Grig türkçesi Grig nedir

Grig ile ilgili cümleler

English: Giotto made a close encounter with Comet Grigg-Skjellerup on July 10, 1992.
Turkish: Giotto 10 Temmuz, 1992'de Kuyruklu yıldız Grigg-Skjellerup'la yakın bir karşılaşma yaptı.

Grig ingilizcede ne demek, Grig nerede nasıl kullanılır?

Grigs : Küçük yılanbalığı.

Gribble : Küçük bir deniz hayvanı.

Grid : Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Sahne tavanı. Çıngı şebekesi. Izgara. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. Haritayı karelere bölme sistemi. Şebeke. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Sistem.

Grid lines : Kılavuz çizgileri. Izgara çizgileri.

Grid sampling : Ağ örneklemesi. Izgara örneklemesi.

Grid x : X kılavuzu.

Gride : Kazımak. Kabaca delip geçmek. Kesmek. Kulağı tırmalayan ses çıkartarak kesmek. Girmek. İçine girmek.

 

Griddles : Tel kalbur. Saplı tava. Döküm tava. Ocak sacı. Elek. Maden eleği. Demir tava. Saplı ızgara. Alçak kenarlı demir tava. Sarsıntılı elek.

Griddle : Maden eleği. Döküm tava. Elek. Saplı tava. Demir tava. Saplı ızgara. Sarsıntılı elek. Tel kalbur. Alçak kenarlı demir tava. Ocak sacı.

Grided : İçine girmek. Kulağı tırmalayan ses çıkartarak kesmek. Kazımak. Kesmek. Kabaca delip geçmek. Girmek.

İngilizce Grig Türkçe anlamı, Grig eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grig ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grasshopper : Çeşitli solucanların arakonakçısı ve tarım bitkilerinin başlıca zararlısı olarak suçlu birçok düzkanatlının ortak adı.

Katydid : Kanatlarını birbirine sürterek vızıldama sesi çıkaran büyük çekirge çeşidi (abd'nin orta ve doğu bölgelerinde yaygın olan). Bir çekirge türü.

Tree cricket : Cırcır böceği.

Cricketing : Cırcır böceği. Çırçır. Gryllus.

Inexorable : Değişmez. Yılmaz. Direngen. Acımasız. Amansız. Değiştirilemez. Merhametsiz. Boyun eğmez. İnsafsız.

Crickets : Çırçır. Gryllus. Cırcır böceği.

Unappeasable : Yatıştırılamaz. Sakinleştirilemez. Amansız.

Implacable : Affedilmez. Amansız. Bastırılamaz. Amansız (düşman). Yatıştırılmaz (öfke vb). Bitmeyen. Açgözlü. Tatmin olmaz. Affetmez. Yatıştırılamaz.

Field cricket : Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, 2 cm'den daha uzun, kara kahverengi, iri başlı ve kısa kanatlı, ön kanatlarını birbirine sürterek ses çıkaran, tarlalarda bulunan bir eklem bacaklı türü. Düzkanatlılardan, 2,5 - 3 cm. boyunda olup, bitkisel ve hayvansal maddelerle beslenen, gündüzleri toprak altında saklanıp, geceleri tarlalarda, ağaçlarda saatlerce hiç durmadan ötebilen çirkin sesli böcek türü; cırlak. Cırcır böceği. Orakböceği.

 

Grig synonyms : grigs, locusting, cricket, unforgiving, grasshoppers, locusts, locust, smile, stern, unrelenting, relentless.

Grig zıt anlamlı kelimeler, Grig kelime anlamı

Placable : Affeder. Kolay yatışır. Kolay bağışlayan. Kolay affeder. Kolay yatışan.

Unalarming : Panik yaratmayan. Alarma sebep olmayan. Endişe verici olmayan.

Grig ingilizce tanımı, definition of Grig

Grig kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cricket or grasshopper.