Grande türkçesi Grande nedir

Grande ile ilgili cümleler

English: He crossed the Rio Grande River.
Turkish: O, Rio Grande Nehrini geçti.

Grande ingilizcede ne demek, Grande nerede nasıl kullanılır?

Grandee : Asilzade. İtibarlı kimse. Ekabir. Asil adam. İspanyol veya portekiz asilzadesi. Yüksek rütbeli adam. İspanyol veya portekiz aristokrat. Yüksek rütbeli kimse.

Grandees : Asilzade. Ekabir. İspanyol veya portekiz asilzadesi. İspanyol veya portekiz aristokrat. Asil adam. Yüksek rütbeli adam.

Grander : Baş. Babaanne. Asil. Önemli. Azim. Muhteşem. Debdebeli. Ana. Ulu. Haşmetli.

Grandest : Babaanne. Soylu. Genel. Baş. Asil. Kuyruklu piyano. Muhteşem. Büyüklük. Ana. Haşmetli.

Grandeur : Görkem. 1929'da piyasaya sürülen, 70 mm'lik geniş filme dayanan ilk geniş görüntülük işlemlerinden biri. Saltanat. Güzellik. Kibarlık. Heybet. Büyüklük. Grandeur. İhtişam. Soyluluk.

Delusion of grandeur : Büyüklük. Büyüklük yanılsaması. Görkemlilik kuruntusu. Bir kimsenin aşırı güçlü veya önemli olduğu yanlış inancı.

Grandeurs : Güzellik. Görkem. Kibarlık. Büyüklük. Azamet. Heybet. İhtişam. Soyluluk. Saltanat. Lüks.

Fox grandeur : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fox yapımevinin 1929'da piyasaya sürdüğü 70 mm'lik film. Fox grandeur.

 

Grand auditorium : Salon kasaya göre biraz daha geniş akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Hol kasa.

Grand concert : Salon kasa. Gemi kasaya göre daha kıvrımlı hatlara sahip ve alt kısmı daha göbekli, genellikle ince kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar.

İngilizce Grande Türkçe anlamı, Grande eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grande ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capital : Ölüm. Başmal. Tecimsel bir kuruluşa ilişkin varlıkların tümü. varlıklar toplamından borçlar düşüldükten sonra geriye kalan katkısız varlık. Bir devletin yönetim merkezi olan kent. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Coğrafya, iktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cezası ölüm olan. Ana. Önde gelen. Sermaye ile ilgili.

Burlier : Yapılı. Kapı gibi. Palavracı. Güçlü kuvvetli. Cüsseli. Çam yarması gibi. İri yarı. İrikıyım.

Burly : Kapı gibi. Palavracı. Çam yarması gibi. Yapılı. Güçlü kuvvetli. İrikıyım. Cüsseli. İriyarı. İri yarı.

Fab : Çok büyük. Muazzam. Hızlı atom bombardımanı. Antijen bağlayan parça. Bir antikor molekülünde antijenle bağlanan kısım, fab.

Carefree : Dertsiz. Tasasız. Gamsız. Kaygısız. Vurdumduymaz. Sorumsuz. Üzüntüsüz. Kalender. Karnı geniş.

Comprehensive : Anlayışlı. Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Kavrayışlı. Kuşatıcı. Tam veya her şey dahil. İdrak edebilen. Etraflı. Geniş kapsamlı. Çok amaçlı. Genel.

Cosmic : Acunsal. Engin. Evrensel. Harika. Kozmik. Kozmoza ait. Sınırsız.

 

Capacious : Büyüklük. Ferah. İçi çok şey alan.

Almighty : Tek güç. Sınırsız gücü olan. Her şeye kadir. Çok büyük. Yüce. Herşeye kadir. Son derece. Tanrı. Müthiş.

Ample : Çok. Yeterli. Bol bol yetecek kadar. Bol. Etraflı. İri. Gerektiğinden çok. Heybetli.

Grande synonyms : eye beaming, coup d'oeil, looking at, side look, broadest, enormous, burning, cavernous, bulkier, looking, burliest, broad, bigger, bulky, amplest, broad in the beam, bulkiest, cyclopean, commodious, elephantine, burnings, colossal, ambitious, bap, glint, look, big, biggest, glimpse, detailed, ampler, peek, broader.

Grande zıt anlamlı kelimeler, Grande kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.