Graven türkçesi Graven nedir

Graven ingilizcede ne demek, Graven nerede nasıl kullanılır?

Graveness : Ciddiyet. Sertlik. Ağırlık. Ağırbaşlılık. Ehemmiyet. Önem.

Grave wax : Mezar mumu. Özellikle nemli topraklarda gömülen insan kadavralarında, ölümden bir süre sonra dokuların yıkımı sonucu, yağların hidroliziyle oluşan, suda çözünmeyen yağ asitleri, adiposir.

Was in grave danger : Çok büyük bir tehlikeli durum içindeydi. Büyük tehlike içindeydi. Hayatı tehlikedeydi.

A watery grave : Boğularak ölme.

As still as the grave : Mezar gibi sessiz.

Sealed the grave : Gömüldüğü yeri doldurma. Mezarı kapama. Mezarı mühürleme.

One foot in the grave : Bir ayağı çukurda.

Danced on his grave : Öldüğü için mutluydu. Öldüğüne sevindi.

Have one foot in the grave : Ölmek üzere olmak. Ölüme yakın olmak. Bir gözü toprağa bakmak. Bir ayağı çukurda olmak. Gözü toprağa bakmak. Elden ayaktan düşmek. Ölüme yaklaşmış olmak. Bir ayağı mezarda olmak.

Desecrate a grave : Mezara saygısızlık etmek. Bir mezarı bozmak veya ona zarar vermek.

İngilizce Graven Türkçe anlamı, Graven eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Graven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Impacted : İyice sıkıştırılmış. Aşırı kalabalık. İçine sağlam bir şekilde sıkıştırılmış. Hıncahınç. Tamamen çıkması olanaklı olmayan diş ile ilgili (dişçilik).

Escallops : Fisto. Tava. Bir tür midye. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile). Televizyondaki dalgalı görüntü. Deniz tarağı. Çentik.

Deepening : Kazma. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Derinleşme (meteor). Derinleşme. Derinleştirme. Derinleştirme veya çok derin yapma süreci. Dışgöçlerin, özellikle akarsu ve buzulların, geçtikleri yerleri aşındırma ve sürükleme yoluyla oyup derinleştirmesi. Daha derin olma.

Imbedded : İçine konulmuş. İyice yerleştirilmiş. Sıkıca yerleştirilmiş. İçine yerleştirilmiş. Sıkıca sarmalanmış. Çevrelenmiş (embedded olarak da yazılır). Çevrilmiş.

Incising : Oymak. Deşmek. Kazımak. Yarmak.

Sunking : Çökük. İçine çökük. Havşalı. Batık. Çukur. Batmış.

Etching : Asitle yapılmış oyma. Ofor. Yedirme. Aşındırma. Gravür. Asitle madeni işleme. Asitle oyulmuş resim. Islak kazı. Ofort.

Buried : Gömük. Toprağa gömülmüş. Gömme. Metfun. Örtülü. Medfun.

Mounted : Hazır. Ata binmiş. Mukavvaya yapıştırılmış. Takılı. Atlı. Kakma. Kakılmış. Birleştirilmiş. Binmiş.

Engraves : İşlemek. Nakşetmek. Biçim vermek. Kazmak. Oymak. Kabartma yapmak. Derin iz bırakmak. Kazımak. Kalemle işlemek.

Graven synonyms : cavitations, chased, dug in, inhumed, cavitation, engraving, incised, carvings, carving, escallop, entombed, carved, engraved, engravings, countersunk, erase, chases, embedded, glyph, escalloped, inscribes, incises, etches, gouged, sepulchred, carve, sunk, graved, chase, etched, inscribed, inundated, etchings.

Graven zıt anlamlı kelimeler, Graven kelime anlamı

Graven antonyms : uncarved.

Graven ingilizce tanımı, definition of Graven

Graven kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Carved.