Graining türkçesi Graining nedir

  • Yapay mermer.
  • Öğütmek.
  • Damarlandırma.
  • Ağaç damarlı bezeme.
  • Boyama mermer.
  • Damarlı yapmak.
  • Ağacı damarlı boyamak.
  • Taneleme.
  • Tanelemek.

Graining ingilizcede ne demek, Graining nerede nasıl kullanılır?

Engraining : Boyayı iyice emdirme. İliğine geçirme. Boyama. İçine işletmek. Ham iken boyama. Ham iken boyamak. Boyamak. Odun gibi görünmesini sağlama. İçine işletme.

Ingraining : Kökleştirmek. İçine işletmek. Tam. Kökleşmiş. Yerleşmek. Yer etmek. Ham halinde boyanmış. Ham iken boyamak.

Woodgraining : Damarlı ahşap kaplama işi.

Graininess : Tanecikli olma niteliği. Grenlilik. Granüllü olma. Tanesellik. Çekirdekli olma. Taneli olma. Taneli.

Graininesss : Tanesellik. Grenlilik. Taneli.

Grain aphid : Çoğunluk başaklara yerleşen ve özellikle kurak yıllarda ekinlere oldukça büyük zararlar veren, 2-3 mm. boyunda, yeşilimsi, yumuşak yaprakbiti. Ekin yaprakbiti.

Grain boundary : Tane sınırı. Gren sınırı. Dış kristal.

Grain boundary nucleation : Tane sınırı çekirdeklenmesi.

Grainiest : Çekirdekli. Damarlarla dolu. Ağaç damarına benzeyen. Tane tane. Tanemsi. Granüllü. Taneli. Kumlu. Pürüzlü. Damarlı.

Grain betle : Hububat böceği. Tenebrio cinsinde bulunan böcekler.

İngilizce Graining Türkçe anlamı, Graining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Graining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Granulate : Kabartmak. Kabarcıklanmak. Granüle etmek. Tanelenmek.

Flouring : Unlamak. Un. Un serpmek. İnce toz gereç. Flor. Un haline getirmek. Una bulamak.

Crush : Ezmek. İzdiham. Kahretmek. Kalabalık. Zulmetmek. Sıkmak. Abayı yakma. Sıkışıp tepişmek. Aptalca aşk.

Artificial marble : Suni mermer.

Comminute : Parçalamak. Ezmek. Toz etmek. Püskürtmek. Ufalamak.

Digest : Dayanmak. Özet. Hazmetmek. Hazmolmak. Sindirmek. Katlanmak. Kavramak. Sindirilmek. Düzenlemek.

Nodulizing : Küreselleştirme. Yumrulaştırma. Yumrulama.

Grinds : Kolunu çevirerek çalıştırmak. Gıcırdatmak. Çektirmek. Bilemek. Taşa tutmak. Zımparalamak. Ezilmek. Ezmek. Rodaj yapmak.

Grain : Granül. Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları. Tane. Tanecik. Damar. Zerre. Hububat. Damarlı yüzey.

Granulation : Bulgurlanma. Tane oluşumu. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı. Uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öğütme. Tane dağılımı. Granülasyon. Tanelenme. Tanecik oluşumu.

Graining synonyms : flour, floured, woodgraining, crushes, crunched, granulations, mill, granulates, granulating, grind.

Graining ingilizce tanımı, definition of Graining

Graining kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Roughening. Indentation. Milling, as on edges of coins. - - called also dobule, and dace. A small European fresh-water fish (Leuciscus vulgaris).