Swindle türkçesi Swindle nedir

  • Hile yapmak.
  • Dolandırmak.
  • Parasını çarpmak.
  • Hile ile almak.
  • Dolandırıcılık etmek.
  • Sövüşlemek.
  • Kafeslemek.
  • Üçkağıda getirmek.
  • Sahtekarlık yapmak.
  • Kafese koymak.
  • Kazık atmak.
  • Tokatlamak.

Swindle ile ilgili cümleler

English: She must be a swindler.
Turkish: O üçkağıtçı biri olmalı.

English: He swindled her.
Turkish: O onu dolandırdı.

English: Ali swindled Mary out of all her savings.
Turkish: Ali Mary'nin tüm tasarruflarını dolandırdı.

English: Ali swindled Mary.
Turkish: Ali Mary'yi dolandırdı.

English: In our society, there are both honorable people and swindlers.
Turkish: Bizim toplumumuzda, hem onurlu insanlar hem de dolandırıcılar vardır.

Swindle ingilizcede ne demek, Swindle nerede nasıl kullanılır?

Swindled : Hile ile almak. Dolandırmak. Hile yapmak. Tokatlamak.

Swindler : Aferist. Dümenci. Tokatçı. Kazıkçı. Madrabaz. Üçkağıtçı. Madikçi. Dolandırıcı. Zerk-füruş. Hileci.

Swindlers : Dalavereci. Üçkağıtçı. Dolandırıcılar. Dolandırıcı. Kazıkçı.

Swindles : Parasını çarpmak. Hile yapmak. Dolandırıcılık etmek. Hile ile almak. Sahtekarlık yapmak. Kazık atmak. Sövüşlemek. Kafese koymak. Dolandırmak. Üçkağıda getirmek.

Swindling : Dolandırıcılık. Üçkağıtçılık. Dolandırma.

Crosswind : Karşı rüzgar. Yan rüzgar. Bir geminin veya uçağın yönü üzerinden esen rüzgar. Bir aracın rotasına doğru esen rüzgar.

 

Swine edema disease : Ödem hastalığı. Domuzlarda ödem hastalığı.

Swine : Kereste. Domuz. Hınzır. Pis herif. Moloz.

Swine dry manure : Domuz kuru gübresi. Esas itibarıyla domuzun dışkısından oluşan ve en çok % 15 su içerecek biçimde kurutulan; en az % 20 ham protein, en çok % 35 ham selüloz ve en çok % 20 ham kül içeren bir işlenmiş hayvan artığı.

Swine cytomegalovirus infection : Domuzların sitomegalovirüs enfeksiyonu. Domuzların inklüzyon cisimcikli rinitisi.

İngilizce Swindle Türkçe anlamı, Swindle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swindle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buffet : Mücadele etmek. Boğuşmak. Sarsmak. Büfe. Yumruk atmak. Vurmak. Yumruklamak. Örselemek. Tokat atmak.

Thimblerig : El çabukluğu oyunu. El çabukluğu ile kandırmak (bir topun üç kabuktan birisinin altına saklandığı ve hızlıca yerlerinin değiştirilerek izleyenlerin topun yerini tahmin etmeleri gereken kabuk oyununda). Aldatmak.

Dupes : İşleme. İşletmek. Kandırmak. Açmaza getirmek. Gırgır geçmek. Aldatmak. Enayi. Dolaba koymak.

Coop in : Kapamak. Kapamak (bir yere kapamak). Kümese sokmak. Bağlamak. Özgürlüğünü sınırlamak.

Bunco : Dolandırıcılık. Kazıklamak. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

Screw out of : Yolmak. Zorla almak.

Bilked : Kandırmak. Hile. Ödememek. Borç takmak. Dolandırıcı. Aldatmak. Dubara.

Buncoed : Alavere dalavere. Güveni suistimal suçu. Kazıklamak. Dolandırıcılık. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

 

Rook : Kumarda hile yapan. Aldatmak. Hile ile kapmak. Kale (satranç). Hilebaz. Ekin kargası. Kumarda hile yapmak. Ekinkargası.

Fudging : Kaçınmak. Taklidini yapmak. Uydurmak. Yarım yamalak yapmak. Baştan savma yapmak. Sınırı aşmak. Abartmak. Sözünü tutmamak. Geçiştirmek.

Swindle synonyms : con game, swiz, bunko game, sock, bilk, bamboozle, chicanes, doublecrossing, defrauding, confidence trick, bunko, double crossing, bamboozles, defraud, gulled, rip off, cozenage, mew, bonk, doublecross, gull, gyp, fudge, con, victimize, cogs, burn, slap, diddle, cuff, short change, deceive, fenagle.

Swindle ingilizce tanımı, definition of Swindle

Swindle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cheat. To cheat defraud grossly, or with deliberate artifice. The act or process of swindling. As, to swindle a man out of his property.