Guider türkçesi Guider nedir

Guider ingilizcede ne demek, Guider nerede nasıl kullanılır?

Cloth guider : Kumaş sevk aparatı.

Guiders : Kılavuzluk eden. Rehberlik eden kimse. Yol gösteren kimse. Yönlendiren.

Guide book : Rehber kitabı. Kılavuz.

Guide card : Kılavuz fiş. Katalogda yer alan fişler arasına konulan ve aranılanın daha kolay bulunmasını sağlayan fiş.

Guide dog : Görme özürlü kişiler tarafından kullanılan özel olarak eğitilmiş köpek. Gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek. Rehber köpek.

Guide rail : Kılavuz ray. Kılavuz kanalı. Sevk yatağı. Kızak rayı. Kılavuz çubuğu. Sıcak presleme donanımı. Kılavuz rayı. Hareket ettirme rayı. Kılavuz yoldemiri.

Axle guide : Dingil çatalı.

Guide line : Yönetmelik. Kılavuz. Tüzük. Herhangi bir şeyi sağlamlaştırmada kullanılan ince germe teli. Germe teli.

Guide shoe : Gayd pabucu. Kılavuz pabuç.

Guide post : Yol yanı doğrultu babası. Yol işareti.

İngilizce Guider Türkçe anlamı, Guider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Homicide : Adam öldürme. Cani. Cinayet masası ekibi. Homisid. Katil. Cinayet.

Channel : Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Maceraya sevk etmek. Kanal. Yönlendirmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Kanala dökmek. Alıcı oluğu. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Arna açmak. Bağlantı.

 

Assassination : Cinayet. Adam öldürme. Suikast.

Gore : Boynuzlamak. Boynuz vurmak. Peş. Fildişi ile yaralamak. Kan. Boynuzla yaralamak. Süsmek. Kan pıhtısı. Peş koymak. Peş kesmek.

Mass murder : Toplu katliam.

Stand out : Ayrılaşmak. Karşı koymak. Dikkat çekmek. Atılmak. Çıkıntı yapmak. Direnmek. Göze çarpmak. Fırlamak. Sürüden ayrılmak. Kendini göstermek.

Leading : İma. Başlıca. Rehberlik. Yol gösteren. Temel. Kılavuzluk. İleri gelen. Öncülük eden. Kurşun kaplama. Kurşun çerçeve.

Corner : Viraj almak. Kıstırmak. Yakalamak (konuşmak veya konuşturmak için). Köşe dönmek. Köşe oluşturmak. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Köşeye kıstırmak. Ele geçirmek. Virajı almak. Piyasasını ele geçirmek.

Bloodshed : Kan akıtma. Kan dökme. Öldürme. Katliam.

Uxoricide : Eş katili. Eşini öldüren koca. Karısını öldürme. Karı cinayeti. Karı katili. Kadın eş cinayeti. Karısını öldüren. Karısını öldürmek.

Guider synonyms : contract killing, dry gulching, butchery, point, hit, execution, helm, head, leadings, massacre, parricide, fratricide, sheer, slaughter, infanticide, filicide, conn, aimers, slaying, took the lead, dock, manoeuvre, crab, shoot down, mariticide, maneuver, navigate, control, carnage, guiders, park, command, canalise.

 

Guider zıt anlamlı kelimeler, Guider kelime anlamı

Undock : Yatağından çıkarmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Çıkar. Havuzdan çıkarmak.

Guider ingilizce tanımı, definition of Guider

Guider kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A director. A guide.