Grader türkçesi Grader nedir
- Ayırıcı.
- Kerteleme aygıtı.
- Toprak tesviye makinesi.
- Tasnifçi.
- Derecelendiren.
- Kerteleme işini gerçekleştiren kimse.
- Grayder.
- Sınıf öğrencisi.
- Seçici.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Zemin düzleyici.
- Kertelemeye başlangıç olarak, belli bir negatifin komşu resimlerini değişik basım ışığında basarak kerteleme örneği sağlayan aygıt.
- Yerdüzler.
- Sınırlandırıcı.
- Kerteleyici.
- Greyder.
- Düzenleyici.
Grader ile ilgili cümleler
English: She's a second grader.
Turkish: O ikinci sınıf öğrencisi.
English: Ali is a third grader.
Turkish: Ali üçüncü sınıf öğrencisi.
English: I'm a tenth grader.
Turkish: Ben bir onuncu sınıf öğrencisiyim.
English: I'm an eleventh grader.
Turkish: On birinci sınıfım.
English: I'm an eighth grader.
Turkish: Ben bir sekizinci sınıf öğrencisiyim.
Grader ingilizcede ne demek, Grader nerede nasıl kullanılır?
Easy grader : Yüksek notlar veren. Not verme konusunda katı olmayan (öğretmen profesör vs). Kolay notçu.
Film grader : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kerteleme işini gerçekleştiren kimse. Kerteleyici.
First grader : Birinci sınıf öğrencisi.
Road grader : Yol düzleyici. Yol greyderi.
Graders : Sınıf öğrencisi. Düzenleyici. Grayder. Tasnifçi.
Grade labelling : Malı niteliğine göre etiketleme. Kalite etiketlemesi. Nitelik etiketlemesi.
Degraders : Alçaltan. Küçük düşüren kimse. Aşağılayan kimse. Hor gören kimse. Küçük düşüren. Aşağılayan. Hor gören.
Grade crossing : Demiryolu geçidi. Hemzemin. Hemzemin geçit.
Grade a : Birinci kalite.
Grade level : Sözvarlığı düzeyi.
İngilizce Grader Türkçe anlamı, Grader eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compensators : Giderici. Denkleme transformatoru. Tazmin eden. Dengeleyici. Zamin. Kompansatör. Denkleştirgen. Mafsallı kompanzatör. Tavizci.
Centralizer : Merkezleyici. Organizatör. Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey.
Choosey : İnce eleyip sık dokuyan (ayrıca choosy). Zor beğenen. Müşkülpesent. Titiz.
Amender : Onarıcı. Geliştiren kimse. Değiştiren kimse.
Amenders : Değiştiren kimse. Onarıcı. Geliştiren kimse.
Classificator : Sınıflandırıcı. Klasifikatör. Kümeleyici.
Woolsorter : Yün ayıklayan kimse. Yün ayıklayan kişi.
Centralizers : Merkezleyici. Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey. Organizatör.
Grader synonyms : light controller, sensitester, graders, classifiers, selecting, picky, discriminatory, disconnector, detacher, delimiter, pickiest, scraper, choosy, designators, diggers, timer, selective, elisor, classifier, coordinators, detachers, choosiest, dialyzer, diacritical, formers, dissolutive, pickers, arrangers, designator, dissepimental, graduators, pickier, overfastidious.
Grader ingilizce tanımı, definition of Grader
Grader kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who grades, or that by means of which grading is done or facilitated.

Bu kısımda Grader kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grader ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grader anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grader ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.