Had a cold türkçesi Had a cold nedir

  • Şifayı kaptı.
  • Soğuk aldı.
  • Soğuk algınlığı geçirdi (solunum yollarında meydana gelen viral enfeksyon).

Had a cold ile ilgili cümleler

English: Alice has had a cold since last Sunday.
Turkish: Alice, geçen Pazardan beri soğuk algınlığı geçiriyor.

English: I haven't had a cold since I was fifteen.
Turkish: On beş yaşından beri soğuk almadım.

English: Ali has had a cold since last weekend.
Turkish: Ali geçen haftadan beri üşüttü.

English: I had a cold three weeks ago.
Turkish: Üç hafta önce üşüttüm.

English: I have not had a cold lately.
Turkish: Son zamanlarda soğuk almadım.

Had a cold ingilizcede ne demek, Had a cold nerede nasıl kullanılır?

Had : Have fiilinin ikinci hali. Zorunda olmak. Elde etmek. Göz yummak. Aldatmak. Sahip olmak. Olmak. Kabul etmek. Etmek. Bulunmak.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Pek iyi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Herhangi bir. Bir.

Cold : Üşümüş. Soğukluk. Üşüme. İngin. Soğukkanlı. İtici. Duygusuz. Bürudet. Soğuk hava. Sakin.

Had a bad experience : Kötü deneyim geçirdi. Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi.

Had a bad reputation : Kötü biri olarak düşünüldü. Kötü itibara sahipti. Tehlikeli biri olarak görüldü.

 

Had a feeling : Kalbi ona öyle söyledi. İçine doğdu. Sezdi. Kalbine doğdu.

Had a chat : Lafladı. Biriyle kısaca sohbet etti. Kısa bir zaman için birlikte muhabbet ettiler.

Had a feast : İyi beslendi. Akşam yemeği verdi. Ziyafet verdi. Ziyafette yiyip içti. Kutladı. Ziyafet çekti.

Had a difficult birth : Zor bir doğum yaptı. Zahmetli bir doğum geçirdi. Problemli bir doğum yaptı.

Had a bad time : Kötü vakit geçirdi. Sıkıcı zaman geçirdi. Eğlenmedi.