Grandest türkçesi Grandest nedir
- Ana.
- Asil.
- Ağırbaşlı.
- Haşmetli.
- Genel.
- Önemli.
- Azamet.
- Büyük.
- Soylu.
- Kuyruklu piyano.
- Bin dolar.
- Büyüklük.
- Babaanne.
- Muhteşem.
- Debdebeli.
- Baş.
- Azim.
- Ulu.
Grandest ingilizcede ne demek, Grandest nerede nasıl kullanılır?
Grande : Geniş (fr). Kocaman. Büyük (fransızca). Büyük. Geniş.
Grandee : Yüksek rütbeli kimse. İtibarlı kimse. Yüksek rütbeli adam. Asilzade. İspanyol veya portekiz aristokrat. Asil adam. Ekabir. İspanyol veya portekiz asilzadesi.
Grandees : Asil adam. Yüksek rütbeli adam. İspanyol veya portekiz asilzadesi. İspanyol veya portekiz aristokrat. Ekabir. Asilzade.
Grander : Büyüklük. Bin dolar. Debdebeli. Ulu. Önemli. Kuyruklu piyano. Genel. Haşmetli. Büyük. Muhteşem.
Grandeur : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Heybet. İhtişam. Azamet. Lüks. Soyluluk. Büyüklük. Grandeur. Kibarlık. Saltanat.
Grand auditorium : Salon kasaya göre biraz daha geniş akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Hol kasa.
Grand count : Genel sayı.
Grandeurs : Kibarlık. Soyluluk. Güzellik. İhtişam. Azamet. Haşmet. Lüks. Saltanat. Heybet. Görkem.
Delusions of grandeur : Büyüklük kompleksi. Megolomanlık. Kendini olduğundan daha önemli görme.
Grand canonical ensemble : Koca yasal toplak. Eş kimyasal gerilim gösteren, ancak her birindeki özdecik sayısı değişik olabilen dizgeler topluluğu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
İngilizce Grandest Türkçe anlamı, Grandest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grandest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glorious : Olağanüstü. İhtişam. Fevkalade güzel. Sunturlu. Aziz. Parlak. Ünlü. Şerefli. Görkemli. Güzel.
Bigness : Kocamanlık. İrilik.
Dignified : Onurlu. Saygın. Kellifelli. Temkinli. Efendi. Oturaklı. Değerli. Şerefli. Ağır.
Ampleness : Genişlik. Bolluk. Çokluk. Etraflılık.
Supreme : Üstün. Yüksek. En üstün. Üstün derecedeki. Son. En önemli. Kritik. En son. Yüce. En büyük.
Capacious : Ferah. İçi çok şey alan. Geniş.
Exquisite : İnce bir güzelliğe sahip. Şiddetli. Üstün. Nefis. Seçkin. Nazik. Çok büyük (acı veya mutluluk). Aşırı. Zarif.
Elementals : Temel. İlkel. Basit. Dizginsiz. Saf. Doğadaki güçlere özgü. Esas. Başlıca. Frenlenmemiş.
Grandame : Nine. Yaşlı kadın. Büyükanne. Anneanne.
Grandest synonyms : honourableness, high mindedness, grander, governing, bright, cen, splendor, generosity, gss, gran, splendour, gloriousness, paramount, crit, giantism, delusion of grandeur, calmer, crackings, grands, elegance, idealism, determination, grandeur, eclat, big time, graceful, allround, born in the purple, collectives, arterial, concert grand, statelier, grandmas.
Grandest zıt anlamlı kelimeler, Grandest kelime anlamı
Inelegance : Terbiyesizlik. Kabalık. Zarafetsizlik. Çirkinlik. İnce olmama.
Noble : Soyluluk. Yüksek. Muhteşem. Yüce. Alicenap. Ulu. Soy. Soylu kimse. Soylu. Soydan asil.
Dishonorableness : Kepazelik. Namussuzluk. Şerefsizlik.
Grandest antonyms : ignoble.

Bu kısımda Grandest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grandest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grandest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grandest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.