Gravitative türkçesi Gravitative nedir

  • Yerçekimi nedeniyle olan.
  • Yerçekimine ait veya ilgili.
  • Çekilen.
  • Çekim ile gerçekleşen.

Gravitative ingilizcede ne demek, Gravitative nerede nasıl kullanılır?

Gravitating : Çökelmek. Yerçekimi ile çekilmek. Yerçekimiyle hareket etmek. Cazibesine kapılmak. Çekimine kapılmak. Batmak. Çökmek. Çekilmek.

Gravitation : Etkileşen iki kütlenin tutarları ile doğru, aralarındaki uzaklığın üst-ikisiyle ters orantılı olan karşılıklı çekim kuvveti. Ağınım. Yerçekimi. Gitme. Yönelme.

Gravitational : Yerçekimi. Yerçekimsel. Çekimsel. İki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı yerçekim kuvvetlerine ilişkin. Yerçekimi+. Yerçekimi ile ilgili. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çekim. Yerçekimiyle ilgili.

Gravitational acceleration : Yer çekimi ivmesi. Bir cismin vakum içi düşüşü sırasında kazandığı hız. Yerçekimi ivmesi. Gravitasyon ivmesi.

Gravitational constant : Yerçekim sabitesi. Gravitasyon sabitesi. Yerçekimi sabiti. Yerçekim değişmezi. Ağınım değişmezi. Evrensel ağınım yasasının uzbilimsel yazımına giren evrensel değişmez sayı (...).

Law of gravitation : Yer çekimi yasası.

Gravitational field : Çekim alanı. Yerçekim alanı. Yerçekimi alanı. Gravitasyon alanı.

Law of retail gravitation : İki yerleşim merkezi arasındaki hangisinin perakende ticaret çekim merkezi olacağını yerleşim merkezlerinin nüfuslarıyla ve tüketicilerin merkezlere olan uzaklıklarıyla ilişkilendirerek saptayan, fizikteki çekim yasasından esinlenen william j. reilly tarafından geliştirilen ve kendi adıyla anılan yasa. Reilly yasası.

 

Gravitations : Çekim kuvveti. Yerçekimi. Cazibe. Çökelme. Çekim. Yönelme. Genelçekim. Yerçekimiyle hareket etme. Meyil. Eğilim.

Gravitational slind : Dağ kayması. Dağın bir parçasının, yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru kayması.

İngilizce Gravitative Türkçe anlamı, Gravitative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gravitative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refluent : Geri akan. Alçalan. Geriye akan.

Drawn : Gergin. Tükenmiş. Berabere. Yorgun. Çekilmiş. Bitkin. Çizik. Çizilmiş. Süzgün.

Waning : Zayıflayan. Kaybolmakta olan. Alçalan. Azalma. Batmakta olan. Sonuna yaklaşma. Sonuna yaklaşan (hayat, dönem vs'nin). Azalan. Çekilme.

Gravitational : Yerçekimiyle ilgili. Yerçekimi. İki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı yerçekim kuvvetlerine ilişkin. Yerçekimi+. Çekim. Yerçekimsel. Yerçekimi ile ilgili. Çekimsel. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Pulled : Çekmek. Girmek. Gelmek. Kürek çekmek. İçmek. Kenara çekmek (araba). Kenara parketmek. Kalkmak (araba). Hareket etmek.

Drew : Silah çekmek. Kağıt çekmek. Fıçıdan çekmek. Taslağını çizmek. Almak. Yazmak. Resmetmek. Keşide etmek. Düzenlemek. Demlemek.

Gravitative ingilizce tanımı, definition of Gravitative

Gravitative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to a center. Causing to gravitate.