Group acceptance türkçesi Group acceptance nedir
- Kümece benimsenme.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Bir toplumsal kümede üyelerden herhangi birini öbür üyelerin benimseyip benimsemediklerini gösteren ve böylece o üyenin küme içindeki yerini belirleyen küme tepkisi.
Group acceptance ingilizcede ne demek, Group acceptance nerede nasıl kullanılır?
Group : Gruplara ayrılmak. Türkümlere ayırmak. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Gruplara ayırmak. Sınıflandırmak. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Türkümleşmek. Toplanmak. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Türkümlemek.
Acceptance : Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim. İttihaz. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere başvurulan kişilerin araştırma amaçlarını benimseyerek araştırıcıyla işbirliği yapmaları durumu. Alma. Onaylama. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Teslim alınma. Olurlama. Kabul. Kabul edilme.
Group accent : Öbek vurgusu.
Group address : Grup adresi.
Group algebra : Öbek cebri. Grup cebri.
Group analysis : Gözlem ya da sağaltım amacıyla oluşturulmuş bir kümenin herhangi bir dış yöneltme olmaksızın özgür konuşmalarla kendisini çözümlemeden geçirmesi. Küme çözümlemesi.
İngilizce Group acceptance Türkçe anlamı, Group acceptance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Group acceptance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
Abilities : Güç. Yetenekler. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. Yeterlik. Yetenek. Kabiliyet.
Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Adaptif davranış.
Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.
Affection : Düşkünlük. Etkileme. Alaka. Hastalık. Yakınlık. Eğilim. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Meyil. Şefkat.
Alienation : Yabancılaşma. Devretme. Dengesizlik. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aliyenasyon. Ötekileştirme. Yabancılaştırma. Yabancı emek. Uzaklaşma. Soğutma.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Acculturation : Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürleşme. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.
Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.
Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.
Group acceptance synonyms : achievement motive, agnation, age distribution, aesthetic, all round development of individual, age group.

Bu kısımda Group acceptance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Group acceptance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Group acceptance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Group acceptance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.