Guitar türkçesi Guitar nedir

Guitar ile ilgili cümleler

English: A string on my guitar broke.
Turkish: Gitarımdaki bir tel kırıldı.

English: Ali can play the guitar better than I can.
Turkish: Ali benden daha iyi gitar çalabilir.

English: After dinner, bring your guitar along and we'll sing.
Turkish: Akşam yemeğinden sonra, gitarını yanında getir ve biz şarkı söyleyeceğiz.

English: Ali bought himself a new guitar for Christmas.
Turkish: Ali Noel için kendine yeni bir gitar aldı.

English: A young woman was singing and playing the guitar in front of the fountain.
Turkish: Genç bir kadın çeşmenin önünde şarkı söyleyip gitar çalıyordu.

Guitar ingilizcede ne demek, Guitar nerede nasıl kullanılır?

Guitar solo : Gitar solosu. İcra sırasında var olan ahenge uygun gam üzerinden, parçaya renk katmak amacıyla çalınan bağımsız ezgiler bütünü.

Guitar synthesizer : Gitarla beraber kullanılan iç veya dış bireşeç. Gitar bireşeci.

With guitar accompaniment : Arka fonda gitar müziği olan bir şekilde. Gitar eşliğinde. Gitar fonuyla. Fonda gitar sesiyle.

Acoustic guitar : Klasik gitara benzer modern çelik telleri olan gitar. Akustik gitar. Ses elektrik aracılığıyla güçlendirilmemiştir.

Air guitar : Hayali gitar. Gerçek gitar çalar gibi görünme eylemi. (resmi olmayan) özellikle rock müziği taklit ederken bir kişinin gerçek gitar çalıyormuş gibi görünerek elinde tuttuğu hayali gitar.

 

Hollow body electric guitar : Boş gövdeli elektro gitar. Öz yankıyabilmesi için gövdesinin içi boş ve genellikle üzerinde iki f deliği ile üretilen, yüksek kazanç seviyelerinde kolaylıkla dönüte neden olması sebebiyle genellikle düşük kazançla kullanılabilen, caz ve bluz müzisyenlerinin tercih ettiği elektro gitar türü.

Rhythm guitar : Ritim gitar. Diğer seslendirici ve çalgılara ahenk ve ritim bakımından eşlik eden gitar.

Midi guitar : Midi gitar. Midi gibi dijital ses sinyalleri elde edilebilen gitar türü.

Lap steel guitar : Telleri yukarı doğru bir hareketle çekerek çalınan hawaii'ye özgü gitar türü.

Electric guitar : Elektro gitar. Elektrogitar. Elektrikli gitar. Elektrik enerjisinden yararlanılarak sesi yükseltilen ve bu sesin bir hoparlör yardımıyla dışarı aktarılmasına olanak sağlayan gitar türü.

İngilizce Guitar Türkçe anlamı, Guitar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guitar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guitarist : Gitarcı.

Cithern : Düz bir ses kutusu üzeine gerdirilmiş telleri olan eski müzikal enstrüman (ayrıca cither).

Gittern : 4 telli gitar.

Ukes : Gitara benzeyen hawaii müzik enstrümanı ukelelenin kısaltması. Küçük bir gitar.

Fingerboard : Keman veya ut sapı. Piyano klavyesi. Klavye. Keman sapı (ud vb.). Telli çalgılarda sap.

Acoustic guitar : Klasik gitara benzer modern çelik telleri olan gitar. Ses elektrik aracılığıyla güçlendirilmemiştir. Akustik gitar.

 

Electric guitar : Elektro gitar. Elektrik enerjisinden yararlanılarak sesi yükseltilen ve bu sesin bir hoparlör yardımıyla dışarı aktarılmasına olanak sağlayan gitar türü. Elektrikli gitar. Elektrogitar.

Axemen : Bütçeyi kesen kimse. Gitarist veya saksafoncu (argo terim). Gitarist veya saksafoncu. Bütçe kesintisi yapan kimse (argo terim). Caz saksafoncusu. Baltacı. Baltayı hünerli bir şekilde tutan kimse. Bütçeyi kesen.

Uke : Gitara benzeyen hawaii müzik enstrümanı ukelelenin kısaltması. Küçük bir gitar.

Axeman : Caz saksafoncusu. Bütçe kesintisi yapan kimse (argo terim). Baltacı. Gitarist veya saksafoncu (argo terim). Gitarist veya saksafoncu. Bütçeyi kesen kimse. Baltayı hünerli bir şekilde tutan kimse. Bütçeyi kesen.

Guitar synonyms : steel guitar, citole, ukulele, ukuleles, guitarists, cither, axman, hawaiian guitar, stringed instrument, bass guitar, cittern, formed, axmen, guitars.

Guitar zıt anlamlı kelimeler, Guitar kelime anlamı

Unformed : Yaratılmamış. Şekillenmemiş. Biçimsiz. Biçimlendirilmemiş. Gelişmemiş. Oluşmamış. Biçimlenmemiş. Şekilsiz.

Guitar ingilizce tanımı, definition of Guitar

Guitar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stringed instrument of music resembling the lute or the violin, but larger, and having six strings, three of silk covered with silver wire, and three of catgut, played upon with the fingers.