Grecism türkçesi Grecism nedir

  • Yunan stili.
  • Başka dilde kullanılan yunan dilinin şivesi.
  • Yunancılık.
  • Yunan özellikleri ya da ruhu (yunan sanatları, kültürü, mimarisi ve felsefesiyle ilgili olarak).

Grecism ingilizcede ne demek, Grecism nerede nasıl kullanılır?

Grecian : Yunan. Eski yunan. Grek.

Grecian tortoise : Yunanistan kaplumbağası. Kaplumbağalar (testudinata) takımının, kara kaplumbağasıgiller (testudinidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, balkanlar ve ön asya'da yaşayan bir tür.

Grecians : Yunan. Eski yunanlı.

Grecize : Yunan geleneklerine uymak. Yunanlaştırmak. Yunancaya çevirmek. Yunan özellikleri vermek. Grekleştirmek.

Grecized : Yunan özellikleri vermek. Yunanlaştırmak. Yunan geleneklerine uymak. Grekleştirmek. Yunancaya çevirmek.

Aggrecan : Agrekan. Yüz otuz kadar kondroitin sülfat ve keratan sülfat, glikozaminoglikan zincirinin bağlandığı 210000 mol ağırlığında, kıkırdakta bulunan bir proteoglikan.

Grease box : Yağdanlık. Yağ kutusu. (silindirik rulmanlı) dingil yatağı. Buatagres.

Grease : Katı yağ. Yağ sürmek. Yağ. Yağlamak. (hayvansal) yağ. Yağıltı. Olağan koşullarda katı durumda bulunan yağlama yağı. Briyantin. Rüşvet vermek. Makine yağı.

Grease basin : Yağ tutucusu. Lokanta, kışla v.b. yerlerin mutfaklarından gelen kirli sulardaki yağları ayıran araç.

 

Greco : Grek. Yunanistan'la ilgili. Yunan.

İngilizce Grecism Türkçe anlamı, Grecism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grecism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Punctilious : Resmiyet meraklısı. Titiz. Merasim meraklısı. Dikkatli. Ayrıntılar ve resmiyette fazla titiz. Özenli. Törene düşkün. Fazla titiz. Aşırı titiz. Çöpatlamaz.

Dead : Işığı hızla azaltarak söndürme. Işığı öldürmek. Cansız. Çıkmaz. Acımasız. Uyuşuk. Işığı hızla söndürme eylemi. Unutulmuş. Ölü zaman.

Microscopic : Çok ufak. Gözetleçe ilişkin. Mikroskopik. Çok küçük, yalnız minigözlerle görülüp ölçülebilen (özdek). Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin. Mikroskoba ilişkin. Mikroskop aracılığıyla görülebilen. Mini ölçekte. Minilgöre. Mikroskobik.

Meticulous : Titiz. Çok dikkatli. Dikkatli. Meraklı. Kılı kırk yaran. Çok titiz. Özenli.

Fine : Trafik cezası kesmek. Ceza kesmek. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. İyi. Para cezasına çarptırmak. Para cezası vermek. Ağır para cezası. Cezalandırmak. Ceza vermek. Hoş.

Specific : Kendine özgü. Özgül. Belirli. Özellikli. Muayyen. Özel. Özel ilaç. Belli. Özdeşleşmiş. Özgü.

Accurate : Hassas. Kesin. Doğru. Tam. Sahi. İnce. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Yanlışsız. Dakik.

Correct : Haddini bildirmek. Hatasız. Düzeltme. Yanlışsız. Doğru. Tam. Düzeltmek. Islah etmek. Kusursuz. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

On the nose : Tam. Kesinlikle. Tam isabet. Kesinlikle doğru. Onikiden vurma. Tastamam öyle. Tamı tamına. Tam üzerine bastın. Aynen.

 

Grecism synonyms : on the button, graecism, exact, nice, distinct, skillful, right, finespun, very, hairsplitting.

Grecism zıt anlamlı kelimeler, Grecism kelime anlamı

Inaccurate : Kusurlu. Doğru olmayan. Yanlış. Hatalı.

Inexact : Yanlış. İsabetsiz. Tam doğru olmayan. Kesin olmayan. Hatalı. Doğru olmayan.

General : Paşa. Halk. Genel mahiyette. Orgeneral. Tarikat lideri. Yalpı. Genel ilkeler. Baş. Genel. Şef.

Grecism antonyms : nonspecific, indistinct, imprecise, incorrect, wrong.

Grecism ingilizce tanımı, definition of Grecism

Grecism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An idiom of the Greek language. A Hellenism.