Gyp türkçesi Gyp nedir
- Düzenbaz kimse.
- Hilebaz.
- Hile.
- Alavere dalavere.
- Dolandırıcılık.
- Dolandırmak.
- Güveni suistimal suçu.
- Cezalandırmak.
- Dolandırıcı.
- Aldatmak.
- Kandırmak.
- Dubara.
Gyp ile ilgili cümleler
English: One gypsy family with their caravan was encamped.
Turkish: Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.
English: A few months later, Israel invaded Egypt.
Turkish: Birkaç ay sonra İsrail Mısır'ı işgal etti.
English: An Englishman, a Scotsman, an Irishman, a Welshman, a Gurkha, a Latvian, a Turk, an Aussie, a German, an American, an Egyptian, a Japanese, a Mexican, a Spaniard, a Russian, a Pole, a Lithuanian, a Jordanian, a Kiwi, a Swede, a Finn, an Israeli, a Romanian, a Bulgarian, a Serb, a Swiss, a Greek, a Singaporean, an Italian, a Norwegian, an Argentinian, a Libyan and a South African went to a night club. The bouncer said: "Sorry, I can't let you in without a Thai."
Turkish: Bir İngiliz, İskoç, İrlandalı, Galli, Gurka, Leton, Türk, Avustralyalı, Alman, Amerikalı, Mısırlı, Japon, Meksikalı, İspanyol, Rus, Leh, Litvan, Ürdünlü, Yeni Zelandalı, İsveçli, Fin, İsrailli, Rumen, Bulgar, Sırp, İsviçreli, Yunan, Singapurlu, İtalyan, Norveçli, Arjantinli, Libyalı ve Güney Afrikalı bir gece kulübüne gitmişler. Kulüp fedaisi de: ''Üzgünüm, bir Taylandlı olmadan içeri girmenize izin veremem.'' demiş.
English: "How did you find Egypt?" "Hot."
Turkish: "Mısır'ı nasıl buldunuz?" "Sıcak."
English: Almost all the world condemns Hosni Mubarak because he made the Egyptian people poor.
Turkish: Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.
Gyp ingilizcede ne demek, Gyp nerede nasıl kullanılır?
Gyp joint : Kazık yer. Pahalı yer.
Give somebody gyp : Cezalandırmak. Kaba davranmak.
Gypped : Dolandırıcılık. Güveni suistimal suçu. Dubara. Hilebaz. Aldatmak. Dolandırmak. Dolandırıcı. Alavere dalavere. Hile. Kandırmak.
Gypping : Dolandırmak. Dolandırıcı. Hilebaz. Aldatmak. Dubara. Kandırmak. Hile. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Dolandırıcılık.
Gyps : Aldatmak. Çingene. Dolandırmak. Kandırmak.
Gypsum cast : Alçı kalıbı.
Gypsoplast : Alçı dökmeci. Alçı.
Gypseous : Jipsli. Alçıtaşı içeren. Alçıtaşından oluşan. Alçılı. Alçı gibi.
Gypsum : Alçı. Jips. Bk. alçı taşı. Alçı taşı. Alçıtaşı. Kalsiyum kükürt tuzu, iki molekül su ve bileşik bir mineralden (alçı taşı) elde edilen madde. Aktöz. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral.
Gypsum cement : Caso4.1/2 h2o; ısıtılınca (100-200°c) suyunun 3/4'ünü yitirerek ak bir toza dönüşen ve su ile karıştırılınca ısı açığa çıkarıp bir süre sonra katılaşma özelliği gösteren özdek. Alçı.
İngilizce Gyp Türkçe anlamı, Gyp eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gyp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deceitful : Hilekar. Hileci. Yapmacık. Aldatıcı. Hain. Düzenbaz. Sahte. Namussuz.
Censured : Kınama. Sertçe eleştirmek. Kınamak. Suçlamak. Tenkit etmek. Eleştirmek. Tekdir. Tektir etmek. Azar.
Con : Yutturmak. Dümen kullanmak. Aleyhte. İncelemek. Kafalamak. Karşı. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Hile yapmak.
Cheat : İhanet etmek. Razı etmek. Keklemek. Kazık atmak. Kopya çekmek. Aldatma. Kazıklamak. Hileyle elinden almak.
Confidence game : Üçkağıtçılık. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Dolandırıclık. Dolandırma. Sahtekarlık.
Foulest : Kurallara aykırı. Ağır. Pisletmek. Kaba. İğrenç. Hain. Fena. Kurallara aykırı hareket. Karıştırmak.
Bunco game : Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.
Blear the eyes : Hile ile kabul ettirmek. Empoze etmek. Sulandırmak. Gözler. Gözleri kamaştırmak. Zorla kabul ettirmek.
Swindle : Kazık atmak. Parasını çarpmak. Dolandırıcılık etmek. Sövüşlemek. Üçkağıda getirmek. Hile ile almak. Kafeslemek. Tokatlamak. Hile yapmak.
Baited : Kızdırılmış. Rahatsızlık verilmiş. Rahatsız etmek. Canı sıkılmış. Eziyet etmek. Baştan çıkarılmış. Yem. Kışkırtmak. Taciz etmek. Tuzak.
Gyp synonyms : bunko game, sting operation, con game, nobble, beguile, betrays, bilked, rig, cardsharps, blackleg, hustle, cut up, came down on, beguiles, cardsharping, cop it, cheater, bilker, flimflams, sting, arguing, censures, rip off, bamboozler, befool, scam, foul, adulteration, barretor, buncoing, gypping, cozenage, confidence trick.
Gyp ingilizce tanımı, definition of Gyp
Gyp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A college servant. So called in Cambridge, England. At Oxford called a scout.

Bu kısımda Gyp kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gyp ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gyp anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gyp ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.