Gravitation türkçesi Gravitation nedir

  • Etkileşen iki kütlenin tutarları ile doğru, aralarındaki uzaklığın üst-ikisiyle ters orantılı olan karşılıklı çekim kuvveti.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Gitme.
  • Yönelme.
  • Yerçekimi.
  • Ağınım.

Gravitation ile ilgili cümleler

English: The strength of the gravitational force reduces quickly with distance.
Turkish: Çekim gücü mukavemeti mesafe ile hızlı bir şekilde azalır.

English: Through mathematical calculations, Le Verrier predicted the presence of another planet beyond Uranus. The gravitational pull of this planet would explain the unusual motion of Uranus.
Turkish: Matematiksel hesaplamalar yoluyla Le Verrier Uranüsün ötesindeki başka gezegenin varlığını tahmin etti. Bu gezegenin yer çekimi Uranüsün sıradışı hareketini açıkladı.

Gravitation ingilizcede ne demek, Gravitation nerede nasıl kullanılır?

Universal gravitation law : Yerçekimi yasası.

Constant of universal gravitation : Bk. ağınım değişmezi. Gravitasyon sabiti. Evrensel ağınım değişmezi. Evrensel gravitasyon sabiti.

Law of gravitation : Yer çekimi yasası.

Law of retail gravitation : Reilly yasası. İki yerleşim merkezi arasındaki hangisinin perakende ticaret çekim merkezi olacağını yerleşim merkezlerinin nüfuslarıyla ve tüketicilerin merkezlere olan uzaklıklarıyla ilişkilendirerek saptayan, fizikteki çekim yasasından esinlenen william j. reilly tarafından geliştirilen ve kendi adıyla anılan yasa.

 

Reillys law of retail gravitation : Reilly yasası. İki yerleşim merkezi arasındaki hangisinin perakende ticaret çekim merkezi olacağını yerleşim merkezlerinin nüfuslarıyla ve tüketicilerin merkezlere olan uzaklıklarıyla ilişkilendirerek saptayan, fizikteki çekim yasasından esinlenen william j. reilly tarafından geliştirilen ve kendi adıyla anılan yasa.

Gravitational force : Yerçekimsel kuvvet. Kütle çekim kuvveti. Çekim kuvveti. Yerçekimi kuvveti. Yerçekimi gücü. Yerçekim kuvveti.

Universal gravitation : Gravitasyon. İki parçacığın birbirlerini, kütleleri çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın üstikiliyle ters oranlı bir kuvvetle çektiklerini belirten evrensel yasa. Evrensel gravitasyon. Evrensel yerçekimi. Yerçekim kuvveti. Evrensel ağınım.

Gravitational constant : Yerçekimi sabiti. Gravitasyon sabitesi. Yerçekim değişmezi. Evrensel ağınım yasasının uzbilimsel yazımına giren evrensel değişmez sayı (...). Yerçekim sabitesi. Ağınım değişmezi.

Gravitational differentiation : Magmanın ağır bileşenlerinin (kristal ya da sıvı durumda) dibe çökmesi ve yeğnilerin (kristal, sıvı ya da gaz durumunda) yukarı çıkmasıyle olan ayrımlaşma. Çekimle ayrılım.

Gravitational slind : Dağ kayması. Dağın bir parçasının, yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru kayması.

İngilizce Gravitation Türkçe anlamı, Gravitation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gravitation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıfır. Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c.

Inclining : Eğme.

Gearing : Tahrik mekanizması. Sarım mekanizması. Dişli düzeneği. Vites değiştirme. Bağlantılı dişliler takımı. Çark takımı. Dişli çarklar jüyesi. Dişli çarklar sistemi. Dişlilerle donatma işlemi.

Go : Yok olmak. Girişim. Bahse girmek. Uymak. Tükenmek. Deneme. Geçmek. Haline gelmek. Yapılmak. İşlemek.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Departing : Geçmiş. Ayrılma. Ayrılan.

Travel : Yolculuk etmek. Kaçmak. Gezi. Gezmek. Gazlamak. Dolaşmak. Yolculuk yapmak. Seyahat etmek. İşlemek. Yolculuk.

Absolute units : Saltık birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Salt birimler.

Movement : Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Kımıldanma. Dans hareketi. Taşıma. Devinim. Ritm. Aklı. Tempo. S dış dünyanın görüntülerini düzenli aralıklı resimler dizisi biçiminde film üzerine saptarken filmin alıcıda; böyle bir filmdeki resimler dizisini devinimli görüntülere çevirirken filmin göstericide aralı devinimi. dış dünyanın seslerini sürekli biçimde saptamak üzere filmin alıcıda; aynı seslerin okunması için filmin göstericide sürekli devinimi. Meyil.

Gravitation synonyms : abcoulomb, acoustic feedback, gearings, passings, geomagnetism, accelerometer, ascent, turn, tending, absorptiometer, gravity, fall, acoustic absorptivity, absorption band, gravitational, attendances, pull of gravity, gravitations, absorption edge, egressing, abampere, drift, change of location, attraction of gravity, absorptivity, trend, drop, attendance, taxis, abnormal reflection, gravities, passing, farewell.

Gravitation zıt anlamlı kelimeler, Gravitation kelime anlamı

Levitation : Havada tutma. Havaya kaldırma. Havaya yükseltme. Havaya kalkma. Havaya yükselme.

Repulsion : Geritepki. İğrenme. Bir öğeciğin bir parçacık ya da erke nicemi ışıdığı anda toplam devinirliğinin korunabilmesi için ters yönde bir itim edinmesi. Her bir homolog kromozomun bir mutant, bir de yabani tip geni taşıması durumu (a+/+b). İtme. İki molekül ya da taneciği birbirinden uzaklaştıran kuvvet. Nefret. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antipati. İtim.

Gravitation ingilizce tanımı, definition of Gravitation

Gravitation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of gravitating.