace : Evlilikten önceki cinsel ilişki.

Have the grace to : Lütfetmek.

İngilizce Graces Türkçe anlamı, Graces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Graces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pelt along : Boyunca hızla gitmek. Hızla katetmek. Acele ile gitmek.

Speed : Çabuk gitmek. Hız yapmak. Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Hızlandırmak. Vites. Uğurlamak. Yolcu etmek. Yolunu açık etmek. Hız kazandırmak. Süratle gitmek.

Bucket along : Boyunca hızla gitmek. Acele ile gitmek. Hızla katetmek.

Buffalo grass : Boğa otu.

Bent : Meyil. Eğilim. Yetenek. Eğim. Çimen. Bükük. Çimenlik. Üşütük. Bükülmüş. İbne.

Hasten : Hız vermek. İki ayağını bir pabuca sokmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Aceleleştirmek. Acele ettirmek. Sıkıştırmak. Acele etmek. Aceleci davranmak. İvdirmek. Hemen söylemek.

Lemongrass : Yalancı melisa. Limon aromalı parfümlü yağ üreten hindistan'a ve sri lanka'ya özgü ot. Limon otu.

Shoot : Perdahlamak (kereste). Fışkın. Şiddetli akıntı. Filiz. Ateş etme. Yakmak. Sepete atış. Vuruş. Çekim. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı).

Cocksfoot : (ingiliz ingilizcesi) meyve bahçesi çimi. Ayrık otu. Bir çayırda yetişen çimler veya çayırlar.

Bluegrass : Kentucky'de bir bölge. Geleneksel bir country müzik türü. Country müzik çeşidi (güney birleşik devletler'de). Bir çimen türü. Mavi çimen. Çayır yumak otu. Poe familyasına ait bir ot. Çayır salkım otu.

 

Graces synonyms : bay grass, nimble will, devil grass, fountain grass, bromegrass, doob, toowomba canary grass, burgrass, phalaris canariensis, meadow fescue, phalaris arundinacea, tall grass, birdseed grass, cortaderia richardii, gramma grass, feathertop grass, muhlenbergia schreberi, cereal grass, locomote, meadowgrass, st. augustine grass, dactylis glomerata, timothy, phalaris tuberosa, goat grass, crab grass, drop seed, grama grass, field sandbur, french rye, lyme grass, munj, cynodon plectostachyum.

Graces zıt anlamlı kelimeler, Graces kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Linger : (ağrı) kolayca geçmemek. Geçmişte kalmak. Uzamak. Geçmek bilmemek. Oyalanmak. Can çekişmek. Durmak. Gitmemek. Ayrılamamak. Gecikmek.

Awkwardness : Eli işe yakışmazlık. Münasebetsizlik. Biçimsizlik. Acemilik. Kullanışsızlık. Yakışık almayan. Aksilik. Beceriksizlik. Terslik. Uygunsuzluk.