Had a bad experience türkçesi Had a bad experience nedir

  • Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi.
  • Kötü deneyim geçirdi.

Had a bad experience ile ilgili cümleler

English: She has never had a bad experience.
Turkish: O hiç kötü bir deneyim yaşamadı.

Had a bad experience ingilizcede ne demek, Had a bad experience nerede nasıl kullanılır?

Had : Olmak. Dolandırmak. Almak. Kabul etmek. Yapmak. Elde etmek. Etmek. Zorunda olmak. Aldatmak. Have fiilinin ikinci hali.

A : En yüksek not. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. Argonun simgesi. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Pek iyi.

Bad : Berbat. Kötü. Aynasız. Sahte. Kem. Sert. Yetersiz çelgi. Çürük. Yıkım. Batak.

Experience : Geçmek. Tecrübe. Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı. Yaşamak. Deney. Başa gelen şey. Yaşantı. Karşılaşmak. Keder sıkıntı vb'ni çekmek. Çekmek.

Had a bad reputation : Tehlikeli biri olarak görüldü. Kötü itibara sahipti. Kötü biri olarak düşünüldü.

Had a chat : Biriyle kısaca sohbet etti. Lafladı. Kısa bir zaman için birlikte muhabbet ettiler.

Had a child : Hayata çocuk getirdi. Çocuk sahibi oldu. Çocuk doğurdu.

Had a bad time : Eğlenmedi. Kötü vakit geçirdi. Sıkıcı zaman geçirdi.

Had a cold : Soğuk aldı. Soğuk algınlığı geçirdi (solunum yollarında meydana gelen viral enfeksyon). Şifayı kaptı.