Gulfy türkçesi Gulfy nedir

  • Çok sayıda körfezi veya girdabı olan.
  • Girdaplı.

Gulfy ingilizcede ne demek, Gulfy nerede nasıl kullanılır?

Gulf coast sheep : Gulf coast koyunu. Günümüzde florida’da yetiştirilen, küçük ve ince kemik yapısına sahip, yüz ve bacaklar çıplak, yapağı rengi beyaz-koyu kahverengi arasında değişen, spiral boynuzlara sahip, sıcak ve nemli iklime uyum sağlamış koyun ırkı.

Gulf cooperation council : Körfez arap ülkelerinin işbirliği konseyi. Körfez işbirliği konseyi. Suudi arabistan, kuveyt, bahreyn, birleşik arap emirlikleri, umman ve katar’dan oluşan körfez ülkeleri arasında iktisadi, mali ve gümrük konularında politik eşgüdüm ve uyumu sağlamak ve dışa karşı ortak gümrük tarifesi uygulamak amacıyla 1981 yılında kurulmuş konsey. Körfez arap ülkeleri işbirliği konseyi.

Gulf stream : Florida boğazından çıkıp kuzey atlas anadenizini güneybatı - kuzeydoğu yönünde aşan, genel coğrafyada özgün bir örnek olarak ele alınan sıcak su akıntısı. Meksika'dan avrupa'ya akan ve geçtiği bölgelerin iklimini etkileyen atlantik okyanusu'nda su kütlesi. Meksika körfezi'nden kuzey atlantiğe uzanan sıcak su akıntısı. Florida eyaletinde yerleşim yeri. Gulf strim. Gulf sıtrim. Körfez akıntısı. Golfistrm akıntısı. Golfstrim.

 

Deepened the gulf between them : Aralarındaki uzaklaşmayı büyüttü. Aralarındaki görüş ayrılıklarını çoğalttı. Aralarındaki uçurumu derinleştirdi. Aralarında daha çok sorun yarattı.

First gulf war : Birinci körfez savaşı.

Gulfing : Uçurum. Girdap. Büyük körfez. Körfez. Çok derin kanyon. Boşluk. Anafor.

Gulfweed : Salgassum. Körfez yosunu.

Engulf : İçine çekmek. Yutmak. Yok etmek.

The gulf stream : Golfstrim.

Gulf : Denizlerin türlü biçimlerde karalar içine sokulmuş kolu. Büyük körfez. Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Büyük görüş ayrılığı. Çok derin kanyon. Anafor. Girdap. Körfez. Uçurum.

İngilizce Gulfy Türkçe anlamı, Gulfy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gulfy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disconnection : Bağlantının kopması. Bağlantısızlık. Ayrılmış olma durumu. Ayırma. Kopukluk. Ayrılma. Bağlantının kesilmesi. Bağlantı kopması. Birbirinden ayrılma. Kesilme.

Sea : Derya. Denizle ilgili. Umman. Okyanus. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Dalga. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Deniz.

Water : Su. Su vermek. Yaşarmak. Islatmak. Ağız sulanmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Sulamak. Göz sulanmak.

 

Vorticosus : Vortikozus.

Disparity : Eşitsizlik. Birbirine uymama, eşit olmama. Uyumsuzluk. Başkalık. İhtilaf. Müsavatsızlık. Disparite. Ayrılık. Fark.

Disconnect : Bağlantıyı kesmek. Bağlantısını koparmak. İlgi kesmek. Bağlarını koparmak. (telefon) bağlantıyı kesmek. Kesmek. Kesmek (telefon veya cereyan veya gaz vb). Ayırmak. Netten düşmek.

Gulfy synonyms : body of water.

Gulfy ingilizce tanımı, definition of Gulfy

Gulfy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of whirlpools or gulfs.