Ground substance türkçesi Ground substance nedir
- Bağ dokusunda fibroblastların (kemikte osteoblastların, kıkırdakta kondrobastların) sentezleyip salgıladığı glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar, kollajen, elastik, retiküler tellerle bazı hücre yapışma molekülleri içeren hücreler arası madde.
- Esas madde.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Zemin maddesi.
- Bağ dokusunda fibroblastların (kemikte osteoblastların, kıkırdakta kondroblastların) sentezleyip salgıladığı glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar, kollagen, elastik, retiküler teller ile bazı hücre yapışma molekülleri, su vb. maddeler içeren hücreler arası madde.
- Ökaryot hücrede hücre içi zar sisteminin dışında kalan sitoplazma kütlesi. hiyaloplazma.
- Sitoplazmik matriks.
Ground substance ingilizcede ne demek, Ground substance nerede nasıl kullanılır?
Ground : Dayanmak. İyileşmek. Temel neden. Çakmak. Yere indirmek. Toprak. Yer. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Topraklamak. Dayandırmak.
Substance : İçerik. Substans. Esas. Öz. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cisim. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Sağlamlık. Anafikir. Töz.
Ground air communications : Yer hava haberleşmesi. Yer-hava iletişimi.
Ground air guided missile : Yerden havaya güdümlü füze.
Ground almond hulls : Öğütülmüş badem kabukları. Badem meyvesinin dışını örten sert kabukların kurutulup öğütülmesiyle elde edilen bir yan ürün.
Ground angle shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alttan görüş. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu.
İngilizce Ground substance Türkçe anlamı, Ground substance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ground substance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Ground substance synonyms : abambulacral area, a cells, hyaloplasm, abacus bodies, abiotic environment, acacia, cytoplasmic matrix, abramis zone.

Bu kısımda Ground substance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ground substance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ground substance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ground substance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.