Had a chat türkçesi Had a chat nedir

  • Kısa bir zaman için birlikte muhabbet ettiler.
  • Biriyle kısaca sohbet etti.
  • Lafladı.

Had a chat ile ilgili cümleler

English: We had a chat for a while.
Turkish: Biz bir süre sohbet ettik.

English: I had a chat with them.
Turkish: Onlarla sohbet ettim.

English: I had a chat with Ali.
Turkish: Ali ile sohbet ettim.

Had a chat ingilizcede ne demek, Had a chat nerede nasıl kullanılır?

Had : Aldatmak. Kabul etmek. Etmek. Almak. Bulunmak. Dolandırmak. Göz yummak. Olmak. Elde etmek. Have fiilinin ikinci hali.

A : Miktar belirtir. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. Amperin simgesi.

Chat : Hasbıhal etmek. Sohbet. Kandırmaya çalışmak. Muhabbet. Laf etmek. Chat yapmak. Hoşbeş etmek (argo terim). Muhabbet etmek. Sohbet etmek. Gevezelik etmek.

Had a bad experience : Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi. Kötü deneyim geçirdi.

Had a bad reputation : Kötü biri olarak düşünüldü. Kötü itibara sahipti. Tehlikeli biri olarak görüldü.

Had a child : Hayata çocuk getirdi. Çocuk doğurdu. Çocuk sahibi oldu.

Had a cold : Şifayı kaptı. Soğuk aldı. Soğuk algınlığı geçirdi (solunum yollarında meydana gelen viral enfeksyon).

Had a curettage : Gebeliğin başlarında kürtaj oldu. Kürtaj oldu.

Had a feast : Ziyafet verdi. Kutladı. Akşam yemeği verdi. İyi beslendi. Ziyafette yiyip içti. Ziyafet çekti.

Had a fit : Fenalık geçirdi. Çılgına döndü. Kontrolü kaybetti.